Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
9 Ağustos 2012 Pazar
MİSAFİR KALEM
Cihan TOPALOĞLU/Ailelere Düşen Görev
cihantopaloglu@gmail.com

Üniversite tercih döneminde veliler de en az tercih yapacak öğrenciler kadar kaygılanırlar ve endişe duyarlar. Çünkü çocuklarının tercihi anne-baba içinde oldukça önem arz etmektedir. Doğduğu günden bu yana birlikte sürdürülen hayatta ilk ayrılığın yaşanacağı bu döneme girilirken anne-babalar çocuklarına karşı anlayışlı davranmalıdır. Öğrencilerin yaşadığı kaygı anne-babaların yaşadığı kaygının çok üstündedir. Yıllarca verdiği emeğin karşılığını almak istemelerinin yanında anne-babalarına karşı da mahcup duruma düşme korkusu gerginliklerini üst düzeye taşımaktadır. Sınav süreci içinde yaşadıkları kazanamama kaygısı yerini tercih stresine bırakmıştır. Bu koşullar altında anne-babalar, çocuklarını yaşıtlarıyla karşılaştırıp eleştirmek yerine doğru tercihte bulunmalarını sağlamaya çalışmalıdır. Aynı zamanda çocuklarına karşı duyduğu sevginin tercih sonuçlarıyla değişmeyeceğini çocuklarına hissettirmelidirler. Zaten yeterince stres içinde bulunan çocuklar bir de anne-babaların olumsuz tutumuyla karşılaşırsa kaygı düzeyleri yukarı çıkar, istenmeyen tartışmalar ve mutsuzluklar yaşanabilir. Anne-baba için dünyadaki en önemli şey çocuklarıdır; çocuklar içinde anne-babalarıdır. Bu anlamda telafisi olan durumlar için yapılan anlamsız tartışmalar, kızgınlıklar, kırgınlıklar hatta uzun süren mutsuzluklar yaratabilir. Bunun için anne-baba olarak çocuklarımızı başarı düzeylerine göre ya da arkadaşları arasındaki sıralamasına göre değil çocuğumuz olduğu için sevdiğimizi ve bizim için çok değerli olduklarını hissettirmeliyiz. Sadece çocuğumuzu okula göndermek, dershaneye göndermek ve maddi imkanlar sağlamak onları sevdiğimizi göstermez. Bunun için ilk olarak aldıkları kararları direk eleştirmek yerine önce çocuklarımızı dinlemeliyiz eğer yanlış olduğunu düşündüğümüz durum varsa, çocuğumuzu karşımıza alıp güzel bir şekilde anlatmalıyız. Aldığı kararın olumlu ve olumsuz yönlerini anlatıp karar sürecinde rol almalıyız. Yani ne çocuğumuz adına karar almalıyız ne de çocuğumuzun ileride mutsuz olacağı bir kararı almasına izin vermeliyiz. Çocuğumuzun mutlu olmasını istiyorsak ilk yapacağımız şey çocuğumuzun yanında yer aldığımızı ona hissettirmeliyiz. Eğer çocuğumuzun yanında değil de karşısında yer alırsak alınacak kararlar sağlıklı olmaz. Düşünüp taşınmadan, başkalarının yönlendirmeleriyle ve yeterli araştırma yapılmadan alınan kararların sonunda yaşanacak mutsuzluklar çocuklarımızı dolayısıyla anne-babaları da etkileyecektir. Hiçbir anne-baba çocuklarının başarısızlığını ve mutsuzluğunu istemez. Ancak bazen yanlış tepkiler yüzünden yaşanabilecek mutsuzluklara istemeden de olsa sebep olunabiliyor. Böyle bir durum yaratmamak için çocuklarımızı dinlemeliyiz ve ne istediklerini bilip ona göre bir tavır takınmalıyız.

Bütün bunların sağlanması için çocuklarımıza karşı tavırlarımız, elde ettikleri başarı ya da başarısızlıkla belirlenmemelidir. Çocuklarımızı hayatımızdaki en önemli varlıklar oldukları için sevmeliyiz. Ne olursa olsun bizim için değerli olduklarını onlara hissettirmeliyiz.

 



Bu Haber 1209 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI