Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
15 Şubat 2013 Pazar
İSMAİL SARI
İnsanlar Kıyamete mi Hazırlanıyor, Kıyameti mi Hazırlıyor ?

İnsanın yaradılışına uygun olarak asıl görevlerinden biri de, yaşadığı ortamı imar etmek, daha güzel yaşanır hale getirmek ve medeniyetleri oluşturmaktır. İmar işleminin doğasında, yaparken yıkmak da vardır. Bir tarafı yaparken öbür tarafta çok sayıda yıkıntılar meydana gelir. Bir binayı yapmak için kaç tane ağacı yıktık (kestik); çimentosunun, kirecinin üretimi için nice dağlar yıkılıyor, toz haline sonra da taş yığınları haline geliyor, getiriliyor.

***                                  ***                               ***

İnsan imarının sınırsızlığı ve tekniğin çok gelişmiş olması, çok değişik imkanlar ve kolaylıkları sunarken çok kötü yıkımları da beraberinde getiriyor ve geliştiriyor. İyinin zıttı kötüdür. Zıtlıklar bir bütünü sağlar. Kötü olmazsa iyinin kıymeti bilinmez. Ancak, sınırları taşırmadan zıtlıkları bir arada tutabildiğimiz ölçüde DENGE sağlanır. Son yıllardaki hızlı gelişmeler, doğal dengeleri alt-üst etti. Sınırsız zıtlıklar meydana gelmeğe sür’atle koşuyor. Birkaç örnekle biraz daha somutlaştırmam gerekirse şu örnekler hepimizin bildiği, gördüğü ve yaşadığı örnekler:

1)                 Sera gazlarının çoğalması OZON tabakasını deldi ve deliğin çapının her geçen gün genişlediğini bilim adamları, bağırarak haber veriyor.

2)                 Yeraltı dengesi her geçen gün artarak bozuluyor. Şöyle ki:

a)                                           Doğalgaz çıkarımı hızla artırılarak yerin altındaki gaz dengesi bozuluyor.

b)                                           Petrol çıkarımı aynı şekilde yeraltı doğal dengesini bozmaktadır.

c)                                            Büyük sondaj kuyuları ile çıkarılan termal suları ve içme-kullanma suları da yeraltı dengesini bozmaktadır.

3)                 Güçlü silah denemeleri de doğal dengeyi bozanlar arasında sayılabilir.

***                                  ***                               ***

Benim asıl gündeme getirmek istediğim konu KIYAMET olayıdır. Kur’an-ı Kerim’in Kıyamet süresinde Allah(c.c.) şöyle buyuruyor:

Ayet: 6) “Kıyamet günü ne zaman mış?” diye sorar

          7) Göz kamaştığı, 8) Ay tutulduğu, 9) Güneşle ay bir araya geldiği zaman.

          10) Ogün insan “Kaçacak yer neresi?” diyecek.

          11) Hayır, hayır! ( Kaçıp) sığınacak yer yoktur.

          12) O gün varıp durulacak yer, sadece Rabbinin huzurudur.

Ben, kendi kendime düşünüyorum; Allah, kurduğu güzelim düzeni niçin bozsun ve yıksın? Bir sebep olacak, birileri bu düzene bir çomak sokacak ki düzen bozulsun ve yıkılsın. İnsanoğlunun özellikle son elli veya yüz yıl içinde, yukarıda saydığım nedenler ve benzerleri ile, mevcut sisteme sürekli çomak soktuğunu düşünüyorum. Ve diyorum ki insan, Allah(c.c.)ın kurduğu güzelim kainat( evren) düzeninin KIYAMETİNİ koparmak için var gücüyle ve yoğun bir şekilde çalışıyor. Hatta birbiriyle yarış ediyor. Son yılların, insanoğlu için belki en ağır gelecek, olan bir bilimsel çalışması;” insanların kopyalanması” olayı. Sonu karanlık bir gelişme Buna Allah müsaade edecek mi veya nereye kadar edecektir? Bilimsel gelişmelere karşı mı çıkıyoruz; hayır. Ancak, görülen köye kılavuz da gerekmiyor.

Demek ki, birçoklarının karşı çıktığı “Kaderin Akışı” böyle. Kainatın kaderi de bir gün böylece noktalanacaktır. Nasrettin Hocaya demişler: “Hoca, sen her şeyi biliyorsun; Şu kıyamet ne zaman kopacak, söyle de hazırlık yapalım.” Hoca, istifini bozmadan demiş ki, “ Ben öyle büyük işlere karışmam ve onu-bunu da bilmem. Bildiğim bir şey vardır ki; hanım ölünce küçük kıyamet, ben ölünce büyük kıyametim kopmuştur”.

 Ben de biraz büyük işlere burnumu soktum herhalde. En iyisi hoca gibi düşünmek. Saygı, sevgi ve selamlarımla…



Bu Haber 1781 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI