Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
28 Aralık 2012 Pazar
İSMAİL SARI
Potin (Fotin)

        Özellikle ticari sahada, müşteri dikkatini çekmek için şatafatlı kelimeleri, tanınmış isimleri ve özel markaları kullanmak adettendir veya tercih edilir demek daha doğru olur. Çünkü ticarette tanınmış olmak, sürüm nedenlerindendir.”Marka” olmak daha da çok önemlidir. Marka olanlar, oturduğu yerden sürüm yapar, para kazanır.

***                                  ***                               ***

       Yazıma başlık yaptığım “Potin” kelimesi Fransızca asıllı olup “koncu, ayak bileğini örtecek kadar uzun olan, bağcıklı veya yan tarafı lastikli ayakkabı” anlamını ifade eder. Bizim halk dilinde Potin (fotin), “asker ayakkabısı” olarak bilinir. Benim çocukluk devrelerimde potin, ayakkabıların en iyisi en kalitelisi ve zengin ayakkabısı olarak düşünülür, imrenilirdi. Bu anlamı ile bir ticari uyanık, bu kelimeyi “çorap markası” yapmış ve beni cemaatla kılınan namazlarda fazlaca rahatsız eder oldu. Çorapların altında “potin” yazıyor. Namaz kılarken gözlerime takılıyor ve gayr-ı ihtiyari (istemeyerek) okumak zorunda kalıyorum. Bu çorabı üreten kuruluş veya şahıs, olayı bilerek namaz kılan insanlar için üretmiş bu çorabı. Yani namaz kılan insanın ayağındaki yazıyı, geridekiler okusunlar ve çorap markası olarak tercih etsinler diye düşünmüş. Onun ticari düşüncesine bir sözümüz olamaz. Bir ticaret insanıdır, kazanmak için yol-yöntem ne ise o yolu bulup takibetmek onun görevidir.

***                                  ***                               ***

       Ancak;

       Ben de bir din adamı olarak beni ilgilendiren tarafını açıklıyorum:

1)                    Namaz kılan bir müslümanın, namazda iken ön tarafında onu meşgul edecek, namazına sekte verecek bir şeyin bulunmaması gerekiyor. Çünkü namazda “Huşu (konsantrasyon, adaptasyon)” şarttır. Mü’minun süresinin ikinci ayetinde Allah, mü’minin kurtuluş nedenlerinin birinci sırasında “Onlar namazlarını huşu ile kılarlar” buyuruyor.

2)                    Namaz kılan bir Müslüman, namaz surelerini ezberinden okuyamadığı için Kur’anı önüne açsa da yüzünden okuyarak namaz kılsa, namazı olmaz. Yani namazda iken Kur’anı bile bakarak okumanın uygun olmadığı yerde, bir müslüman niçin çorap markasını okumak zorunda bırakılıyor?

3)                    En önemli ve kutsal görevini yaparken bir Müslüman niçin bir çorap reklamı ile meşgul ediliyor? Bu üretimi yapan kişi veya kişiler eğer müslümansa, bu kadar hakkı nasıl ödeyecektir?

***                           ***                               ***

Gelelim sonuca;

Benim bütün sözlerim, namaz kılan Müslümanlaradır, bu konuda. O da şudur:

1-         Müslüman, bilinçli olarak; ne yaptığının farkında olacak önce kendisi, sonra  da diğer müslümanları özellikle ibadetlerine halel gelmemesi yönünde – düşünmelidir.

2-         Giysi alırken, arkasında namaz kılacak kişileri dikkate almalıdır. Örnek: müslümanın sırtındaki montun arkasında kocaman bir kartal resmi var. Geride namaz kılanın vay haline… O resime bakarak nasıl namaz kılacak? Aynı şekilde; gömlek, tişört veya parkelerin arkalarında markalar, resimler ve yazılar bulunuyor.

3-         Bir müslüman, hak-hukuk konusuna çok dikkat etmek zorundadır. İbadetinden sevap kazanarak kendisini kurtaracak yerde, kazandıklarını başkalarına hak olarak dağıtmak sûretiyle iflas edecektir. Peygamberimiz (s.a.v.) bir gün sohbet ederken kendisini dinleyenlere sordu: “Müflis (iflas eden) kimdir, bilir misiniz?” Dinleyiciler şöyle dediler: “Sermayesini ve mal varlığını kaybederek borçlu kalandır.” Peygamberimiz açıklama yaptı: “Hayır, hayır!.. Asıl müflis; Dünyada bir sürü hayır-hasenat yapmış, ibadet etmiş ve sevap zengini olarak mahşerde mizan (günah-sevap terazisi) başına varmış. Ancak; dünyada hak-hukuk konusuna dikkat etmediği için alacaklılar başına toplanmışlar ve sevaplarını paylaşmışlar. Bu müslümana bir şey kalmadığı için cehennemin yolunu tutmuş… İşte müflis, bu kimsedir.” Buyurdular.

 

Kısaca diyorum ki, dünyada bilerek ve düşünerek yaşamalı; boşuna kocaman bir ömrü ziyan etmemelidir. Hayatımız, başkaları için harcanacak kadar ucuz değildir. Kendisini kurtaramayanın kismeye faydası olamaz.

   Yeni yılınız kutlu ve mutlu olsun.

   Sevgi saygı ve selamlarımla…

 



Bu Haber 1557 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI