7 Temmuz 2009 Pazar
YAŞAR KARADUMAN
Sebile Hanım Konağı
yasar.karaduman@gmail.com

Diğer turizm şehirlerindeki gibi bizim de bir “KONAK” otelimiz oldu.  Restore edilen eski bir eve “Sebile Hanım Konağı” adı verilmiş.. Umarım bu tür isimler ve konaklar çoğalır Ünye’de.. Hasan Bey’i kutluyorum.. Konağı bana Hasan Bey’in kızı hukuk öğrencisi Sebile Zeynep gezdirdi ve anlattı, güzel ve ilgili kızımız odaları tek tek gösterdi. Avrupa’dakiler gibi düzenli bir aile işletmesi intibasını bıraktı bende.

Bir mimar veya eski eserler uzmanı olmadığım için restorasyan konusunu  uzman arkadaşlarıma bırakarak konağı beğendiğimi hele gece ışıklandırılmış şeklinin çok hoş, odaların düzenli ve konağın adına uygun  olduğunu, dekorların ve objelerin bir ikisi dışında yerlerine yakıştığını söylemek istiyorum..

Girişte eski bir piyanonun üzerine konulmuş tablodaki bayanı ben konağa adını veren “Sebile Hanım” olarak algılamış (genelde öyle bir kanı uyandırıyor) ve sormuştum, konağın müdürü, dekor olarak konulduğunu söylemişti. Ertesi akşam gittiğimde Hasan Beyin Bey’in eşi Nedime Hanım’dan, tablodaki bayanın halası olduğunu öğrendim. Konağa adını veren “Sebile Hanım” konağın sahibi Hasan beyin (Hasan Şimşek) annesidir.

İsim konağa çok yakışmış. Piyanonun üzerindeki ve ilk bakışta, “Sebile Hanım” ın portresi kanısı uyandıran tablonun salonun atmosferi ve dekoruna uymadığını algıladım.  Yurt içinde ve dışında bu tür yerleri bilen ve biraz da kıyısından köşesinden tarihe ve bulaşmış biri olarak burada farklı bir tablo olmasını arzu ederdim.  Tablodaki bayanın kıyafeti konakta yaşanılan zaman dilimine uymamış. Buraya, ikiyüz yıl öncesi Osmanlı giyim tarzını yansıtan feraceli, şemsiyeli ve bindallı kaftanı ile bir bayan tablosu daha çok uyardı.

Konağa Hasan Bey’in yeni satın aldığı günlerde bir araştırma için Ünye’nin belediye eski başkanı Rahmetli Hüsrev Yürür’ün dayısı Ünyeli Servet-i Fünun şairi Ziya Behlül Bey’in evrak-ı metrukelerinin burada bir sandıkta olduğunu bilgisi üzerine gitmiş ve konağı fotoğraflamıştım, restorasyonda aslına uyulmuş.

O gün konağın bodrumunda bulduğumuz iki sandıktan biri boştu. Birinde  Osmanlıca bir sürü el yazması defter, eski gazeteler, eski senetler, tapular, diplomalar vardı. İçinden şaire ait olabileceği düşüncesi ile birkaç defter ve evrak alarak sandığı iyi muhafaza etmesi için Hasan Beye teslim ettim.  Muhafaza etti mi etmedi mi bilmiyorum.. Aldığım evraklardan bir tanesini çerçeveletip konağa asması için Hasan Beye vereceğim.

Hasan Bey’in yine belediye eski başkanlarından Burhan Artur’un kızından aldığı konak iki yüz kadar önce yapılmıştı. İlk sahibi ve ya yaptıran Pamukçuoğulları adında bir aileydi. Pamukçuoğullarının bizim tanıdığımız iki ünlü akrabası vardı, biri bestekar Ulvi Cevat Erkin diğeri ise dışişleri eski bakanı Feridun Cemal Erkin. Bu iki ünlü kişi Ünyeliydi.

Ben çok genç bir gazeteci iken 1965 seçimlerinde milletvekilliği için Ünye’ye gelen ve Abdullah Haznedar’ın evinde kalan Feridun Cemal Erkin’le birkaç röportajım olmuştu.

Genelde konağın çevresi ve bahçesindeki bir iki uyumsuz görüntü dışında doğru ve yararlı bir iş yapılmıştır. İnşallah bu tür konaklarımız çoğalır, on tane kadar olduğu zaman Safranbolu ve Beypazarı ile yarışır duruma geliriz..

 

 



Bu Haber 547 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI