Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
18 Ekim 2012 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Ne yoksulu, hangi yoksul?
musakiroglu@mynet.com

Yoksul kimdir, kime denir?

 

Yoksul olmanın ölçüsü nedir?

 

Bir de ‘fakir’ denilenler var.

 

Fakirlik demek yoksulluk mu demektir?

 

Ayrıca ‘muhtaç’lar var.

 

Bu muhtaçlar kimlerdir ya da kimlere muhtaç denir?

 

Teknikerler Birliği Başkanı Musa Kıranlı’nın yayınladığı mesajdan 17 Ekim’in Dünya Yoksullukla Mücadele Günü olduğunu öğrenince kafamda bu sorular canlandı.

 

Diyanet İşleri Başkanlığı olsun, ayrıca bir sürü hayır ve yardım kuruluşu olsun yaklaşan Kurban Bayramı öncesi vekaletle kurban kesimi için çağrı üstüne çağrı yayınlıyorlar.

 

Çağrılar sonucu kurbanlarını fakir, yoksul, muhtaç (hangisiyle anlatırsanız anlatın) açlık sıkıntısı çeken Müslüman ülke insanlarına göndermek isteyenler veriyor parasını, vekaletle kurbanlarını buralarda kestiriyorlar.

 

“Komşusu açken tok yatmak bizden değildir” diyen bir peygamberin ümmetiysek…

 

Ayrıca “Müslüman, Müslüman’ın kardeşidir”, diyorsak böyle yapmamız gerek.

 

Ancak komşusu açken tok yatana göre…

 

Ya da; “Bir Müslüman’ın yardım yapacaksa önce hısım akrabasından sonra yakın komşularından başlaması gerekir” ilkesine göre dünyanın bilmem neresindeki Müslüman’a yardım göndermek bir sıkıntı yaratır mı?

 

Sevap mı kazanırız?

 

Yoksa dinimizin bir ilkesini ihlal ettiğimiz için günah mı işlemiş oluruz?

 

Geçen sene eşim ve ben kurbanımızı Pakistan’da sel felaketi yaşayan afetzede din kardeşlerimize göndermek istedik.

 

Hatta ortak kurban kestiğimiz abimler de bizim gibi düşünüyordu.

 

Tam göndermeyi kararlaştırmıştık ki annem;

 

“Olmaz, yıllardır bu evde kurban kesilip konu komşuya dağıtılıyor. İnsanlar kurban payı bekler, vermezsek günaha gireriz” diyerek bu düşüncemize karşı çıktı.

 

Gittim sordum, danıştım… Annemi haklı bulan da oldu, bulmayan da…

 

İşin doğrusunu anlayıp kavrayamadan Kurban geldi, kestik… Annemin dediği gibi konu komşuya dağıttık.

 

Sonra konuyu bir yıldır araştırmaya, sorup soruşturmaya devam ettim.

 

Hatta Diyanet İşleri Başkanlığı’na da sordum;

 

 “Eğer hısım akrabanızda, yakın komşularınızda yoksul, muhtaç insanlar varsa her türlü yardıma onlardan başlarsanız doğru yaparsınız” sonucunu çıkardım.

 

Bu sonucu çıkardım da cümle içindeki bir durumu bir türlü çözemiyorum;

 

Hısım, akraba arasında ya da yakın komşumuzdaki yoksullar ya da muhtaçlar kimler?

 

Yoksulluğun ve muhtaç olmanın sınırını bilemeyince, bu iş çok zor…

 

Yardımcı olurlar diye çevremde bazı insanlara soruyorum;

 

Onlar da çoğunlukla; “Ne yoksulu, hangi yoksul? Devlet yoksul mu bıraktı? Paraysa para, yardımsa yardım ha bire dağıtıyor” diyor, sorumun cevabını havada bırakıyorlar.

 

Velhasıl yoksullukla ilgili benim kafamdaki sap-saman hala karışık.

 

Bu nedenle Kurbanı bu yıl da Orta Saraçlı’daki baba evinde kesip dağıtmaya devam edeceğiz.

 

 

 



Bu Haber 1788 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Başlık : Teşekkür Tarih : 18 Ekim 2012 / Pazar Üye Adı :Musa KIRANLI
Sayın Musa Bey; size sonuna kadar hak veriyorum. Evet aynı konuları konuşuyoruz arkadaşlarla, ya Müslüman ülkelerin başında ve liderliğinde geliyoruz. Evet Dininmize göre komşusu aç iken, tok yatan bizden değildir. Evet sayın abiciğim bu ülkemin insanlarından bişey anlamakta zorlanıyorum. Gösteriş başka bişey demiyorum. Evet bende yıllardır sizin gibi yapıyorum bu senede allah izin verirse aynen yapacağım. Kurbanınmı evimin önünde kesecek toprağıoma evimin bahçesinde kanı akıtacağım ve komşularıma dağatacağım. Sizlerde görüyorsunuzdur. Kurban bayramı sonrası et çekimi yapılan kasapları ne kadar yoğun oluyolar, Sayın Musa abiciğim sizde bizde bildiğimiz yoldan doğrudan ayrılmayalım şimdiden allah kurbanlarımızı kabul eder inşallah. Teşekkürler
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI