Pazartesileri ikinci sayfada yazdığımız “YAZILI TARİH” bölümünde geçen hafta Lozan anlaşmasının yapıldığı Lozan’ı ondan önceki haftada Zürih’i yazmıştık.
Çoktandır, arkadaşlarım, uzun yıllar kaldığım bu şehirlerdeki anılarımı yazmamı istiyorlardı. Bunların Ünye ile ilgisi olmadığını düşünerek bugüne kadar önemsememiştim. İlk defa geçen hafta bu anılardan bölümler yazdım. Umarım sıkılmamışlardır.
Yurtdışında kaldığım yıllarda en büyük isteğim iki yeri kesin görmekti.
Lozan ve Sevr.
Önce Lozan’a gittim
Bir Pazar günü Zürih’ten trenle Cenevre’ye, oradan vapurla Lozan’a geldim. Anlaşmanın yapıldığı şato’nun içine girdiğimde tüylerim diken diken olmuştu.. Ne yazık ki görüşmelerin yapıldığı oda kapalıydı, Çarşamba günleri açılıyormuş.
Eğer siz Lozan anılarını okumadıysanız, hemen eski sayıları bulun ve gelecek Pazartesi de gazetenizi şimdiden ayırtın, hiç kimsenin bilmediği anlaşmayı halen tanımayan dost devlet kim onu yazacağız.
Türkiye Lozan’da yeniden kurulmuştu. Lozan’da imzalanan bu anlaşma ile Türkiye bağımsız bir devlet olarak tanınmıştır. Leman gölü kıyısındaki (Chateau d'Ouchy) (Uşi Şatosu)nda İsmet İnönü ve arkadaşları günlerce anlaşma maddelerini tartışmışlardı
Sonra Sevr’e gittim..
Sevr Paris’in bir banliyösüdür. Anlaşmanın yapıldığı binanın yüzü anlaşma kadar çirkin, soğuk ve sevimsizdir.
Lozan’a nasıl gelmiştik?
Sakarya’dan tozlu çizmelerle.
Sakarya’da dünyayı hayrete düşüren meydan savaşı bakın nasıl kazanılmış?
Sakarya savaşında 4000 süvariden oluşan süvari gurubunda sadece 118 kılıç vardı, geri kalanı ellerinde sopalarla düşmana saldırdılar.
Asker yalınayak subaylarda çarık vardı.
Beşinci tümenin son alayını taşıyan tren odun bittiği için yolda kaldı. Alayın Yunan ordusundan önce Sakarya’ya yetişmesi şarttı. Önce vagonların ahşap duvarlarını sonra vagonların tabanlarını sonra cephane sandıklarını yakarak bir demir yığını halinde cepheye geldiler.
Sakarya savaşında 5700 şehit verdik. 17.700 yaralı vardı. Yaralılar Ankara da hastaneler yetmeyince Çankırı’ya gönderildiler, neyle biliyor muunuz?
Yaya olarak.
Olağan üstü yokluk ve fakirlik içinde verilen bir savaştı Sakarya.
Sakarya savaşının meçhul Ünyelileri
Sakarya savaşında Ünyeliler de vardı. Cepheden çok yaralı geliyordu, trenle Samsun’a oradan deniz yolu ile Ünye’ye. Hafif yaralıları aileleri alarak köylerine götürdüler. Ağır yaralılar Ünye’de iki bina hastane haline getirilerek yerleştirildiler. Evlerden biri bugün duruyor, biri yıkıldı şimdi yerinde Meçhulasker okulu var.
Kiliseye ait bu binayı Rumlar Sakarya savaşından önce terk etmişlerdi.. Hastane haline getirilerek yarlılar burada tedavi edildi, birçoğu da burada hayatlarını kaybettiler. Bina Cumhuriyetten sonra önce ilkokul oldu.. Okulun adını burada hayatlarını kaybeden meçhul askerler anısına MEÇHULASKER İLKOKULU koydular. Otuzlu yılların ortalarında burası ortaokul olunca, Meçhulasker ilkokulu biraz aşağıya taşındı. Ben bu ikinci binasında okudum bina Rumlardan kalma rahibe okuluydu..
Lozan"ı tanımayan tek ülke ve dost sandığımız düşman Lozan anlaşmasını imzalamayan tek ülke bir müttefikimizdir, halen Lozan’ı tanımayan tek ülkedir. Bu ülke hangisidir? Pazartesi günü ikinci sayfada “YAZILI TARİH” te
Şok geçirdiler İsmet Paşa, görüşmeler sırasında salonun kapısına “Amerikalıları istemiyoruz” diye bir yafta astırdı. Newyork Times 23 Kasım 1922 tarihli nüshasında, salonunun kapısında “Amerikalıları istemiyoruz” yazdığını, bildiriyordu. Şaşkına dönmüşlerdi..
Bir akşam, İngiliz delegesi Lord Curzon İsmet İnönü’ye şöyle dedi:
"Aylardır görüşüyoruz, anlayış göstermiyorsunuz, reddettiklerinizi cebimize koyuyoruz, yarın gelecek bizden yardım isteyeceksiniz. O zaman, cebimize koyduklarımızı çıkarıp önünüze koyacağız."
Dedikleri çıktı.. Seksen yıl sonra kapılarını çaldık. Dediklerini aynen yaptılar o gün reddettiklerimizi tek tek çıkarıp önümüze koydular, o gün alamadıklarını bugün almaya çalışıyorlar.
Pazartesi günü ikinci sayfada “YAZILI TARİH” te
Zürih nere Ünye nere (3)
Servi imzalayıp Lozan’ı halen tanımayan müttefikimiz.