Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
27 Haziran 2012 Pazar
İSMAİL SARI
Kaybettiğimiz değerlerimiz

Maddi zenginlik peşinde koşarken ne kadar çok manevi değerimizi kaybetmişiz de farkında değiliz. Zamanla, ihtiyaç duyuldukça farkına varıyoruz ama ne yazık ki gidenler geriye gelmiyor.

 

Geçenlerde bir akşam, dolmuşa bindim eve gidiyorum. Dolmuşta oturacak yer yoktu, ayaktayım. Kapının hemen önündeki iki kişilik koltukta bir bayan, yanında 6-7 yaşlarında bir kız çocuğu ile oturuyor. Hafifçe kıpırdansa bir yaşlı, bir çocuklu, bir hamile, bir hasta insanımız yanına çöküverecek. Ama bu bayan, gerile gerile, köy ağası gibi çocuğu ile oturuyor. Zannetmeyiniz ki İsmail Hoca oturmak istemiş ama yer veren olmayınca kızmış; eline kalemini almış, veryansın ediyor. O bayan bana yer açsa zaten oturmazdım ama benim gibi ayakta olan bayanlar vardı. Onlardan birine yer açabilirdi; Hiç böyle KÜLTÜR yok. Tınmıyor. İki durak sonra bir bayan bindi dolmuşa ve o bayanın koltuğuna tutunarak ayakta durmaya çalışıyor ama biraz kilolu olduğu için zorla duruyor. Ve hayran olduğum kültürü ile o bayanı uyarmak için “Rahatsız olmayın, ben tutunuyorum”  diyor. Bu ifade, edepli ve kültürlü bir söyleyiş biçimi. “Az öteye git de ben de oturayım” veya “Çocuğunu kucağına al da oturayım” gibi, kabaca ifadeler kullanabilecekken “Rahatsız olmayın…” gibi son derece medenice bir ifade ile bayanı etkiledi ve oturdu.

 

***                      ***                   ***

 

“Bülbüle yavrusu anka görülürmüş.” Herkese çocuğu elbet ki en iyi, en kıymetli ve olduğundan daha fazla değerdedir. O bayanın çocuğu da, onun için yanındaki boş yere oturmağa herkesten daha çok layık görülebilir. Ve hak sahibi sayılabilir. Ancak, bir de toplumun tarihi değerleri var; edep ve ahlak anlayışı var, örf ve adetleri var. Yarın bir başka yolculuk esnasında aynı pozisyona, o kimseyi görmeyen, kendisinden başkasına hak tanıma düşünce ve kültürünün sahibi olamayan bayan, düşecektir. Ortak toplum değerleri yaşatılırsa, daha dengeli daha huzurlu ve birbirine karşı nezaketli davranışlarla kenetlenmiş güçlü bir toplum yapısı meydana gelir. Bizim tarihi toplum yapımızda bu güç vardır. Son yıllarda ne acıdır ki bu değerlerimizi hızla yitiriyoruz ve yeni nesillere aktaramamanın huzursuzluğunu birlikte yaşıyoruz.

 

***                      ***                   ***

 

Sonuç olarak diyorum ki, bu değerlerimiz aile ortamında öğretilmesi gereken sosyal, ahlaki kültürel değerlerimizdir. Hafife almadan çocuklarımıza aktarmalıyız. Büyüklerimiz bizlere aktarmışlar. Bizler de bizden sonraki nesillere aktarmayı bir görev bilme durumundayız. Aksi halde bizlere bırakılmış emanetlere ihanet etmiş oluruz.

 

Saygı, sevgi ve selamlarımla…

                                                                                                                                     

                                                                                                                                  

 



Bu Haber 2086 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI