Annem muskacı Durmuş’a muska yazdırır
Gizlice ceketimin bir yerine dikerdi
Bu muskalar çarptı beni
Bir gece peri kızının sarayına gittim.
Süheyla’yı orada gördüm
Bir gün baktım padişahın üç kızı
Gölbaşında mor kahküllü şehzadeyi bekliyor
Kaf dağına yolculuk için
Ve o gece alaylarla çıktık kaf dağına
Muskacı Durmuşu bir akşam vakti
Ayaklarından astılar dut ağacına
Karabüyü yapmış Durmuş
Cin girmiş içine
Testi testi su döktüler üzerine
Dut ağacının dibindeki kuyudan çekip
Sopalarla vurdular sırtına
Cinleri çıkarmak için
Ay batana kadar kaldı Durmuş ağaçta
Karılar pazarında
Türbe mezarlığına
Yeni ölü gömüldüğü geceleri
Türbe mahallesinin köpekleri
Sabaha kadar ulurlardı
Beş numara gaz lambasının ışığında
Tarih çalıştığım akşamlarda
Kazıklı Voyvoda çıkar gelirdi Karpatlardan
Ö gün gömülen ölüler
Kanlı kefenleri ile sabaha karşı
Bizim evin önünden geçerler..
Durmuşa giderlerdi
Bizi kabir azabından kurtar diye.
Karlı bir kış gecesi haber geldi
Viyana’dan geri çekilme başlamıştı.
Merzifonlu Kara Mustafa paşa’nın
Belgrad’da kafası vuruldu az önce.
Kellesini bal dolu kırbaya koyup
Sultana gönderdiler.
Fuzuli “Su kasidesi”ni ondan iki yıl sonra yazdı.
Dedi ki:
“Suya verüp gülzarı, bağban zahmet çekmesün
Bir gül açılmaz yüzün tek verse bin gülzare su.”
Türkçesi şu;
“Bahçevan yüzün kadar güzel bir gül açtıramaz
Gül bahçesine ırmaklar dolusu akıtsa da su”
Süheyla’ya son şiiri altı ay önce yazdım.
Oturdum feneraltında bir akşam vakti,
Bir şişe de şarap açtım
Süheyla çıktı geldi elli yıl sonra
“Geç mi kaldım dedi.
Meçhulasker ilkokulu sene 53
Süheyla sınıfa yeni gelmişti.
Cengiz aşıktı Süheyla’ya, Ömer’de aşıktı
Süheyla’nın haberi yoktu aşıklarından
O Hüseyin’e aşıktı.
Hüseyin Zehray’a
Zehra bana.
Ben Süheyla’ya
Küçücük aklım yetmedi çözmeye
Bu fizik formülü gibi aşkları.
Keşke hiç büyümeseydim.
Türbe mahallesinin çakmak taşlı yollarında
Tahta okul çantam elimde
Yeni çıkan şarkı dilimde
“Adanın yeşil çamları aşkımıza yer olsun”
Bursalı kıza salıncak kurduğum günler
Kel Cemalin bahçesinde
Bir masal gibi geçip gitmeseydi
Keşke ben Süheyla’ya hiç aşık olmasaydım.