Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
23 Ocak 2014 Pazar
İSMAİL SARI
Tilki, Kuyruğu ve Toz-Duman !

Tilki, kurnazlığı ile bilinen bir hayvandır. Cenab-ı Hak, her canlıya bir farklı özellik vermiş. Tahtakurularının, uzak mesafeden insan kokusunu alarak kendi aralarında haberleşmek için çıkardıkları sesleri değerlendiren ABD ordusu, meşhur Kore harbinde tahtakurularına nöbet tutturmuşlardır.

 

Bir “Safari” programında tilkinin kurnazlığını şöyle seyretmiştim: Bir aslan, uzunca kovalamadan sonra tilkiyi yakaladı ve yere serdi. Tilki ölmüştü ve aslanın önünde uzanmış yatıyordu. Aslan, biraz dinlendikten sonra avını yiyecekti. Kocaman ağzını açmış, bol bol nefeslenirken etrafı seyrediyordu. Tam bir ölü numarası yapan TİLKİ, aslanın önünden aniden fırladığı gibi kaçıp gitti. Aslan, olayı fark ederek yerinden kalkıncaya kadar tilki, gözden kayboldu.

 

Tilkinin kuyruğu, vücut yapısına oranla bayağı uzundur. Öyle yaratılmıştır. Elbet ki boşuna yaratılmamıştır. Bir görevi vardır. Tilki, tavuğu kapınca kuyruğunu yere sürüyerek kaçarken ortalığı toza-dumana karıştırırmış. Amacı, avcının hedefi olmaktan kendisini korumak ve canını kurtarmaktır. Yani kendisi av kaparken avlanmaktan korunmaktır.

 

***                      ***                   ***

 

Bu tilkili örneklerle girişten sonra gelelim güzel ülkemizdeki toz-duman, siyasi ve cemaatsal çatışmalara. Gülünecek ve ağlanacak hallerle karşı karşıyayız. Gülmek  de ağlamak da deşarj olmayı sağlar. Sevinçten çatlayacak hale gelen bir insanın biriken enerjisini, güçlü bir kahkaha yerle bir eder. Hırsından çatlayacak hale gelen bir insanın enerjisini de birkaç damla göz yaşı, yok ediverir. Ancak, akla mantığa uymayan bir olay meydana gelirse, bunun hırsından biriken enerjiyi ancak gözyaşları ile bağırarak atılan kahkahalar boşaltabilir. Onun için dedim, gülerek ağlamamız gereken, toz-duman bir ortamdan geçiyoruz, diye. Birkaç örnek vermem gerekirse:

 

1-               İran’a aha vurdu-vuracak diyerek dünya kamuoyunu kendisine baktıran ABD, İran’la sarmaş-dolaş olurken, Türkiye ile İran’ın arasını açmak için olmadık alicengiz oyunları dönüyor ortalıkta.

2-               Irak petrollerinin bir kısmı Türkiye üzerinden Akdeniz’e akıtılınca ve para transferleri Türkiye Halk Bankası üzerinden yapılmağa başlanınca, yeryerinden oynadı ve bir katakülle ile Halk Bankası devreden çıkartıldı.

3-               Suriye’yi bir karıştırdılar, kamburunu Türkiye’ye yıkmak için akla hayale gelmeyen entrikalar çeviriliyor.

4-               Bir sürü oyunlarla Osmanlı’ya yaptıkları gibi, Türkiye Cumhuriyeti  Devletini de hasta adam durumuna düşürmek üzere iken kaşın başından kurtaran Başbakan Sayın Recep Tayip ERDOĞAN düşmanlığı, Gezi olayları ile birlikte gün yüzüne çıkarak 17 Aralık “Dost-Modern Darbesi” ile birlikte zirveye tırmandırıldı.

 

Bütün Bunlar Olurken:

   İşin en üzücü tarafı;

a-               Cemaat grubu veya hizmet grubu mensuplarının bir kısmının bu işlerde kullanılıyor olması,

b-               Muhalefet partilerinin de, “Bunlar yapılıyorsa bu hükümete karşı yapılıyor, bize ne?” edası ile olup-bitenlere alkış tutuyor olması,

c-               Devletin gizli kalması gereken bazı sır işlerinin veya işlemlerinin pervasızca, kişisel veya ideolojik çıkarlar uğruna deşifre edilmeğe çalışılmasıdır. (TIR olaylarında olduğu gibi).

 

 

Bir tek soru soracağım ve herkesi düşünmeye davet edeceğim.

Bütün olup-bitenler, başkaları adına yapılmıyor ise ve gerek hizmet grubu, gerekse muhalefet partilerinin iddia ettikleri gibi birer hak arayışı veya hırsızlık operasyonları ise; ikinci İstanbul kanalı açılması, üçüncü boğaz köprüsü ve İstanbul’a yapımına başlanan üçüncü hava alanı ile bu insanların ne işi olabilir ki, yapılmamasını istiyorlar. Ve operasyonlar, bu işleri alan müteahhitlere yönelik oluyor?

 

Değerli Okuyucularım !..

 

Oyunlar, çok açık oynanıyor ve Hükümete karşılığın çok ötesinde  Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı oynanıyor. Aklımızı başımıza almamız ve altıncı hislerimizi biraz devreye sokarak perdelerin arkasını da görmeğe  çalışmamız gerektiğine inanıyorum.

 

Saygı, sevgi ve selamlarımla…  



Bu Haber 1466 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Başlık : sapsarı Tarih : 7 Şubat 2014 / Pazar Üye Adı :süleyman
sayın İsmail Bey eleştirilerin yayınlanmaması bile sizin karşımda sapsarı olduğunuzun resmidir.Gerçekten bugüne kadar yazdıklarınızın tutarsızlığı karşısında susmanızı anlarım ama sansürcülüğü bana izah edemezsiniz.
Başlık : Eleştiri yasak Tarih : 4 Şubat 2014 / Pazar Üye Adı :süleyman
Bir makale yazarının hemde öğretmen kimlikli,eleştiriye kapalı oluşunu anlayamıyorum.
Başlık : Tilkiler Tarih : 31 Ocak 2014 / Pazar Üye Adı :süleyman
Hangi tilki kurnazlığıdır bilmem eleştirell yazıları yayınlamaya müsaade edilmez bu satırlarda. Allahtan siz yayınlamazsanızda halk gerçekleri nher gün daha iyi anlıyor.Balçık ne yapsanız da kapanmıyor
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI