Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
8 Aralık 2012 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
"Karı ilk gördüğüm dağların adını hala bilmiyorum"
musakiroglu@mynet.com

Ünye’de yılın ilk karı gerilerde, güney tarafındaki dağlarda görülür.

 

Üç gün önce sabah kahvaltısında eşim gösterdi, buralara yılın ilk karı yağmış.

 

Artık kış soğukları 24 saat eksik olmaz. Çünkü buralara yağan karın soğuğu gelir ta Ünye’de bizi üşütür.

 

Nitekim de öyle oldu.

 

Pencereden dışarı baktığımızda hava pırıl pırıl güneşli…

 

Ama dışarı çıktığımızda tiril tiril titriyoruz.

 

Dediğim gibi Ünye’de gördüğümüz ilk kar bu dağlarda, bu dağların tepelerinde görülür.

 

Son kar da öyle bu dağların tepelerinde bekler, bekler…

 

Havalar iyice ısındığında Haziran ortalarında erir, kaybolur.

 

Burada bir şeyi özellikle vurgulamak istiyorum;

 

Ben, Ünye’den ilk karın göründüğü ve son karın kaybolduğu bu dağların ve tepelerin adını bilmiyorum.

 

Birkaç kez sordum;

 

‘Tekkiraz’ın yüksek kesimlerindeki tepeler’ gibi genel ifadeli cevaplar aldım.

 

Ama bir türlü gerçek adını öğrenemedim bu dağların ve tepelerin.

 

Ünye’nin etrafını doğudan, güneyden ve batıdan çeviren dağların bütünün adı Canik Dağlarıdır.

 

Ama Canik dağ silsilesi içindeki parça dağların ve tepelerin bulundukları yörelerde kendilerine mahsus adları vardır.

 

Eminim ilk karın yağdığı ve son karın kalktığı Ünye’den görünen uzaktaki bu dağların ve tepelerin de adları vardır.

 

Eğer bilen var da beni de bilgilendirirse kendisine ‘kralından’ bir pide ziyafeti sözüm olsun.

 

********************

 

Ben ilk gazeteciliğe ve köşe yazısı yazmaya 1974 yılında başladım.

 

38 yıl geçmiş.

 

Her ne kadar amatör da yapsam öyle çok da uzak kalmadım bu işi yapıyor olmaktan.

 

Hele son 10 yıldır Şirin Ünye ve Ünye Kent’te günlük işim haline geldi.

 

Ancak artık yaşım ilerledi.

 

Bir de 2005 olduğum boyun fıtığı ameliyatının bir altındaki fıtık da patlamış. Dikkat etmezsem çok ağrı yapıyor, acı veriyor.

 

Artık gün içinde daha az yorulmak… Öyle yorgun-argın değil de yarı yorgun halde akşam etmek istiyorum.

 

Bir süre önce bizim genç ve henüz daha çok yorulması gereken patron Ali Bey’e yılbaşından sonra artık bu işi bırakacağımı söyledim.

 

Ali Bey, ‘insafsız ve acımasız’ bir patron!

 

Ne zaman konu etsem, sözü ağzımdan aldı, arkasını getirtmedi.

 

Üstelik bir de eniştesi oluyorum. Ama Ali Bey’de enişte ‘hatır ve torpili’nden eser yok…

 

Değerli okurlar bari siz yardımcı olun, Ali Bey’e gördüğünüz yerde söyleyin; yılbaşında beni bu işten ‘tekaüd’e mi dersiniz, ‘çürüğe’ mi dersiniz, ayırsın.

 

Kırk yıl dolmadan, 38. yılımın sonunda köşeme çekilip ‘asude’ bir şekilde emekliliğimi yaşayayım.

 

Bu artık hakkım, değil mi?

 



Bu Haber 2422 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Başlık : 38 Değil 138 yıl daha Tarih : 8 Aralık 2012 / Pazar Üye Adı :Cihan ODABAŞI
Sn. Musa Ağabey , Yazılarınızı keyifle okuyor hergün takip ediyorum. Allah sizlere sağlık sıhhat ve afiyet versin. Çok değerli yazılarınız var. Ünyemizin sizin gibi değere özellikle bu günlerde ihtiyacı var. 38 değil 138 yıl daha yazmayı nasip eder inşallah cenabı hak. Allah emanet olun. Cihan
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI