Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
2 Nisan 2012 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Milletini kaale alan devlet güçlüdür...
musakiroglu@mynet.com

Devlet kurmanın birinci şartı orta yerde bir milletin var olmasıdır. Millet olmadan devlet kurulamaz. Kurmaya kalkmak ise delilikle eşdeğer bir olay olarak değerlendirilir tabi olarak.

 

Devlet kurmanın, devlet olmanın birinci şart milletin varlığı ise, devlet olarak ayakta kalmanın birinci şartı nedir, peki?

 

Milletini kaale almaktır.

 

Yani, devleti idare edenlerin milleti ciddiye alması… Fikirlerine önem vermesi… Milletin yaşadığı, yaşamak istediği değerlere sahip çıkması… Millete hizmetin ibadet olduğuna inanmasıdır.

 

Böyle yapan, milletine karşı bu duygu ve düşüncelerle yaklaşan devlet idarecilerinin elindeki devlet güçlü devlettir.

 

Bunu tarihimizden bir örnekle anlatmak istiyorum:

 

8-10 yıl önce İstanbul’da Ayasofya’yı ziyaret ettikten sonra bitişiğindeki camide namaz kıldım.

 

Cami çıkışında duvardaki bir yazı dikkatimi çekti. Yazı, Fatih sultan Mehmet’in bir vasiyetnamesiydi. Fotoğrafını çektim, arşivimde saklıyorum.

 

Bakın ne diyor:

 

“Ben ki İstanbul Fatihi aciz kul Fatih Sultan Mehmet… Bizzatihi alın terimle kazandığım paramla satın aldığım Taşlık Mevkisinde bulunan 136 dükkanımı aşağıdaki şartlar çerçevesinde vakfeyledim.

 

Şöyle ki; bu dükkanlardan elde edilecek gelirlerle İstanbul’un her sokağına ikişer kişi tayin eyledim.

 

Bunlar ki ellerinde bir kap içerisinde kireç tozu ve kömür külü olduğu halde günün belirli saatlerinde bu sokakları gezsinler. Sokağa tükürenlerin tükürükleri üzerine bu tozu döksünler.

 

Ayrıca 10 cerrah, 10 tabip, 3’de yara sarıcı tayin edip görevlendirdim. Bunlar da ayın belirli günlerinde İstanbul’a çıkıp istisnasız bütün kapıları çalsınlar ve o evde hasta olup olmadığını sorsunlar. Var ise muayene etsinler, tedavilerini yapsınlar. Evde tedavileri mümkün değilse darülacezeye kaldırsınlar, orada tedaviye aldırsınlar.

 

Allah korusun, herhangi bir gıda maddesi buhranı da olabilir. Böyle bir hal karşısında bırakmış olduğum 100 silah, avcılara verilsin. Bunlar, av hayvanlarının yumurtada ve yavruda olmadığı dönemlerde avlansınlar. Avlanan bu hayvanlar gıdasız kalan hastalara verilsin, gıdasız bırakılmasınlar.”

 

Fatih Sultan Mehmet, döneminde Osmanlı Devleti hızla büyüyen ve güçlenen bir devlet olmuş… Büyük bir cihan imparatorluğuna dönüşmüştür.

 

Peki, nedir Fatih’i böylesine güçlü kılan, güçlü yapan şey? Milletini kaale almasıdır. Yukarıdaki vasiyette bunun örneğini çok net olarak görüyoruz.

 

O yıllarda Avrupa baştan sona vebadan, koleradan kırılıyorken Fatih, milletinin sağlığını sokaktaki tükürükten bile koruyan tedbirler aldırmış… Hastaların ayağına kadar gidip, sağlığına kavuşmaları için görevliler tayin etmiş...

 

Geçtiğimiz hafta annemi doktora götürdüm. Şeker hastası, gözlerinden birini kaybetti, diğeri de körleşmek üzere…

 

Doktor dedi ki;

 

“Teyzenin iki gözü de görmez olursa tedavisini evde yaptırırsınız. Böyle hastane, doktor taşıyıp zahmet çektirmeyin. Görevli doktor eve kadar gelip tedavisini yapar.”

 

Bir süredir, devletin görevlendirdiği doktorların eve kadar gidip hastaları evde tedavi ettiğini biliyordum.

 

Bunu bir de annem için doktordan duyduğumda, yukarıda yazdığım Fatih’in Vasiyeti geldi aklıma…

 

Bugün bizi idare edenlerin Fatih gibi idare ettiğini, milleti kaale aldıklarını düşündüm.

 

Dediğim gibi, milleti kaale alınıp idare edilen devletler güçlü devletlerdir.

 

Avrupalarda öyle ‘One Munite” azarı çekmek kolay değil elbette… Dünyanın güçlü odakları önünde başı dik yürümenin bir sebebi olmalı…

 

Bunun tek sebebi ise “Milletini kaale alan devlet olmak” tır…

 

 

 

 

 

 

 

 



Bu Haber 1913 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI