Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
3 Ağustos 2012 Pazar
HAKAN KORKMAZ
Çok yoruluyor! Çok...
hakankokmazunye@hotmail.com

Birçok lokanta, kır bahçesi, otel ve mahallelerde toplu iftar yemekleri, artık günümüzün vazgeçilmezleri olarak hayatımızda yerini buldu.

 

Bir akşam bakıyoruz resmi bir kurum.

Bir akşam belediye ya da özel iftar yemekleri karşımıza çıkıyor.

Kiminde, şimdilerde benim de doğru bulduğum mahalle iftarları, köylerde toplu olarak yenilen yemekler, toplumda kaynaştırıcı etkisi nedeniyle ilgi çekiyor.

 

Ancak;

Her iftar yemeği ardından gördüğüm ve israf olarak eleştirdiğim, yenmeyen birçok yemeğin, ekmeğin çöpe gidiyor olması.

Yazık değil mi?

 

Masalar, açlığın verdiği içtenlikle dolu ama, daha dokunulmadan çöpe giden yiyecekler üzüyor.

 

Önceki akşam katıldığım iftar yemeğinde masanın yarısının çöpe gidiyor olması manidar.

Bu atılanlarla kaç aile iftar yapar bilinmez.

 

Bu mu Müslümanlık sizce?

 

Bu mu açlıktan ölen binlerce insanı düşününce adalet sizce?

 

Lütfen iftar yemeklerinde aşırıya kaçmayalım.

Sevap işlemeye çalışırken günaha girmeyelim.

Bildiğimiz, ihtiyaç sahibi kişilere sessiz sedasız yardımlar yapalım. Bunu reklam malzemesi olarak kullanmayalım.

Ramazan paketi verip, boy boy resimler ile bunu tescil etmeyelim.

Sofralarımızdan yaşlı ve ihtiyaç sahibi komşularımızı eksik etmeyelim.

 

Ama;

Asla yemekleri israf etmeyelim!

 

…………………………………………………………

 

Sizin hiç başınıza gelmedi mi?

 

Geçen gün rastladım.

Bir devlet dairesinde çalışan memurlar mahkeme duvarı gibi!

Soru soracak kişinin yüzüne bile bakmıyor.

Asık bir surat!

 

Soracağınızı da sormaktan vazgeçiriyor.

Sanırsınız ki tüm dairenin işi onda…

Önünde bir bilgisayar, ne yaptığı belli değil, kendince çok işi var.

Adama göre muamele…

 

Bu devirde böylesi de var mı dedirtiyor.

Hatta memurun biri arşivden çıkaracağı bir evrak için,”benim işim değil” diyor.

Arşive vatandaş girip arayacak sanki!

Niye?

Sözleşmeli değil diye?

Çok yoruluyor. Çok…

 

Konu dairenin müdürü ile alakalı, personeli gezmiyor!

Bu nedenle gün geçmiyor ki nahoş bir hadise yaşanmasın.

 

İlginçtir!

O kişiler bir başka kuruma gittiğinde kendisine yapılanı da eleştirmesini biliyor.

 

Eskiden “bugün git yarın gel” vardı.

Şimdilerde, iş yoğunluğu bahanesiyle, iş beğenmeyenler koltuğunu dolduruyor.

 

Hele karşısına nüfuzu olmayan biri geldi ise!

Konusunu bilmiyor ve memurun eline geçti ise vay haline!

 

Dialog başlıyor.

   --  Dayı, ibanını verir misin?

   --  Ne?Ne verecem! Anlamadım da!(Mahcup bir ses ile)

   --  Offf!

Vatandaşa ayıp oluyor.

 

Bu eleştirimle görevini en iyi şekilde yapmaya çalışan devlet memurlarımızı da tenzih ediyorum.

Lütfen alınmasınlar.

 

Güler yüzlü, vatandaşa bilgi veren, işini kısa yoldan çözen, iş bitirenlere selam olsun.

Ama ne olur birazcık yüzler gülsün.

Çok şey mi istiyoruz sanki?

 

İyiye de örnek verelim.

Her ziyaretimde yanından misafirleri, hastaları eksik olmayan, güler yüzlü, cana yakın, işten kaçmayan, sorumlu insan Başhekimimiz Hüseyin Yalçın KARABACAK’ ı da sevecen tavırlarından ötürü kutluyorum.

Hastane’yi sevdiriyor.

Yeni hastane ve makamına bir an önce kavuşmasını diliyorum



Bu Haber 1726 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI