Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
10 Kasım 2012 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Devlet fındıkta 'ekonomik aklını' doğru kullanmalı
musakiroglu@mynet.com

Karadeniz İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Dursun Oğuz Gürsoy; fındık ihracatında artış olmasına rağmen döviz girdisinde azalma olduğunu belirtmiş.

 

Eylül ve Ekim ayı içerisinde yapılan ihracat rakamlarını değerlendiren Gürsoy;

 

“2012/2013 ihraç sezonunun ilk iki ayında 72.305 ton/iç fındık ihraç edildi. Bunun karşılığında da 402.965.824 $ döviz girdisi gerçekleşti.

 

Geçen sezon aynı dönemde 55.563 ton iç fındık ihraç edilmiş, 424.572.207 $ döviz girdisi olmuştu.” diyerek, rakamlarla olayı ifade etmiş.

 

Bakıldığında geçen sezona göre bu sezon fındık ihracatımızda miktar olarak % 30 artış olmuş.

 

Geçen sene fındık, kentali 770 Dolardan satılmıştı.

 

Bu seneki ihraç rakamı ise 531 kental Dolar oldu.

 

Bu sene satılan 72.305 ton fındık geçen seneki 770 kental dolardan ihraç edilseydi. 556.748.505 Dolar döviz girdisi olacaktı.

 

Demek ki geçen seneye göre 153.782.681 Dolar kaybımız olmuş. Bu da satılan fındık miktarı üzerinden % 40’lara yakın döviz kaybı demektir.

 

Bu niye oldu? Daha ilk iki ay içinde böylesine bir kayıp niye yaşandı?

 

Bazıları bunu arz-talep ilişkisi üzerinden açıklayacak… İşine geldiği gibi işin içinden sıyrılmaya çalışacaktır.

 

Ama hiçte öyle değildir.

 

Her devletin ‘ekonomik aklı’ vardır, olmalıdır.

 

Devletler ekonomik akıllarının fazlalığı ile zengin, azlığı ile fakir olurlar.

 

Eğer bu devletin ‘fındık’ kadar ekonomik aklı varsa fındığını değerlendirir, bundan azamı döviz girdisi elde eder.

 

Dünyadaki fındığın % 75’ini bu ülke tek başına üretiyor.

 

Bu demektir?

 

Fındıkta tek başına söz sahibi olmak, tekel olmak demektir.

 

Dünyanın yıllık fındık talebi belli… Yaklaşık 400-450 bin ton…

 

Hadi bunun 100 bin tonunu fındık yetiştiren diğer ülkeler karşılasın.

 

Peki, 350 bin tonu nerden karşılanacak?

 

Yer, yemez Türkiye’den…

 

Biz fındıktaki hesabımızı bu miktar üzerinden yapacak ekonomik akla sahip bir devlet değil miyiz ki, geçen seneden bu yana iki ayda fındık ihracatından % 40 zarar ediyoruz?

 

Devlet bizzat devrede olsa, ihracat miktarı fındık fazlasını kendisi alıp stoklasa…

 

Hiçbir surette piyasaya arz etmese…

 

350 bin ton fındığı dışarıya azami fiyattan satar mı, satmaz mı?

 

Satar…

 

Geçen yıl satmıştı.

 

Önceki yıllarda da bunun çok örneği görülmüştür.

 

Geriye elinde ne kaldı?

 

Stoktaki rekolte-ihracat fazlası fındık…

 

Devlet bunu da yağlığa verip yağ yaptırır, yağ olarak satar, para kazanamaz mı?

 

Hem de nasıl… Yapılıyor zaten.

 

Üstelik fındık yağı tercih edilen sağlıklı bir yağ.

 

Kaldı ki devlet yağ üretiminde kullanmak üzere bastırıyor dövizi yurt dışından yağ hammaddesi ithal ediyor.

 

Yani elindeki hazır dövizi yağ için harcıyor.

 

Buna karşılık fındıktan elde ettiği yağ miktarı kadar dövizi yurt dışına kaptırmamış oluyor.

 

Görüldüğü gibi fındık hem dışardan döviz getiriyor hem de dışarı döviz çıkmasını önlüyor.

 

Bu devletin ‘ekonomik aklı’ işte bu gerçeği görmeli. Fındığa devletin ‘ekonomik akılı’ ile sahip çıkmalı.

 

Serbest piyasa dünya gerçeği… Tamam da serbest piyasaya sürülecek malın arz miktarını ayarlayıp ayarlamamakta dünya gerçeği…

 

Brezilya kahvede dünya tekelini elinde tutuyor. Arz fazlası kahvesini yakıyor, niye?

 

Dünyadaki kahve fiyatlarının düşmesini önlemek için.

 

Biz ise fındıkta arz fazlasını ‘elin oğlu’na peşkeş çekiyoruz.

 

Brezilya devletinin ‘ekonomik aklı’na bak…

 

Bizim devletin ‘ekonomik aklı’na bak…

 

 



Bu Haber 1864 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI