Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
2 Ocak 2014 Pazar
İSMAİL SARI
Yılbaşı Eğlenceleri ve Düşündürdükleri

Okuyucularımın öncelikle yeni yılını kutluyor; sağlık, mutluluk ve hayırlı bir yeni yıl dileklerimi sunuyorum. Tarihin derinliklerinde ve günümüzde takvim yıllarının farklı şekillerde, değişik anlayışlarla uygulandığını ve uygulanmakta olduğunu biliyor ve görüyoruz. Hepsinde değişmeyen bir esas var ki, o da; Takvim uygulamalarının ya gökteki “Ay”ın ya da “Güneş”in hareketlerine bağlı olarak ayarlanması ve hesaplanmasıdır. Yani, yıllar ya “Ay yılı” ya da “Güneş yılı” olarak adlandırılır. Eski anlatımı ile “Kameri yıl” ve Şemsi yıl”dır. Her iki uygulama, tarih boyunca yan yana yaşanarak devam etmiştir. Günümüzde de aynıdır.

 

İlahi Dinler (Allah tarafından gönderilen dinler), genel olarak “Ay yılını” esas almıştır. Yani Ay’ın gökteki hareketlerine göre ayarlanan takvim ve hesapları daha uygun görmüştür. Nedeninin Oruç ve Hac ibadetlerinin bütün yılın değişik mevsimlerine denk gelmesini sağlamak olduğunu tahmin edebiliriz. İslam Dini olan dinimizde namaz ibadetinin de güneşin hareketlerine göre ayarlandığını biliyoruz. Dolayısı ile Müslümanların hem ay yılını hem de güneş yılını ve hesaplamalarını bilmesi gerekiyor. Bu nedenle, İslam tarihinde öncelikle gelişen ilim “Rasat= uzayı gözleme ilmi olmuştur.” Çünkü günlük ibadet olan Namazın vakitlerini ayarlamak en önemli bilgi sayılmıştır. O nedenle Müslümanlar için ay yılı da güneş yılı da önemlidir.

 

Bu münasebetle ben diyorum ki;

1-       Camilerimizde hocalarımızın, “Ay yılı” bizim; “Güneş yılı” Hıristiyanlarındır. Bu nedenle bizim güneş yılı başını kutlamamız yanlıştır, şeklindeki açıklamalarını doğru bulmuyorum.

2-       Yaşanan bir hayatımız vardır. Dini açıklama ve bilgilendirmeler gerçeklere uygun olmalı ve yaşanan hayata yön verici ve rehberlik yapıcı olmalıdır.

3-       Müslümanların çocukları da yaşadıkları ortamın gidişatına uyum sağlamak zorunda kalarak yılbaşı programlarının çeşitli kademelerinde yer almakta ve istenilmeyen ortamlara bile belki yuvarlanıp gitmektedir.

4-       Televizyon yapımcıları ve seyircileri de, hepsi değilse de bir kısmı müslümandır. Onları  da kucaklayıcı açıklamalar ve bilgilendirmeler yapılmalıdır.

 

Sonuç Olarak :

Yılbaşı kutlamaları, tamamen yabancılar örnek alınarak yapılıyor ve dinimizin hiç tasvip etmediği programlar ortalığı kasıp kavuruyor. Şunları yapınız, şunları yapmayınız şeklinde uyarılar yapılmalıdır. O da bizim, bu da bizim gibi kucaklayıcı tavırlarla ve bilgilendirmelerle bir DENGE kurulmalıdır. Bu dengesiz gidişat Müslümanların başına bir sürü felaketin gelişine yol açar. Çünkü Müslüman, hem dünya hem de ahiret mutluluğunu isteyen kişidir. Diğer insanları Allah (c.c.), dünyalık olarak tanımlıyor ve şöyle buyuruyor; “Dünyalıklara, dünyada istediklerini noksansız olarak veririz. Çünkü ahrette itiraz hakları olmasın.”

 

Yılbaşında işlenen kötülüklerin dengelenmesi için Müslümanlar o geceye has, fazladan dua ve ibadetler yapmalıdır. Nasıl olsa bu yılbaşı bizim değilmiş deyip biraz daha fazla uyuma yerine daha fazla ibadet yapılmalıdır ki, denge kurulsun. Bunu da camilerimizde halka hocalarımız anlatmalıdır.

 

Saygı, sevgi ve selamlarımla…

 

 



Bu Haber 649 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI