Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
23 Mayıs 2012 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Uludere'de ormanın içine bakalım...
musakiroglu@mynet.com

Uludere’de yaşanan 34 kişinin öldüğü olay sonrası siyasi etkinliği yoğun olan çevrelerde bu işi ha bire kaşınıyor, gündemde tutuluyor.

 

Yazılıyor, çiziliyor, yorum üstüne yorum yapılıyor.

 

Bazen bulunduğum ortamlarda da şahit oluyorum. Bu olayın konuşulması, tepki ve hükümete öfke hiç eksik olmuyor.

 

Yaşanan olay katliamdan başka bir şey değil… Tamam, bunu böyle kabul ediyorum.

Bunu da o ortamlarda sık sık dile getiriyorum.

 

Ama ormana dışardan bakarsak sadece yeşil bir coğrafya görürüz.

 

Ya ormanın içi…

 

Uludere olayına karşıdan bakıldığında ormana karşıdan nasıl bakılırsa onun gibi görüntü verir.

 

Ya içi…

 

Olayın asıl nedeni ile ilgili olarak konuşmak, yorumda bulunmak için içini de biraz eşelemek, karıştırmak gerekmez mi?

 

Örneğin; merak ediyorum gerek hükümet gerekse olaya son derece tepkili çevreler, böylesine elini kolunu sallaya sallaya yapılan kaçakçılıkla ilgili olarak neden hiç konuşmazlar?

 

Kaçakçılık biliyoruz ki suç…

 

Peki, Uludere’de kaçakçılık suç değil mi?

 

Fırından ekmek almaya gidercesine rahat ve kendinden emin bu iş öyle nasıl yapılıyor?

 

Bir de bu, yaşanan olayla birlikte gün yüzüne çıkanı.

 

Acaba oradaki kaçakçılığın gerçek boyutu ne?

 

Bu nasıl ülke sınırı?

 

Teröristin, kaçakçının sınırda bu kadar rahat fink atması bir ülke için yüz karartıcı bir durum değil midir?

 

Sınırları koruyamadıktan, teröre, kaçakçıya engel olamadıktan sonra ülke güvenliği tartışılır hale gelmez mi?

 

Orada öldürülen 34 insan kaçakçılık sırasında öldürülmüştür.

 

Öldürülmeleri doğru mudur? Değildir.

 

Ama bu insanlar kamuoyunda yaratılan havanın aksine hepten de masum değildirler. Kaçakçılık suçu işlemişlerdir.

 

Bu, işin bir cephesi…

 

Bir diğer cephesine gelince; şu kesin olarak biliniyor ki; bu insanlar kaçakçılık yaptığı, kaçakçılık suçu işledikleri için öldürülmedi.

 

Ancak kaçakçılık yaptıkları bölge hassas, kanlı terör bölgesidir.

 

Sapla samanın her an birbirine karışması ihtimali yüksek bir bölge.

 

Nitekim de öyle olmuştur. O insanlar terörist sanılarak öldürülmüştür.

 

Bir de şunu özellikle vurgulamak istiyorum.

 

Başbakan olayla ilgili olarak diyor ki;

 

"Hata olabilir. Hatayı da açıkladık, özrü de açıkladık.”

 

Orada terörle mücadele içinde meydana gelen olayla ilgili olarak Başbakan devlet adına böylesine bir açıklamayı yapabiliyor.

 

Bir devletin, bir devlet ileri geleninin özür dilemesi, bu tür açıklama yapması öyle çok kolay değildir.

 

Ama yaptı, hala yeri geldiğinde tekrar ediyor Başbakan bu tür açıklamayı.

 

Peki, bölücü terör örgütü niye diyemiyor; “Bu 34 insanın ölümünde bizim de payımız var. Özür dileriz” diye.

 

Payları var, çünkü o bölgeyi terör bölgesi haline sokanlar onlar.

 

O insanlar, onların yol açtığı teröre kurban gittiler.

 

Ama olayı kendi bölücü emellerine alet edebilmek için nasıl gayret gösterdiler, hala da gösteriyorlar.

 

İşin bir cephesi daha var, en çirkin cephe…

 

Bu olayı istismar etmek… Sürekli kaşımak, gündemde tutmak…

 

Bunlar bu işi hükümete muhalefet olsun diye yapıyorlar, belli de…

 

Ucu nereye varıyor, kimlerin değirmenine su taşıdıklarını görmüyorlar mı?



Bu Haber 2839 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI