Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
8 Mart 2013 Pazar
İSMAİL SARI
Dünya Kadınlar Günü mü, Dünyada Günün Kadınları mı ?

Kur’an’da kadın “Nisa” kelimesi ile anlatılır. Nisa, “Çok çabuk uyum sağlayan” demektir. Bu anlamdan hareketle “Dünya Kadınlar Gününü” değerlendirmek istiyorum.

Bugün ”Dünya Kadınlar Günü” dür. Tüm dünya kadınlarının gününü kutluyorum. Ayrıca ülkemiz kadınlarının gününü özel olarak kutluyorum. Nedenini biraz sonra açıklayacağım.

Kadınlar gününden bahsedebilmemiz için günün kadınlarını bir gözden geçirmemiz gerekiyor. Kadını, yaradılış ölçülerinde değerlendirmek daha isabetli olacaktır. Bana göre kadının yaratılışında en belirgin özelliği “Anne” oluşu ve annelik duygusu ile yaratılmış olmasıdır. O halde dünya kadını bugün “ Annelik zevkini” yeterince yaşayabiliyor mu? Annenin mutluluğu annelik özlemini yeterince yaşayabilmesine bağlıdır. Dünyayı ve ülkemizdeki yaşam şartlarını kısa bir değerlendirdiğimiz zaman kadının mutluluğunu görebiliriz.

***                      ***                   ***

Günümüz dünyasında insanların bütün önceliği, ekonomi ile sınırlanmıştır. Her şey ekonomiye bağlanmış durumdadır. Çok kazanmak ve öncelikle aile ekonomisini düzene koymak zorunluluğu, birçok önceliği de geri sıralarda bırakır durumdadır. Annenin de bu ekonomi yarışında yerini almak zorunluluğu, onun annelik görevlerine yeterince zaman ayıramamasını doğurur.

Birkaç örnek verirsek:

1) Kırsal kesimdeki bir annenin tarla işlerine koşarken anneliğe ayıracağı zamanı düşünelim ve onun mutluluğunu dikkate alalım.

2) Devlet işinde veya şahıs işlerinde çalışan bir kadının koşturmalarını gözlerimizin önüne getirelim ve bu koşturma yarışı içinde anneliğe ayrılan zamanın verdiği mutluluğun ölçüsünü görelim.

3) Ticaretle uğraşan bir iş kadınının koşturmalarını hayal edelim ve anneliğe ayrılabilecek vakit içindeki mutluluğu düşünelim.

4) Bir de özürlü olanları, hasta olanları, özürlü çocuğu olanları düşündüğümüz zaman işin içinden çıkılmaz hale geliyor.

 

Ayrıca;

Yetişmiş çocukların problemleri, anneyi daha çok sarsıcı ve etkileyici oluyor. Bunu da örneklersek:

a)     Okula giden çocukların çeşitli sorunları

b)     Ergenlik devresi, problemleri,

c)      Askere gidenlerin sorunları; terör olayları, savaşlar ve benzerleri

d)     Evli çocukların sorunları

e)     Yankesiciler,

f)        İşyeri sorunları, iş kazaları

g)     Eşlerin geçimsizlikleri ve tacizler

Ve daha neler neler…

Bir sürü sorunlar yumağı içerisinde kadın olmak, huzur bulmak ve mutlu olmak.

Ne zor şey…

Ben bir parça Avrupa’yı da gezdikten sonra şunu çok rahat söylüyorum: Dünyanın en mutlu kadınları, bizim Anadolu kadınıdır. İstisnai durumları öne çıkararak abartırsak bir yere varamayız. Ülkemizde çok tatsız şeyler oluyor. Ancak bunların yüzdesi çok azdır. Daha aza indirme çalışmaları da güzeldir. Umutluyuz.

Saygı, sevgi ve selamlarımla…

Erbakan Haftası

Geçtiğimiz hafta (22 Şubat - 1 Mart) Erbakan Haftası münasebetiyle

Rahmetli Necmettin Erbakan Hocamızı anma ve anlama programları

Türkiye çapında çeşitli etkinliklerle tamamlandı.

Konferanslar, paneller, hatim duaları, resim sergileri ve buna benzer yüzlerce program gerçekleştirildi.

Bu programlardan en önemlisi de, Ankara'da düzenlenen Uluslararası Erbakan Sempozyumu idi. Bu sempozyuma Türk ve İslam Dünyasından yüzden fazla ilim adamı, devlet adamı, siyasetçi, cemaat liderleri katıldı. İki gün süren sempozyumda merhum hocamızın dünya görüşü, siyasi mücadelesi düşünce ve çalışmalarının dünyadaki yansıma ve etkileri katılımcılarca dile getirilerek, Erbakan Hocamızın başlattığı sivil direniş hareketinin devamının sağlanmasının önemi belirtildi.

    Saadet Partisi Teşkilatlarınca düzenlenen Erbakan’ı Anma ve Anlama konulu programlarda da Erbakan Hocamızın yakın çalışma arkadaşları,  Hocamızla yaşadıkları anılarını anlatmışlar, ayrıca O'nun dünya görüşünün iyi anlaşılması konusunda da teşkilat mensuplarını bilgilendirmişlerdir.

    Erbakan Hocamız hakkında binlerce makale ve şiir yazılmış ve yayınlanmıştır. Bunların içinden en dikkat çekici ve Hocamızı en iyi anlatan ve Milli Gazete Genel Yayın Yönetmeni Sayın Mustafa Kurdaş Beyin kaleme aldığı yazıyı sütunumda siz değerli okuyucularım için paylaşıyorum ve mutlaka okumanızı özellikle istirham ediyorum.

 

    SELAM OLSUN O'NA

 

SUYA atılan bir taştı bizimkisi

Halka halka büyüyen

Taşınmaz acıların patladığı anda;

Yüreklerden kopan bir çığlıktı.

Sınırları kanla çizilmiş, çiçekleri kanla sulanmış

mahzun beldelerin dirilişi içindi bu haykırış.

Ve ilk doğrulan, ilk kalkan o olmuştu yerinden.

İlk açan çiçek O'ydu.

İlk adımı atan ve "Bismillah" diyerek

Bir daha durmamacasına çıkmıştı yola.

Uzun ve meşakkatli bir yol

Hedefe kilitlenmiş adımlar...

Fakat tek bir menzil...

O'nun rızası

 

*  *  *  *

 

    Bize anlatılan hikayelerde kahramanların ardından yazılırmış hikayeler.

    Fakat sen kendi efsanesini hayattayken kendi yazansın.

    Yüreklerimize düşürdüğün koru her dem harlayansın.

    Yaptığımız her toplantıda, astığımız her bayrakta, başparmaklarımızı

her kaldırdığımızda bize istikamet gösterensin.

    Devletin başında bir toplantıda başörtüsü yüzünden okula sokulmayıp kapıda ağlayan bir kızın bedelini göz yaşlarınla ödeyensin.

    Bosna'da, Afganistan'da, Çeçenistan'da, Sudan'da, Pakistan'da

    Patani'de ve haritada varlığından bile haberimiz olmayan nice yerde günde beş vakit adına dualar edilensin.

    Şam'sın, Buhara'sın, İsfahan'sın, Saraybosna'sın İstanbul'sun...

    Kudüs sensin...

    Tüm dünyanın diz çöktüğü siyonistlerin karşısında titrediğisin.

    Sen Profesör Doktor Necmettin Erbakan'sın.

 

*  *  *  * 

    Sultan Alparslan'ı, Sultan Fatih'i, cennet mekan Abdülhamit Han'ı yaşayansın, yaşatansın.   

    Avrupa gazetelerinin başbakanlığını "Osmanlı'nın geri dönüşü" diye manşetten duyurduğu başbakansın...

    Tahakküme, zorbalığa, savaşa hayır diyen D-8'lerin sultanısın.

    Sen profesör Doktor Necmettin Erbakansın.

 

*  *  *  *

 

    "Önce ahlak ve maneviyat" sancağını, " edep ya hu" bayrağını taşıyansın.

    Sakız bile yapamadığımız bir dönemde ağır sanayi hamlesi başlatansın.

    70 sente muhtaç olduğumuz bir dönemde "inanç tekeden süt çıkartır" diyerek Kars'tan Edirne'ye memleketimi fabrikalarla donatansın.

    Soğuk kış gecelerinde sokağa bakıp, evsizler- barksızlar için ağlayan, akıttığın o her biri inci tanesi gözyaşlarıyla ümit fidanlarını yeşertensin.

    Evi ekmek, mahsulü bereket gören insanlarımızın tebessümüsün.

    Yetimin soluğu, yıkılmışların duvarı, biçarelerin tutunacak dalısın.

    Adil Düzen'in müjdecisi, herkese hakkı olanı verensin.

    Sen profösör Doktor Necmettin Erbakansın

 

*  *  *  *

    Biliyoruz gecende de gündüzünde de biz varız. Aşında uykunda da biz.Biliyoruz düşlerinde de biz varız...

    Sen bizi bize bırakmayansın.

    Semaya kaldırdığın başparmağınla milyonları kucaklayan, dünyaları kaldıransın ayağa...

    Fırtınalı denizlerin azgın dalgalarını, o kararlı, o vakur duruşunla dindirensin.

    Her şey bitmiştir diyenlere inat, her şey yeni başlıyor diyebilen yüreksin...

    Siperlerin arasında gezen, cehde cehd, Hamde hamd katansın...

    Bir hayata hepimizin gayretini sığdıransın.

    Kelimeler saklandığı yerden kurtulsa da anlatabilsem keşke seni.

    Çünkü sen, söylenebilecek ne varsa Erbakan'ca yaşayansın.

    Sen Profesör Doktor Necmettin Erbakansın

 

*  *  *  *

    Elifin temsil ettiğidir temsil ettiğin...

    Elif gibi yalnız kaldığında bile boynunu bükmeyensin...

    Kimseye ram eylememeyi, kula kul olmamayı öğretensin.

    Bıkmadan, usanmadan, yılmadan anlatansın.

    Biliyoruz ki yakalasan bulutları; bulutlara da

haykıracaksın hakkı.

    Yıldızlara da anlatacaksın.

 

    Savunan adam, özlenen adamsın

    Sen dirilişin, direnişin... devrimisin

    Heyecan ve coşku

    Şefkatsin, merhametsin...

    Özlenensin.

    Sımsıkı, sımsıcak aşk...

    Davasına sevdalanmış bir sevdasın...

    Fetihsin coğrafyalara; hicretsin gönüllere

    Zaferi muştulayansın.

    Sen asrı -saadetten bugüne selamsın.

    Sen Profesör doktor Necmettin Erbakansın

 

*  *  *  *

    Anahtarsın; mühür vurulmuş kalpleri açan. Nizam'sın,

Selamet'sin, Fazilet'sin, Saadet'sin

    Sen Milli Görüş'sün

    Sen yarınsın

    Yaşanabilir bir Türkiye

    Yeniden büyük Türkiye

    Yeni bir dünyasın.

    Sen Mücahit Erbakan’sın.

    Sen liderimiz,

    Sen hocamızsın.

    Sen Profesör Doktor Necmettin Erbakan’sın

 

Tüm hemşerilerime sağlıklı ve saadetli günler diliyorum.



Bu Haber 1313 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI