Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
2 Ağustos 2013 Pazar
İSMAİL SARI
Türk Hava Kurumu ve Fitre-Zekat Zarfları

İslam Tarihinin zenginlik ve güzelliklerinden olan “Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma” geleneğini “Kurumsal” olarak işleten ve toplumların büyük yaralarına merhem olacak hale getiren, en çok bizim milletimiz olmuştur. Selçuklular (özellikle de Anadolu Selçukluları) ve Osmanlıların ayak bastığı bütün topraklar Vakıf eserleri (Han, hamam, cami, medrese, köprü, çeşme, kervansaray, şifahane, aşevi, öğrenci yurtları vs.) ile doludur. Dünyaya örnek olan bu kurumlar kanalı ile devletler, sosyal toplumun birçok ihtiyacını karşılayarak güçlü toplum yapısını oluşturmuş; toplumsal dengenin belirli ölçülerde ayarını sağlamıştır. Fitre-Zekat Kurumu ise tamamen şahsın ihtiyaçlarına tahsisli olduğu için (yani han, hamam, cami, köprü gibi hayır işlerinde kullanılamadığı için) aile ekonomilerindeki dengesizlikleri gidermede, devletlerin çok işine yaramıştır. Bugünün dünyasında vakıfçılık yönünden en güçlü devlet ABD dir.

                        XXX                                                   XXX                                       XXX

            Gelelim Türk Hava Kurumu’nun fitre-zekat toplaması konusuna. Yıkılan kocaman cihan imparatorluğunun küllerinden meydana getirilen Türkiye Cumhuriyeti Devleti, ilk zamanlar yukarıda saydığım sosyal kurumlara yeterince sahip çıkamamış; birçok vakıf varlığı çar-çur edilmiş, şahıslara satılanlar olmuş, bireysel sahiplenmelere kurban olanlar olmuş ve devletin güçlenmesi ile sosyal hayır kurumları tekrar canlanmıştır. Bu canlanma ve sahiplenmenin bir parçası olarak, tarihi seyrine uygun düşmesi açısından “Kurumsal Bazda” hizmet görmesi için Fitre-Zekat ve Kurban derisi toplama görevi yasal olarak Türk Hava Kurumuna verilmiştir. Devletin bu işi kurumsal olarak sahiplenmesi çok güzeldir. Destek olunmalı ve geliştirilmelidir. Ancak; Fitre-Zekat kurumları, inançlarımızla bağlantılı, dini görev ve sorumlulukların ifasına, icrasına (yani yerine getirilmesine) dayalı olarak geliştirilmiş kurumlardır. Dini hassasiyetlere dikkat edilmesi gerekir. Geçmişte yapılmış olan bazı kişisel hataların Türk Hava Kurumuna mal edilmiş olması nedeniyle kuruma yönelik farklı itirazlar, düşünceler ortaya atılmış “Hava Kurumuna Fitre-Zekat verilir mi, yerinde harcanıyor mu?” tartışmalarına yol açmıştır. Halkın kurumdan soğumasına neden olunmuştur. Bu soğukluğun telafisi için mücadele veriyoruz. Kurumlar, kişilerle kaim değildir. Kişisel hatalar, kurumlara mal edilmemelidir. Güzel bir atasözümüz vardır; “Mahkeme, kadıya mülk değildir.” Şeklinde. Türk Hava Kurumu’nun şu andaki yönetimi çok iyidir. Dini hassasiyetlere (inceliklere) dikkat ediliyor. Halkımızın tarihi güvenine layık olmak için gereken özen gösteriliyor. Daha da iyi olacak inşallah.

            XXX                                                   XXX                                       XXX

            Ben Fitre-Zekat konusundaki dini “Fetva” yönünü, makamına yani müftülüklerimize bırakarak kurum için şunları söylüyorum:

1)      Türk Hava Kurumu, Türk Halkının kurumudur. İşin dedi-kodusunu bir tarafa bırakarak kuruma sahip çıkılmalı ve desteklenmelidir. Kurum, Havacılık konusunda çok güzel hizmetler görmektedir. Bizim bölgemizde bir hizmet alanı olmadığı için kurumun hizmetlerini göremiyoruz. İnşallah havacılıkla ilgili yüksek okul ve fakültemizi aldığımız zaman hizmeti göreceğiz. Çalışmalar devam ediyor.

2)      Sahip çıkmadığımız, içinde olmadığımız ve yardımcı da olmadığımız bir kurum için “Benim istediğim gibi hareket etmiyor” deme hakkımız olabilir mi? Ne diyor şair; “Sahipsiz vatanın batması haktır; Sen sahip çıkarsan bu vatan batmayacaktır.” Önce sahip çıkmak, benimsemek gerekir. Uzaklardan gazel okunmamalıdır.

3)      Kurumlara ve piyasaya dağıttığımız zarflar için, “Türk Hava Kurumuna Fitre-Zekat verilmez” diyerek halkın kafasını karıştıranlar ve zarfların boş olarak geri verilmesine neden olan gafillerimiz var. Bu insanlar adına çok üzülüyorum. Gafletin bu kadarı çok fazla. Devekuşu gibi kafayı kuma sokarak kocaman gövdeden haberi olmamak buna denir. Karşı çıkmak yerine, “Kurum, bizimdir; beş, on, elli, yüz, bin… yardımcı olalım” demek daha iyi, yapıcı olmak değil midir?

4)      Şu andaki Türk Hava Kurumu ile ilgili yardım toplama yasaları çok iyidir. Yasalardan yararlanılarak Fitre-Zekat gelirlerini bir havuzda birikimini sağlayıp üniversite gençliğimize sahip çıkılmalı, havacı yetiştirilmeli ve üniversite sıralarında parasızlık yüzünden “dolarların hatırı için Hristiyan olan, papaz olan” gençlerimizi kurtarmalıyız. Bunları Allah bizden soracaktır.

 

Uzun lafın kısası;

 

            İs yaparken, konuşurken, yaşamının her devresinde bilinçli insanlara ihtiyacımız vardır. Hani ne demişler; “Bilgili düşman, cahil dosttan iyidir.”

 

            Saygı, sevgi ve selamlarımla…

 

 



Bu Haber 984 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI