Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
22 Mart 2012 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Bunlar iş kazası değil ki, cinayet...
musakiroglu@mynet.com

Zaman zaman gazete haberlerinde okur, televizyonlardan izleriz. Bilmem nerde bir iş kazası olmuş… Şu kadar işçi ölmüş… Şu kadar da yaralı der bu haberlerde.

 

Bizim gazetemizde de çıkar bu tür haberler... Örneğin şöyle der; “Günpınarı Köyü’ndeki bir iş yerinde meydana gelen kazada Ahmet Bayrak adındaki işçi elini çalıştığı makineye kaptırması sonucu yaralandı. Yaralı işçi hastaneye kaldırıldı. Durumu iyi. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.”

 

Dikkat ederseniz iş yerinin adı geçmez haberlerde.

 

Eğer bir şekilde gazete kendi imkanlarıyla öğrenir de bu işyerinin adını haberde yazarsa var ya, yandı… İşyeri sahipleri açar davayı, mahkeme, duruşma, tazminat resmen süründürür gazeteyi.

 

Peki, yaralanan ya da ölen işçi ailesi ne yapar? Ne yaptığını ya da yapamadığını o kadar çok gördük, okuduk ki…

 

Bir de bu tür haberlerin sonunda “Kaza ile ilgili soruşturma sürüyor” diye bir cümle vardır. Bir şey yapılamadığına göre o cümle haber mahiyetinden çok, bir süs cümlesi gibidir sanki.

 

Ülkemizde iş kazası denen ve binlerce insanın ölümüne yol açan, yaralayan, sakat bırakan olay sayısı ne yazık ki artıyor.

 

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verilerine göre, 2012 yılı Ocak ayında 62, Şubat ayında 42, Mart ayında 28 işçi ölmüş iş kazalarında. Son 10 yılda ise toplam 10 bin 723 işçi olmak üzere, her yıl ortalama 1.072 işçimiz hayatını kaybetmiş.

Yine Bakanlık verilerine göre 2008'de 865 işçi iş kazaları sonucu hayatını kaybederken, 2010 yılında bu rakam 1.434'e ulaşmış. Görüldüğü gibi iki yılda nerdeyse iki katına yükselmiş…

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine göre Türkiye'de 'ölümle sonuçlanan iş kazası' oranları 100 binde 20.5  iken bu oran Norveç, İsveç, İsviçre ve Danimarka gibi ülkelerde 100 binde 2 civarında… ILO; Türkiye'de meydana gelen iş kazaları ve ölümlerde artış yaşanmasının oldukça dikkat çekici olduğuna vurgu yapıyor.

Peki, niye ülkemizde iş kazası çok? Niye insanlar canlarından oluyor, sakatlanıyor, hayatları kararıyor? Niye şantiyede kaldıkları çadırlarda cayır cayır yanıyorlar? Barajda patlayan kapakla birlikte sulara kapılıp gidiyorlar?

Bakın çok ilginç bir şey; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ellerindeki müfettiş sayısının 600 kişi olduğunu belirtmiş. Buna karşılık denetlenmesi gereken aktif işyeri sayısı ise 800 binmiş.

Bu da demek oluyor ki; bir müfettiş bir günde 5 işyerini denetleyecek… Ve bu denetlemeyi de yılda sadece bir kez yapabilecek…

 

Böylesine kontrolsüz, denetimsiz bırakılan iş yerlerinde iş güvenliği için ne kadar tedbir alınır?

 

Kaldı ki alınacak her tedbirin bir maliyeti olacak, kaç işveren bu maliyeti göze alır da sıkı-sağlam iş yeri güvenliği gerçekleştirir?

 

Bu ülkedeki yaşam, yıllardır boşluklar üzerinden ya da sadece birilerinin menfaatine hizmet etmek üzerinden sürdürülür.

 

Bunlardan biri de iş güvenliği alanındaki boşluktur.

 

İş güvenliğinin sağlanması için yasaya ihtiyaç vardır. Bu işin yasası bakanlık, işveren ve işçi kuruluşları ve uzmanların bir araya gelmesiyle, bütün ayrıntıları ele alınarak, hiçbir boşluğa meydan verilmeden bir an önce çıkarılmalıdır.

 

Yaşananlar iş kazası değil, cinayettir. Kaza sözcüğü yaşanan cinayetleri yumuşatmak için kullanılan uyduruk bir sözcüktür.

 

İnsan canı her şeyden değerlidir. Çünkü insan ‘eşref-i mahlukat’tır. ‘Yaratılmışların en şereflisi’ni korumak ise en başta onu idare edenlerin görevidir.

 

Aksi takdirde ‘eşref-i mahlukat’a karşı görevlerini yapmamanın yükü ve sorumluluğu altında kalırlar.

 

 

 

 



Bu Haber 2408 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI