1 Ekim 2009 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Bak şu işe... Paşabahçe duvarına takılan tabeladaki yazılar da yanlışmış...
musakiroglu@mynet.com

Birilerinin özellikle tarih üzerindeki olmadık yanlışları Ünye’de ard arda ortaya çıkmaya başlayınca, insanın gülmesi mi, ağlaması mı gerekiyor şaştık, şaşırdık doğrusu.

   Gazetemizin Onursal Genel Yayın Yönetmeni - Köşe Yazarımız - Araştırmacı Yazar Yaşar Karaduman yaptığı araştırma, inceleme ve görüşmelerle, daha önce Ünye’deki iki önemli tarihi yanlışı ortaya koymuş, bunların düzeltilmesini istemişti.

Karaduman öncelikle, Cumhuriyet Meydanı’nda Kanije Komutanı Tiryaki Hasan Paşa’ya ait olduğu iddia edilen mezarla ilgili olarak yaptığı araştırmasında;

*Kanije Kahramanı Tiryak Hasan Paşa’nın, Ünyeli Osmanlı komutanlarından Tiryaki Hasan Paşa ile karıştırıldığını ortaya çıkardı.

*Ayrıca, Meydan’daki mevcut mezarın, bu Ünyeli Tiryaki Hasan Paşa’ya da ait olmadığını, Ünyeli Paşa’nın mezarının geçmişteki Meydan düzenlemesi sırasında yerinden sökülüp kaldırıldığını, mezar taşının da Osmanağa Camisi’nin avlusunda bulunduğunu belgeledi.

Bu bilgileri uzun zaman yetkililere anlatma mücadelesi veren Yaşar Karaduman’ın, verdiği bilgilerin doğruluğu üzerinde oluşan kanaat sonunda, Meydan’da bu ara yeniden düzenlenen mezarın kitabesi boş bırakıldı, ad yazılmadı.

Yaşar Ağabeyimizin araştırdığı ikinci bir tarih yanlışı ise; Ünyeli Şeyh Yunus Emre ile Tasavvufçu Halk Ozanımız Yunus Emre’nin karıştırılması. Bununla ilgili bir dörtlükte yer alan “Oney” sözcüğünün, sonradan o şiire eklendiğini belirten Karaduman, Ünyelilerin şimdilik çok hassas olduğu bu konuda biraz daha zamana ihtiyaç olduğunu söyleyerek; “Sonradan ilave bir sözcükle Ünye’nin omuzlarına yüklenen bu uydurma ve yalandan, günü gelince mutlaka kurtulunacağını” belirtiyor.

Yaşar Karaduman Ağabeyimiz bu ara, üçüncü bir yanlışı daha ortaya çıkardı. Tarihi Paşabahçe Surları’nın duvarına takılan “Tanıtıcı bilgi tabelası”ndaki bilgilerin, üstten aşağı tamamen yanlışlarla dolu olduğunu belgeleyen Karaduman, konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamasında işin doğrusunun ne olduğunu gözler önüne serdi. Şimdi ise, ilgililerden buradaki bu yanlış bilgilerin düzeltilmesini talep ediyor.

Enteresan bir şey… Ünye’de sanki birileri inadına yanlış tarih bilgileri servis ediyor. Görüldüğü kadarıyla, Ünye’de böyle yanlış bilgileri doğruymuşçasına ortaya sürüp, bir yerlere astırmak kolay… Ama, günü gelip işin doğrusu ortaya çıkarılınca değiştirmek maalesef çok zor.

Artık özellikle mülki idarenin ve belediyenin bu konularda hassas olması gerekiyor. Böyle birilerinin uydurması bilgilerden değil de araştırmalardan ortaya çıkan bilgilerden hareket edilmesinin önemi, şu üç örnekle kendini iyice gösteriyor.

 

Armutkurusu’na verilen söz,  Sn. Valimizin nezdinde verilen sözdür…

Bizim geçmişte bir Başpehlivanımız olmuştu. Ünye’de hemen herkesin tanıdığı Durmuş Sağlam, yani namı diğer Armutkurusu bundan yaklaşık yarım asır önce ata sporumuz güreşte esmiş, gürlemiş Başpehlivan olmuştu. Ancak, bugün geçinmek için 80 yaşında hamallık yapmak zorunda bıraktığımız “vefasızlık” örneğimizdir Armutkurusu Amcamız.

Tabakhane Deresi kenarında samanlık görünümlü evinde sele, afete karşı çaresizlik içinde yaşattığımız Armutkurusu Amcamızın, 4 ay önce bu içler acısı halinin haberini yapmıştık.

Haber üzerine Sn. Valimiz olayla bizzat ilgilenmiş, eşleri Hanımefendi’yle birlikte bir heyeti Armutkurusu’nu ziyarete göndermişti. Ziyarette, Armutkurusu ile ilgilenileceği, sorunlarına çözüm getirileceği söylenmişti. Ancak bu güne kadar bir gelişme olmadı. Başpehlivan Armutkurusu sanki kırılmış biraz. Ama, ilgi ve desteği hala umutla bekliyor.

Armutkurusu Amcamıza, biz de şöyle dedik.  “Sıkma canını, verilen söz,  Sn. Valimizin nezdinde verilen bir sözdür… Mutlaka yerine getirilecektir.”



Bu Haber 268 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI