Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
13 Aralık 2013 Pazar
İSMAİL SARI
Kelimeler Silah, Meclis Kürsüsü Felâh (Serbest, Rahat); Atınız Ağalar !..

Milletin Meclisinde, milletin vekilleri öyle laflar ediyorlar ki, çoluk-çocuğumuzla birlikte dinlemekten arz ediyoruz. Bizler, bu vekilleri milletin tepesinde milleti utandıracak işler yapsınlar diye mi seçip gönderiyoruz, Türkiye Büyük Millet Meclisine.

 

Bir süre tutuklu (suçlu veya suçsuz; onun kararını yargı verecektir), kaldıktan sonra serbest bırakılan CHP İzmir Millet Vekili ve gazetece Mustafa BALBAY, 10 Aralık Salı günü TBMM’de yemin ederek Millet Vekilliği görevine başladı. Önce kendisi ve ailesi, daha sonra da ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olsun, diyorum. Sayın Balbay, ayağının tozu ile Meclis Kürsüsünden yaptığı konuşmada, Dışişleri Bakanı Sayın Ahmet DAVUTOĞLU’nu eleştirmek amaçlı bir espri yapmak istediğini tahmin ettiğimiz şu ifadeyi kullanıyor: “Sayın Davutoğlu’nu dinlerken soyadının başından “D” harfinin düşmüş olduğunu düşünüyorum.” Yani “Avutoğlu” şekline gelince, milletin kürsüsünden milleti avutuyor, demek istediğini anlıyoruz. Sayın Davutoğlu, o anda mecliste cevap vermiyor da (nedenini bilmiyoruz) gazetecilerin sorusu üzerine şu ifadeyi kullanıyor: “Sayın Balbay’ın soyadının başından “B” harfini kaldırırsak, kendisini “Albay” zannederek darbe hazırlıklarına katılmış olur ve suçlamaları kabullenmiş anlamına gelir, dememi mi bekliyordu?” diyor. Bu ifadeler, benim haber programlarından aldığım ifadeler olup tırnak içindeki sözler aynen onlara ait olmayabilir.

 

Ben, bu konuşmaları bir edebi sanat olarak dikkate aldım ve üzerinde durmak istedim.

Kelimelerle atışmak, dövüşmek, muhatabımızı etkisiz hale getirmek, bizim edebiyat tarihimizde ağırlığı olan bir çeşit sanattır. Sayın Mustafa BALBAY’ın yazar olması ve dolayısıyla edebiyatçı olması nedeniyle bu sanatımıza katkıda bulunmuş olması takdire şayandır. Aynı ölçülerde, Sayın Davutoğlu’nun da iyi bir edebiyatçı olduğu anlaşılıyor. Sayın Balbay’ın esprili eleştirisine daha güçlü bir politik ifade ile karşılık veriyor. Edebiyatımıza zenginlik katması yönü ile bu atışmayı, kavgayı, dövüşü takdir ediyorum ve kutluyorum.

 

Ancak:

Meclis Kürsüsünün mahremiyetine saygıyı da halk olarak tüm vekillerimizden beklemek hakkımızdır. Çünkü o kürsü, milletin kürsüsüdür. Ona yakışmayan her davranış millete saygısızlık sayılır.

 

Sayın vekillerimize diyoruz ki, Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsü halkın kürsüsü olarak bizimdir. Bizi incitecek söz ve davranışlarınızı affedemiyoruz. Lütfen bizim duygularımıza saygılı olmanızı sizlerden bekliyoruz.

 

BDP Muş Milletvekili Sırrı SAKIK’ın, Meclis kürsüsünden Diyarbakır Ak Parti Milletvekili Oya ERONAT’a karşı; “Çocuğunun acısının keyfini çıkaran kadın, ses sus!” diyerek azarlaması hangi etik (Felsefi ahlâk) ve ahlâk kuralı (dini ve örfi ahlâk) ile izah edilebilir, soruyorum? Bu sözü ile millet vekili kaç tane bağrı yanık annenin veya terör mağduru ailenin bağrına kurşun sıkmıştır. Milletin kürsüsünden edilecek söz mü bunlar? (Oya Hanım’ın çocuğu terör kurbanı olmuştu. Bu bağrı yanık anneyi Ak parti milletvekili yapmıştı.)

 

Değerli Okuyucularım,

Türkiye Büyük Millet Meclisinin asıl sahipleri olan bizler, sesimizi çıkarmazsak vekillerimiz kendilerini lâ yüs’el (sorumsuz) sanıyorlar.

 

Saygı, sevgi ve selamlarımla… 



Bu Haber 807 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI