Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
2 Mayıs 2014 Pazar
İSMAİL SARI
Davut Peygamber’in Eti

İslam tarihinde çok anılan bir Lokman Hekim vardır. Kur’an-ı Kerim’de de onun adı ile bilinen bir sure vardır. Lokman (a.s) için peygamberdir, diyenler olmuşsa da büyük çoğunluk İslam bilginlerinin kanaati, onun bir hikmet sahibi kişi olduğu noktasındadır. Eyüp Peygamber’in akrabası olarak bilinir.

Lokman Hekim, nazari bilgiler (duyu organları ile öğrenilen madde bilimleri) yanında, tasavvufi yön dediğimiz manevi bilimler konusunda da meleke sahibi bir insandır. Bir başka söyleyişle, altıncı hissi de gelişmiş bir halk bilginidir, halk hekimidir.

Bir gün Davut Peygamber, Lokman Hekim’den bir koyun keserek en iyi yerinden iki parça ET getirmesini istemiş. Lokman Hekim, hayvanı kesmiş ve dili ile yüreğini (kalbini) Davut Peygamber’e getirmiş. Birkaç gün geçtikten sonra Davut Peygamber Lokman’dan, tekrar bir hayvan daha keserek bu sefer en kötü yerinden iki parça et getirmesini istemiş. Lokman Hekim, tekrar aynı parçaları göndermiş. Davut Peygamber nedenini sormuş. Verilen cevap, çok enteresan; “Bu ikisi iyi olursa, bunlardan daha iyisi; kötü olursa, bunlardan daha kötüsü olmaz.” demiş, Lokman Hekim.

 

***                      ***                   ***

 

Kur’an-ı Kerim’in Lokman suresinde Cenab-ı Hak (CC.), Lokman Hekim’in oğluna tavsiyelerini bir örnek olarak şöyle anlatıyor:

“Lokman, oğluna öğüt vererek: Yavrucuğum! Allah’a ortak koşma doğrusu şirk, büyük bir zulümdür, demişti” (Ayet:13)

 “Yavrucuğum! Yaptığın iş (iyilik veya kötülük), bir hardal tanesi ağırlığında bile olsa ve bu, bir kayanın içinde veya göklerde yahut yerin derinliklerinde bulunsa, yine de Allah onu (senin karşına ) getirir. Doğrusu Allah, en ince işleri görüp bilmektedir, her şeyden haberdardır.” (Ayet:16)

 “Yavrucuğum! Namazı kıl, iyiliği emret, kötülükten vazgeçirmeye çalış, başına gelenlere sabret. Doğrusu bunlar, azmedilmeye değer işlerdir.” (Ayet:17)

 “Küçümseyerek insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Zira Allah, kendini beğenmiş öğünüp duran kimseleri asla sevmez.” (Ayet:18)

 “Yürüyüşünde doğal ol, sesini alçak tut. Unutma ki, seslerin en çirkini merkeplerin sesidir.” (Ayet:19)

 

***                      ***                   ***

 

Bu öğütlerde dile getirilen hususların hepsi, dil ve kalple ilgilidir. İnanmak, şirk koşmak, iyilik veya kötülük yapmak, ibadet etmek, sabretmek, başkalarını küçümsemek ve büyüklenerek kibirli davranmak… Başkalarına bağırıp azarlayarak hakaret etmek, amaçsız ve hedefsiz kaba ve çirkin sözler, merkep anırmalarına benzetilerek yerilmektedir.

Değerli okuyucularım!

Toplumumuz içinde öyle çok kibirli insanlar var ki, etrafına tafra saçıyor kimseyi beğenmiyor; bazen bulunduğu makam ve mevkiden, bazen mal varlığından, bazen çoluk çocuk ve çevresinin çokluğundan güç alarak etrafına zulüm ediyor, yanına yaklaşılmıyor. Bu tip insanlar bir süre sonra Allahın bir sillesini yiyor ki, dünyada  tek başına kalıyor. Çünkü kibrin hasmı, Allah’tır. “Kalbinde bir hardal tanesi kadar kibir olan kimse, Cennete giremeyecektir.” Buyuruyor Peygamberimiz (a.v)

Saygı, Sevgi ve Selamlarımla…

 



Bu Haber 1494 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI