Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
23 Nisan 2012 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Doktorlara saldırıyı kınıyorum, tamam da...
musakiroglu@mynet.com

Saldırıyı, saldırının her çeşidini bütün nefretimle kınıyorum.

 

Kaldı ki sadece doktorlara değil kime yapılırsa yapılsın saldırmak denen eylem, eylemlerin en iğrencidir. En aşağılık insanların başvurduğu en adi yöntemdir.

 

Son zamanlarda genç bir doktora saldırılması ve öldürülmesi sağlık çalışanlarına karşı yapılan saldırıları öne çıkardı.

 

Üstüne üstlük bu olaydan iki gün sonra bir milletvekilinin doktora saldırması işi iyice sıcaklaştırdı.

 

Bir de şu garipliğe bakın; bu milletvekili sağlık çalışanlarına yönelik saldırılarla ilgili Meclis’te hazırlanan tasarıya imza atmış.

 

Bakın, aşağıda yazacaklarım hiçbir şekilde yanlış anlaşılmasın. Yukarıda da yazdım yapılan saldırıları şiddetle ve nefretle kınıyorum.

 

Ama konunun bir başka yüzü daha var. Bir de o yüzüne bakalım…

 

Soruyorum; Gaziantep’teki o genç, dedesinin doktoruna keyfi öyle istediği için mi saldırdı?

 

Ya da Meclis’te, sağlık çalışanlarına yönelik saldırılara karşı tasarının altına imza atan o milletvekili aklına estiği için mi o doktoru dövdü?

 

Kesinlikle değil…

 

Tahammül sınırlarını zorlayan durumlarla karşılaşmak… Hele de bir hasta yakınıysa ve duyguları son derece duyarlı haldeyse ve böylesi bir durumda tahammül sınırları zorlanıyorsa Allah sabırların en büyüğünü o anda o insana versin derim.

 

Ben bunu çok net bir şekilde yaşadığım için en iyi bilenlerdenim.

 

2008 yılında felçli-yatağa bağımlı hasta babam zatürreye yakalanmış, Samsun Göğüs Hastalıkları Hastanesi’nde teşhis ve ilk tedavisi yapılmıştı. Bir süre hastanede yatması gerektiği söylendi ve istersek Ünye Devlet Hastanesi’nde de yatırabileceğimiz belirtildi.

 

Ramazan ayıydı, Ünye’de olmak işimizi çok daha kolaylaştırır diye Ünye’ye naklimizi istedik.

Hastamızı aldık Ünye Devlet Hastanesi’ne geldik. Göğüs Hastalıkları Polikliniğinde sıraya girdik. Sıradaki bütün hastalar sıralarını tekerlekli sandalyede sızlanan babama verdi.

 

Sıranıza geçtik, içerideki hastanın çıkmasını beklemeye başladık. Hasta çıktı, ben kapıya vurdum, açtım. Babamın tekerlekli sandalyesini tuttum, tam kapıdan içeri girerken içerdeki Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doktor Bey; “Çıkın, dışarıda benim çağırmamı bekleyin” diye öyle bağırdı ki…

 

Ben, yarı açık bilinciyle babam, kapıda bekleyen herkes çok şaşırdık.

 

Ve aynı anda her tarafım gerildi, elime geçirdiğim yangın tüpüyle doktora saldırmak üzere kapıya yöneldim. Kapıdakiler beni tuttu.

 

O anda babamın yüzünü gördüm, çok korkmuştu.

 

Neyse ki; gerginliğim geçti, içimdeki saldırganlık ruhum yatıştı, kendime geldim.

 

Eğer saldırsaydım, doktora zarar verseydim bütün bir ömür bunun vicdan azabıyla yaşayacaktım. Yaradan’ıma şükürler olsun beni böyle bir kötülükten korudu.

 

Şimdi soruyorum: Peki ya saldırsaydım, o doktorun bu işte hiç mi payı olmayacaktı?

 

Sağlık Bakanı haklı olarak çıkıp ekranlarda sağlık çalışanlarına yapılan saldırıları protesto ediyor… Personeline sahip çıkıyor. Yasal düzenlemeler yapılacağını söylüyor.

 

İyi de Sn. Bakan; hasta ve hasta yakını cephesinden de bakıp sağlık çalışanlarına; “Hastanın ve hasta yakınlarının tahammül sınırlarını zorlayan, sabırlarını çatlatan durumlar yaratmayın. Aksi takdirde siz de doğacak suça ortak olursunuz” diyor mu?

 

Yasa yapılsın, saldırılar için cezanın en büyüğü konulsun, tamam.

 

Ancak sağlık çalışanları olmadık söz ve davranışlarla tahrik yaratmayı sürdürür, hastanın ya da hasta yakınlarının tahammül sınırlarını zorlarlarsa bu saldırıların önüne geçilemez.

 

Görün de, bakın…



Bu Haber 2897 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Başlık : dogru Tarih : 23 Nisan 2012 / Pazar Üye Adı :ahmet
hakikaten olaya birde gercek tarafindanda bakmak lazim korkmadan aciklamak gerekir hic bir kimse dururken ofkelenmez heralde biraz oz elestiri gerek
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI