Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
9 Ağustos 2012 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Önemli olan yağışın çokluğu değil...
musakiroglu@mynet.com

Salı akşamı iftara bir saat kala, bardaktan boşanırcasına sözü az kalır, sanki kazandan boşanırcasına yağmur başladı.

 

Berberdeydim, işim bitti. Dışarı çıkmam imkansız, orada verilen bir şemsiye ile 20 metre uzaktaki gazete bürosuna zar-zor geçtim.

 

Gökten boşalan su yerde yürümez ediyordu insanı. Ayakkabılarım suyla doldu, dizimden aşağısı ıslandı.

 

Büroya geldim, büronun olduğu pasaj koridorunda esnaflar ‘sel mi olacak endişesindeler.  Endişe ediyorlar, çünkü 2006’daki selde pasajı su basmıştı.

 

10-15 dakika bütün şiddetiyle devam eden sağanak biraz durur gibi oldu.

 

Ben de atladım bir koşu Kaledere İlkokulu’nun karşısındaki otoparka gittim, arabayı aldım. Önce Ortayılmazlar Mahallesi’ndeki eve, sonra da bu ara kaldığım Orta Saraçlı’daki eve geçmek üzere yola çıktım.

 

Büyükcami’nin yanına geldiğimde yağmur yine arttı, hatta az öncekinden çok daha fazla yağmaya başladı.

 

Yağmurun altında kaybolmuş cadde üzerinde, hatta kaldırımları bile yutmuş su içinde ezbere gitmeye başladım. 

 

Bütün korkum suların yolda çöküntüye yol açması, arabanın da çöken yere düşmesiydi.

 

Devam ettim Cumhuriyet Meydanı’na… Aman yarabbi Kadılar Yokuşu’na çıkan hamam aralığından, Hacı Emin Caddesi’nden ve Saray Caddesi’nden Meydan’a sanki koca koca nehirler akıyordu.

 

Gerek caddelerin gerekse Meydan’ın bu halini gördüğümde; kesin işyerlerini su basar, sel şehre büyük zarar verir diye düşündüm.

 

Sonra devam ettim, ana yola-asfalta çıktım. Asfaltta değil de nehir içinde suyu yara yara gidiyordu sanki araçlar.

 

Sonra Yalı’dan Ortayılmazlar’a döndüm. Döndüm dönmesine de yukarıdan aşağı yollardan sular öyle kopmuş geliyordu ki… Bir an tedirginlik duydum, “Arabayı sürükler mi acaba?” diye düşündüm.

 

Sonra döndüm asfalta inmedim, mahalle aralarından Çınarlık Mahallesi’ne, oradan da Orta Saraçlı’ya çıktım.

 

Çıkmasına çıktım da aklım şehirde kaldı, “Ne oldu acaba sular iyice yükseldi de işyerlerini bastı mı?” endişesiyle sık sık, dükkan sahibi bazı arkadaşlarımı aradım.

 

Çok şükür ki ufak tefek baskınların dışında çok önemli bir zarar görmeden afeti atlattık.

 

Yalnız şunu belirteyim, son yıllardaki tedbirler alınmamış olsaydı, şehir merkezi ‘duman’ olmuştu.

 

Akşam evde bilgisayarı açtım, msn’den bir arkadaşla görüşecektim. O ara msn’min açık olduğunu gören Almanya Köln’den bir arkadaşımla yazıştık.

 

Ona Ünye’deki aşırı yağıştan, cadde ve sokaklarda gördüklerimden bahsettim. Neyse ki; işyerlerini, dükkanları sular basmadan atlattığımızı söyledim.

 

Arkadaşım; zaman zaman aşırı yağışların Köln’de de böylesi sıkıntılara yol açtığını, ancak öyle çok yükselip zarar vermeden suyun gerek toprak altındaki menfezlerden gerekse yerüstündeki yüzey akarlarından akıp gittiğini söyledi.

 

Arkadaşım mühendis, mühendis mantığı ile “Önemli olan yağışın çokluğu değil, yağan suyun yeraltı ve yerüstü akarlarından tahliyesi” dedi.

 

Suyun yeraltı akarlarıyla neyi anlatmak istediğini anlamıştım da yerüstü akarı ile neyi anlatmak istediğini anlayamamıştım.

 

Sordum kendisine…

 

Şehir içinde yaya ve araç trafiğine sıkıntı yaratmadan, günlük şehir hayatıyla uyumlu, şehir estetiğini bozan değil tamamlayan su akarlarından bahsetti.

 

O anda Ünye’de son yıllarda cadde ve sokak döşemeleri sırasında daha çok kıyılara kaldırım kenarlarına döşenen su akarları geldi gözümün önüne.

 

Ben onları ilk gördüğümden bu yana pek de paysımamış, süs gibi düşünmüştüm. Meğer yer üstü su akarı görevi yapıyorlarmış.

 

Yine arkadaşım anlattı; yerüstü su akarlarının gelişigüzel değil de cadde ve sokakların büyüklüğüne ve yağış yönüne göre uygun ebatlarda yerleştirilmesi… Ayrıca mutlaka belirli bir eğime göre akış verilmesi gerekiyormuş.

 

Çarşamba günü şehir içine indiğimde caddelerdeki su akarlarına baktım.

 

Ne kadar yeterli ebattalar, ne kadar müsait eğimleri var, kendi ölçülerim çerçevesinde değerlendirdim.

 

Şöyle ya da böyle suların tahliyesinde bir görev yapıyorlar doğru…

 

Ancak ebatlarının ve özellikle de eğimlerinin gözden geçirilmesi gerekiyor gibi geldi bana…

 



Bu Haber 1952 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI