Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
28 Mart 2012 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Muhteşem yalandan, muhteşem gerçeğe...
musakiroglu@mynet.com

Milletlerin tarihinde muhteşem zaferler, muhteşem dönemler hiç eksik olmamış… Tarihler ise daha çok bu muhteşemlikler döngüsünde yazılmıştır.

 

Tarihler özellikle böyle muhteşemlikler üzerinden yazılır, çünkü her milletin yeni nesillerine ‘şanlı’ bir tarih dersi vermeye ihtiyacı vardır.

 

Yeni nesiller böylelikle ‘şanlı’ tarihleri üzerinden geleceğe bakacak, buradan aldıkları ilham ve manevi güçle ileriye yürüyeceklerdir.

 

Eğer böyle olmayıp tarihsiz bir milletin, ya da sönük-zayıf tarihli bir milletin nesli olarak doğar büyürse ileriye doğru yürürken daha işin başında yürüyüşüne en az 1-0 yenik başlar 

 

Bu nedenle bir millet kendi tarihinde yeterli muhteşem zaferler ve dönemler bulamıyor, göremiyor ise ‘yalandan’ muhteşemlikler yaratıp durumu bununla idare etme yoluna gider. Yeni nesillerini bunlarla kandırmaya, avutmaya çalışır.

 

Yalanlarla tarih yazıp gençliğini bunlarla coşturmayı anlayışla karşılamasam da, anlayabilirim.

 

Ama anlayamadığım, hiçbir şekilde anlayış göstermediğim, tersine öfke duyduğum şey; tarihimizdeki muhteşem bir dönemin sarayda harem dairesi döngüsüne sokulup hapsedilmesi, böyle sunulmasıdır.

 

Televizyonda ‘Muhteşem Yüzyıl’ adıyla oynatılan diziden bahsediyorum.

 

Kanuni Sultan Süleyman; bizzat düşmanlarının kendisine verdiği unvanla “Muhteşem Süleyman’dır. Ve onun dönemi tarihimizde muhteşem bir dönemdir.

 

Hayatı sürekli seferlerde, savaşlarda geçen… Fetih üstüne fetihler yapan… 6 milyon kilometre karelik Osmanlı toprağını 15 milyon kilometre kareye çıkartan…

 

Son nefesini ise yine seferde, 73 yaşında çıktığı Zigetvar seferinde veren Kanuni Sultan Süleyman’ı Sarayın duvarları içinde Haremle-Hasoda arasına sıkıştıran yalancı-çarpıtıcı-ikiyüzlü anlayışa nasıl öfke duyulmaz?

 

Batı dünyasının tarih belleği bizim gibi değil, kuvvetlidir. Kim, ne zaman, nerde kendisine zarar verdi hiç unutmaz.

 

Geleceğe doğru ilerlerken aynı zamanda tarihteki bu zararın hesabını sormayı hiçbir surette kenara koymaz.

 

Adına Muhteşem Süleyman demek zorunda kaldıkları Sultan Süleyman’ı küçültmek, özellikle bugünkü torunlarının gözünde küçük düşürmek onlar için kutsal bir görevdir.

 

Nitekim de bugün bunu yapıyorlar. Adına Muhteşem Yüzyıl diyerek sözde büyük gösterdikleri bir dönemi ve o dönemin kahramanını öylesine küçültüyorlar ki…

 

Diziyi seyreden bazılarına maalesef; “Padişahlık buysa ben de yaparım, ne varmış ki?” dedirtmeyi başardılar.

 

Neyse ki imdada Fetih 1453 yetişti. Sultan Mehmet Han’ın, İstanbul’u fethedip “Fatih” olduğu zaferin filmi…

 

21 yaşındaki Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethetmek için ortaya koyduğu azim ve inancı bu zamana kadar olduğu gibi bundan sonraki nesillere de eşsiz bir örnek olarak sürecektir.

 

Nitekim Muhteşem Yüzyıl’la ortaya sürülen muhteşem yalanlar, Fetih 1453’ün muhteşem gerçekliği altında ezilmiş, yok edilmiştir.

 

Fetih 1453 bu zamana kadar gösterime giren filmler içinde gişe rekoru kırmış, izleyici sayısı 6 milyonu geçmiştir.

 

Bu film adına büyük bir başarıdır. Emeği geçen herkesi bütün içtenliğimle kutluyorum.

 

Ancak bir şeye dikkat çekmek istiyorum; bu filmi milletimizin bütün fertleri izlemeli. Devlet öncülük etmeli, organize etmeli okul okul, sınıf sınıf bütün öğrenciler… Mahalle mahalle, köy köy herkes grup yapılmalı, gruplar halinde bir şekilde sinemaya gelmeleri sağlanmalı… Muhteşem tarihimizin, bu muhteşem zaferini herkes seyretmelidir.

 

Yetmedi; film vizyondan kalktıktan sonra televizyonlarda her 29 Mayıs’ta yılda bir kez izlettirmeli… Çabuk unutan milletimizin hafızası sürekli taze tutulmalıdır.

 

 

 



Bu Haber 2373 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI