Bir zamandır dikkatimi çekiyor. Bizim belde başkanları artık hizmet olarak günlük rutin işlerini evirip-çevirip tekrar, tekrar anlatmayı bıraktılar. İkide bir çıkıp ta, şu kadar yol yaptım, çakıl döktüm, taş döşedim, falan filan demekten… Bu tür söylemlerden büyük ölçüde vazgeçtiler.
Ayrıca çok daha önemlisi, “Paramız yok, çok borçluyuz, hizmet vermekte zorlanıyoruz” gibi sızlanmaları da kenara koydular sayılır.
Şimdi bakıyorum da belde belediye başkanlarımız beldelerinde üretim, istihdam ekonomik girdi yaratma mücadelesine giriştiler.
İçlerinde en tecrübelilerinden Tekkiraz Belediye Başkanı Sayın Necdet Yılmaz ve Yeşilkent Belediye Başkanı Kemal Maral başta olmak üzere hemen hepsi beldelerinde istihdam ve üretime yönelik işletme açılması için yoğun gayret içindeler.
Biliyorsunuz belde belediyelerimizin en birinci sorunu nüfus göçü. Aslında birer köy olan beldelere bağlı mahallelerdeki evler boşaldı. Artık yaşlıların ve belki onlara emanet edilen birkaç torunun yaşadığı bu belde mahallelerindeki nüfusu, orada tutmak çok önemli… Bu hem belediyelerin kişi başına aldıkları para için önemli, hem belde nüfusunun geri düşüp belde belediyesinin kapanmaması için önemli, hem de belediyenin sattığı hizmetlere müşteri olması için önemli.
Diğer taraftan giden-göçen hemşerilerini geri getirmek, onların beldede kalıp, yaşamasını sağlamakta buradaki başkanların asıl görevini teşkil ediyor. Böylelikle artan nüfusla birlikte yatılı okul, lise, karakol, çeşitli kurum ve kuruluşların yan ve alt birimlerinin geleceği beldede ikamet edecek amir, memur sayısının artması da oradaki sosyo-ekonomik hayatın ileri-önemli göstergesi olacaktır.
Bütün bunlarla birlikte beldelerimizin artık kasaba olmaktan uzaklaşıp, kabuk değiştirme, kentleşme isteklerine buralarda iş kurulması, işletme açılması, iş olanağı yaratılması da eklendi.
Bu istek aslında doğru okunursa şunu rahatlıkla görürüz. Buralar bundan 20-25 sene önce köydü. Fırsat verildi, belde olmaları sağlandı. Bir merkez etrafında toplanma, hizmeti toplu vermeyi amaçlayan bu fırsatı iyi değerlendiren beldelerden birçoğu artık kabına-kabuğuna sığmaz hale geldi. Bugün artık hızla kentleşme sürecine girdi. Fırsatı tam olarak değerlendiremeyen, beceriksiz başkanların idaresinde kalmış beldeler ise, etraflarındaki beldelerden etkilenip kendilerine çeki düzen vermek için ya başkanlarını değiştirdiler, ya da kafalarını.
İyi gidiyor, beldelerimiz artık yüzlerini böyle kentleşmeye doğru çevirmelerinin ardından çok geçmez, buralar insanların kaçmak için bahane aradığı değil, kaçanların bir an önce geri dönmek için fırsat kolladığı merkezler haline gelirler.
80’li yılların sonunda birden başlayan köyleri belediye yapma furyasına karşı gelişen tepkiye verilen bir cevabı okumuştum o tarihlerde bir gazetede. Şöyle diyordu verilen cevapta: “Bugün kasaba yapılmayan köy, yarın ne köy olur, ne de kasaba” Ne kadar doğru bir cevapmış, yaşadık, gördük.
Bu arada, ilçemizde beldelerinin yüzünü kentleşmeye döndüren, bu konuda yoğun gayret içine giren, bu gayretleriyle diğer beldelerimizi de harekete geçiren Tekkiraz Belediye Başkanı Sayın Necdet Yılmaz’la, Yeşilkent Belediye Başkanı Sayın Kemal Maralı bu önderliklerinden ötürü kutluyorum.