Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
16 Ağustos 2012 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Bu kafayla mı?
musakiroglu@mynet.com

2009 yılında uygulamaya sokulan yeni fındık stratejisi, üç yıl üst üste 500 bin tonu geçmeyen rekolte ve alan bazlı desteklerle ‘yumuşak’ atlatıldı.

 

Ancak bu sene durum vahim…

 

Geçtiğimiz yıl 7.5 TL’ye kadar tırmanan fındık fiyatları yılbaşında TMO’nun piyasaya mal sürmesi, ardından da yeni ürünün çok olacağı öngörüsüyle tepetaklak oldu.

 

Yeni ürünün yavaş yavaş piyasaya sürüldüğü şu günlerde fındık fiyatı 3.5 ile 4 TL arasında…

 

Yalnız burada bir şeye dikkat çekmek istiyorum, yanılmıyorsam 2005 yılıydı, fındık yine böyle 7.5 TL’ye kadar çıkmıştı.

 

Nasıl olduysa fiyat birden alaşağı oldu, yine böyle 3.5, 4 TL’lere düştü.

 

Acaba bu bir tesadüf mü?

 

Yoksa fındık fiyatlarının yükselmesinden korkan, ya da şöyle ifade edeyim; fındık fiyatının yükselmesi kendileri için zarar demek olan birileri devreye giriyor, piyasayı bozuyor mu?

 

Eğer böyleyse iki seferinde de başarılı oldular, fındığı ve fındık üreticisini yaktılar.

 

Üretici ne yapabilir? Bu gibi durumlarda kendisini nasıl koruyabilir?

 

Hemen söyleyeyim “Bu kafayla çok zor…”

 

Zaten ‘karşı tarafta’ bunu bildiği için istediği oyunu istediği zaman uyguluyor.

 

‘Bu kafa’ ne peki, üreticinin kafasında ne var da bu iş zor?

 

Keşke üreticinin kafasında bir şey olsa…

 

Ben ‘bu kafa’ derken ‘boş’ olan kafadan bahsediyorum.

 

Niye boş, ya da ‘boş kafa’ bu iddiası ne kadar doğru?

 

Fındık üreticisi üretimin hiçbir devresinde olması gerektiği gibi, bilinçli hareket etmiyor.

 

Bunun sebebi ne olabilir?

 

Kafada yeteri kadar bilgi, bilinç olsa böyle davranır mı?

 

En basit örnekle alıp toprağını götürüp tahlil ettirmiyor.

 

Halbuki bu kadarcık zahmete katlansa da toprağını tahlil ettirse…

 

Bahçesinin bakımını ona göre yapacak… Gübresini, ilacını ona göre uygulayacak… Verimini artıracak… Ürününü kalitelendirecek…

 

Ama ne arasın…

 

Ünye Ziraat Odası taşıdığı duyarlılık ve sorumluluk gereği oda binası içinde toprak tahlil laboratuarı kurdu.

 

Tahlil fiyatını da çevreye göre son derece düşük tutuyor.

 

Ayrıca Ziraat Odası Başkanı İsmail Şirin, her durumda açıklama yapıyor… Milleti tahlil yapmaya davet ediyor…

 

Ama nafile…

 

Ben, görüp konuştuğum hemen her üreticiye; toprağını tahlil ettirip, ettirmediğini soruyorum.

 

Bu zamana kadar tek bir üreticiye rastlamadım toprağını tahlil ettiren.

 

Hiç unutmam toprak tahlili için ta Samsun’a gidiyor, toprağı teslim ediyor… Sonra bir kez daha gidiyor, sonucunu alıyorduk.

 

O yıllarda bu zahmet ve masrafa katlanılırken bu güne bak…

 

Tahlil imkanı ayağa gelmiş, su fiyatına tahlil yapılıyor, ama üreticinin umurunda değil.

 

Toprak tahlilinde böyle…

 

Ya diğer işlerde…

 

Bahçalamada, budamada, kazmada, gübrelemede, ilaçlamada, toplamada, harmanlamada, depolayıp saklamada, pazarlamada…Akla ne gelirse, hangi işi söylersek o işte bir eksiklik, yanlışlık…

 

Yukarıda; “Üretici ne yapabilir? Bu gibi durumlarda kendisini nasıl koruyabilir?” sorularını sorarken, cevap olarak;  kendi arasında örgütlenmeli, işbirliği, güçbirliği yapmalı diyecek, bu işin nasıl olması gerektiği ile ilgili düşüncemi ifade edecektim.

 

Ama yazmadım.

 

Niye?

 

Bu üretici mi örgütlenecek?

 

Bana sorarsanız ‘İMKANSIZ”…

 

İşte bu yüzden yazmadım.

 

 

 

 



Bu Haber 2202 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI