Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
4 Ekim 2013 Pazar
İSMAİL SARI
“Dinimizi Değiştiririz, Partimizi Değiştirmeyiz! ”

Sabit fikirli olmak, sapla samanı birbirine karıştırmak, burnumuzun doğrusuna gitmek ve kendi doğrularımızdan başka doğru tanımamak konularında sicilimiziN epeyce karışık olduğu bir toplum yapısına sahibiz. İçimizde, birlikte yaşadığımız bir çok insana; ortak alarak kabul görmüş, gün ışığı gibi açıkta olan bağzı gerçekleri anlatmakta çok zorluk çektiğimizi çoğumuz biliriz.

 

Bir siyaset döneminin arifesinde bulunuyoruz. Öyle abuk-sabuk konuşmalara tanık oluyoruz ki, sadece gülerek geçmek zorunda kaldığımız zamanlar çok oluyor. Bilenler bir konuşuyorsa bilmeyenler, en az on tane katarak konuşuyor. Bilmediği halde çok biliyormuş gibi havalara giren, çenesi de laf yapan bazı cahil tipler; öyle oluyor ki bir sürü insanı kandırarak yönlendirebiliyor. Siyasette, anarşik olaylarda ve bazı toplumsal eylemlerde bu durumu çoklukla görebiliyoruz. Eğitim seviyemizi belirli düzeye getirememiş olmanın sıkıntısını çekiyoruz. Cahil olduğu halde çene ustaları, etraflarında kandıracak kimse bulamayınca etkin de olamazlar. Bizler henüz toplum olarak o kültür seviyesini yakalayamadık.

Birkaç sene önce Çankırı’da görev yaparken berberde tıraş oluyordum. Bir müşteri daha geldi. Selam-kelamdan sonra oturdu. Berberin eski bir müşterisi olduğunu, konuşmalarından anladım. Çay söyledi ve sohbete başladılar. Şimdiki gibi bir seçim arifesiydi. Koyu siyaset konuşmaları başladı. Adam, kelli-felli bir köy ağası görünümünde idi. Öyle kesiyor, öyle atıp-tutuyor ki, sanırsın kendi başına ülke yönetiyor. Konuşmasının bir yerinde “ biz, dinimizi değiştirir partimizi değiştirmeyiz “ demez mi; beynimden vurulmuşa döndüm. Böyle bir ifade insanı, İslam inancından tertemiz çıkarır. Geri ki dinlere karışmam. Ben henüz o berberin yeni müşterilerinden olduğum için hiç sohbete girmedim. Bir daha da o berbere tıraşa gitmedim.

Bugün halen aynı cahillik düzeyinde insanlarımızın olduğunu görmekten çok huzursuz oluyorum. İşin daha çok üzüldüğüm yanı, bazı öğrencilerimin de bu ölçülerde hareket ediyor olması. Partilerimizin ayrı olması nedeniyle selam vermekten kaçınan öğrencilerimi görünce üzülüyorum. Hatta bir öğrencim, geçenlerde sohbet ederken Ak Parti hükümetlerini kastederek “ Bunlar memleketi hepten sattılar hocam “ deyince, sadece güldüm. Bu kadar kısır bir siyasi düşünceye, yapacak başka bir şey yoktu. Kim, neyi satıyor. Özelleştirme bugün aklı başında olan bütün devlet yöneticilerinin uyguladığı bir sistem. Rahmetli Özal ile Necdet CALP’ın bir siyasi atışmasını hatırladım: Turgut Özal, iktidara geldiğinde özelleştirme yapacağını ve Boğaz köprüsünü de bu bağlam da satacağını söyleyince rahmetli Necdet CALP, “ biz varken hiçbir şey satamazsın ” diyerek çok sert bir muhalefet etmişti. Turgut Özal iktidar oldu; çok şeyleri özelleştirdi. N.CALP muhalefet oldu; hiç sesini bile çıkartmamıştı. Ne memleket satıldı, ne de ülkeye bir zarar geldi.

Benim parti anlayışım, devlet yönetimi anlayışındaki, farklı fikir ayrılıklarından başka bir şey değildir. Partiler bugün vardır, yarın yoktur. Partiden ne din olur, ne de iman olur. Din ile partileri ve siyasi düşünceleri asla karşılaştırma yapamayız. Siyasi düşünceler de dini inançların önüne geçemez. Çok tehlikeli ve yanlıştır. Her şeyi dozajında tutmayı bilmeliyiz.

Saygı, sevgi ve selamlarımla…



Bu Haber 1455 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI