Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
14 Aralık 2012 Pazar
İSMAİL SARI
Trabzon Hurmasının Kilosu Otuz Lira

Bizim büyüklerimizin bir güzel hayret ifadesi vardır;” Vay anasına, görünce bir yaşıma daha gittim!..” derler. Aynen o cinsten bir olaya tanık oldum ve bir yaşıma daha gittim.

***                      ***                   ***

Bizim Karadeniz sahilinin çok kıymetli meyvelerinden birisi olup kıymetini takdir edemediğimiz ve ziyan oluşunu mahzun mahzun seyrettiğimiz Trabzon hurmasının kilosunun otuz liraya satıldığını görünce dilimi ısırdım ve hazırlayıp tezgahına koymuş olan, ilkokul arkadaşım Fatma YILMAZ Hanımı kutlayarak teşekkürlerimi sundum. Yıllardır çok üzüldüğüm bir problemimin çözümünü veya çaresini bulduğum için de çok mutlu olmuştum. Üzüldüğüm konu şuydu: Köylerde çok fazla Trabzon hurması var ve ziyan oluyordu. Bu ziyanlığın önüne nasıl geçilir, bu hurmalar nasıl değerlendirilir diye düşünüp duruyor ve üzülüyordum. Fatma Hanım’ın şatış rafında görüldüğüm kurutulmuş Trabzon hurması, tek kelime ile “HARİKA” idi. Yan tarafındaki rafta Medine “Peygamber Hurması”vardı; fiatı: 35 TL. Hemen yanında, kurutulmuş TRABZON Hurması vardı; fiatı:30 tl.

***                      ***                   ***

Gözlerime inanamadım ve Fatma Hanıma sordum; “30 TL. öyle mi” diye. Fatma Hanım cevap verdi: “Ben bunu İstanbul’a Ankara’ya, İzmir’e özel müşterilerime gönderiyorum ve yetiştiremiyorum.”dedi. Ben şimdi değerli okuyucularıma tavsiye ediyor ve bir tatmalarını öğütlüyorum. Bana hak vereceklerini umuyorum. Ve Trabzon hurması için çok yakında fabrikasyon kurutma tesislerinin kurulacağına inanıyorum. Bu kadar abartılı bir yazı yazmamın test edilmesi için mesafe çok yakın; Hemen, döner çeşme meydanındadır. Bu yazımı okuyan herksi o hurmadan tatmak için teşvik ediyorum. Bana kesin hak vereceklerdir.

***                      ***                   ***

Değerli okuyucularım!

Bizler millet ve ülke olarak kendimizi tanıyamama ve tanıtamamanın sıkıntılarını çekiyoruz. Tanımadan tanıtmak olmaz. Ellerin hazırını alıp kullanmak veya harcamak, kolayımıza geliyor. Hazırcı bir toplum olmaktan kurtulamadık. Üretimi esas alan toplumlar bizim hayatiyetimizi -Allah korusun-  elimizden alırlar. Bu sene bahçelerde ziyan olan meyvenin ne kilosu belli ne de okkası. Bizler sadece seyretmekle geçiştirdik. Allah veriyor, kıymetini bilen yok. Eskiler, pekmez ve hoşaf yapmak için yarışırlardı. Şimdi kimse tenezzül etmiyor.

***                      ***                   ***

Almanlar, sade yalçın taş olan yamaçlara setler yaparak toprak doldurmak suretiyle üzüm bağı yetiştirmişler ki, insan görünce hayran kalıyor. Öyle de bir üzüm veriyor ki o bağlar, imrenmemek mümkün değil. Bizim Anadolu toprağında öyle çalışma yapsa insanlarımız, bizimle yarışacak ülke kalmaz. Çankırı’da çalışırken, bir dağ köyüne davet edildik; gezmek için gittik. Tepelerin başında bir köy. Bir kaynak suyu var ki köyde, bulunmaz bir nimet. Aşağıya doğru akıp gidiyor. Etrafında dikili bir tane yeşillik yok. Köy camisine öğle namazına gittik. Namazdan sonra halka dedim ki, “ Bu su, görebildiğimiz uzun bir arazide akıp gidiyor, etrafında bir dikili çöp yok. İki tane kavak çubuğu sokulsa toprağa, ağaç olurdu. Niçin dikmiyorsunuz?” Yaşlı bir amca bana nereli olduğumu sorduktan sonra, “Bey!”dedi. “Bizde bu işler görerek olmamış. Ben dikerim, komşum alır, hayvan kovalama  sopası yapar; alışılmamış.”

***                      ***                   ***

İşte bütün mesele bu son cümlede düğümleniyor. Devlet, halka rehberler vererek öncülük edecek ve halkı bazı işlere ısrarla alıştıracaktır. Bizim insanlarımız gördüğü ve alıştığı işleri yapar ve devlet görevlilerinin arkasından gider. Yeter ki devlet görevlisinin öğrettiği iş, onun için yararlı olacağına inandırılsın. Çok sayıda ziraat mühendislerimiz var, köylerde görevlendiriliyor. Bu ziyan olan hurmalar veya meyveler konusunda nasıl raporlar sunmuşlardır? Merak ediyorum, doğrusu. Fatma Hanım, kendi merakı ve kayreti  ile hurmaya özel bir konum kazandırmış, kilosunu otuz liraya satıyor. Bu çalışmadan haberi var mı, değerli muhendislerimizin. Ben, acizane olarak bu halkın çocukları olan mühendislerimizin, halkın önüne geçerek rehberlik ve öncülük yapmalarını bekliyorum. Millet olarak kendimizi, zenginliklerimizi  ve değerlerimizi iyi tanımak süretiyle sahiplenmek durumunda olduğumuzu haykırmak istiyorum.

Saygı, sevgi ve selamlarımla!..



Bu Haber 1352 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Başlık : ADI ORDU HURMASIYDI DİYE BİLİYORUM Tarih : 14 Aralık 2012 / Pazar Üye Adı :C.O.
Sn. SARI yazınızda bahsettiğiniz hurmanın adının Aslında Ordu Bölesine Has ORDU Hurması olarak biliyorum. Yanlışım varsa Lütfen düzeltiniz. Saygılarımla.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI