Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
9 Ocak 2014 Pazar
İSMAİL SARI
Yatarak Cennet Beklemek

Yeni bir yıla başladık. Allah (c.c.) hepimiz için hayırlara vesile kılsın. Yılbaşı büyük ikramiyesi adı altında milli piyango biletleri satıldı ve satıcı gişelerinin önlerinde sel gibi insan kuyrukları gördük. Çeşitli kanalların haber muhabirlerinin, bu kuyruklarda bekleyen veya biletini almış giden insanlarla yaptıkları söyleşiler, televizyon kanallarına yansıdı; seyrettik, dinledik, izledik.

 

Muhabirler soruyordu: “Büyük ikramiye size çıksa ne yapmayı düşünüyorsunuz?” Verilen cevapların hepsinin ortak bir ANA TEMASI vardı. Mutlaka bir hayır kurumuna katkıda bulunmak veya yapmak. Kimisi okul yaptırıyor, bazıları cami yaptırıyor, birileri de çeşme veya yol yaptırıyorlardı.

 

Temel ile Dursun balığa çıkmışlar. Epeyce balık tuttuktan sonra dönmek üzere iken bir fırtına bir fırtına ki, dalgalar balıkçı motorunu yiyecek. Temel direksiyonda dalgalara direnmek için mücadele verirken Dursun dua ediyor: “Ya Rabbi, bu musibetten kurtulursak balığın şu kadarını fakirlere vereceğiz…” Dua devam ediyor ve fırtınanın şiddeti gittikçe artıyor. Tehlike arttıkça Dursunun da balık sadaka oranı artıyor. Son olarak Dursun; “Ya Rabbi, bu beladan bizi sağ-sağlim kurtarırsan balığın tamamını fakirlere hibe edecuuuk…” Temel, dayanamıyor; “Ula Dursun! Bu kadar zahmetten sonra eve boş mu gidecuuuk?..” Dursun sesini kısarak Temel’in kulağına, “Sesini kes! Ben Allah’ı kandırmağa çalışıyorum…” diyor.

 

Değerli okuyucularım, mantık hep aynı mantık değil mi? Nice büyük ikramiye alanları gördük; ne hayır var ne hasenat. Parayı alan ortalıktan kayboluyor.

 

Kendimizi kandırdığımızın bir farkına varabilirsek; işte o zaman, kazandığımız “an”dır.

 

   Tasavvuf yârânının ileri gelenlerinden İbrahim ETHEM, bir gece eşi ile yatarken eşine; “Allah (c.c.) bizleri böylece Cennette de birlikte mutlu kılsa…” diyerek niyazda bulunuyor. O anda, ahşap evin tavanı tepelerine yıkılacak şekilde bir gürültü, bir koşuşturma ki, kıyamet kopuyor. Şaşırıyorlar. İbrahim ETHEM, can havliyle bağırıyor. “Heyyy!.. Kim var orada, nedir o!..” Derinden ve yüksek tonla bir ses:

   --- Develerimi otlatıyorum!.. Rahatsız mı oldun?

   İbrahim ETHEM:

   --- Tavanda deve mi otlatılır, orada ot olur mu?

   Derin ses cevap veriyor:

   --- Sen eşinin sıcak yatağında Cennet istiyorsun; orada cennet olur mu?” deyince İbrahim ETHEM yataktan fırladığı gibi yıllarca evini, diyarını terk ediyor. Uzak diyarlarda, Allah dostu olmak için çile çekiyor. Sonunda İbrahim ETHEM HAZRETLERİ olarak evine dönüyor.

 

   Sevgili Dostlar

 

   Ayaklar yere basmalı, gerçekçi olmalıyız. Hayal aleminde uçarak, çalışıp çabalamadan hiç bir şey elde edilemez. Emeksiz olarak elde edilenin de hayrı olmaz.

 

   Saygı, sevgi ve selamlarımla…                



Bu Haber 742 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI