Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
17 Şubat 2015 Pazar
MUSTAFA KEMAL BABACAN
“Ülkemizde ve Dünyada Enerji Üretimi II”
babacan_muhendislik@mynet.com

Enerji kaynaklarımızın kapasitesi ve yeterliliği konusu, en çok bilgi kirliliğinin yaşandığı alandır. Hidrolik, kömür, doğal gaz, nükleer gibi ana enerji kaynaklarına ait değerlerin doğrusunu bulmak ciddi sorun olmaya başlamıştır. Kısacası kendi taraftar olduğu grubun sayılarını abartmak ve karşı olduğu grubun sayılarını da aleyhte değiştirme geleneği doğmuştur. Hele yenilenebilir (alternatif) enerjide abartmalar bir koro şekline dönüşmüş halkımız doğruyu adeta göremez, bulamaz olmuş, kime inanacağını şaşırmıştır. Birçok konferans ve sempozyumlarda 2015 ve sonrası için Türkiye'nin bir enerji krizi ile karşı karşıya kalabileceği konunun uzmanlarının ortak görüşüdür. Akıllı politikalar ile bunları aşmak elbette mümkündür. Elektrik üretiminde gelecek yıllardaki artış tahmini için Enerji bakanlığının iki senaryosu vardır ve bu senaryolar için gerekli tahmini yatırım tutarları şöyledir: Yüksek senaryo tüketimde beklenen yıllık artış için 3.200 MW yatırım gereklidir. Düşük senaryoda ise, yıllık artış için 2.500 MW yatırım gereklidir.

Akıllı ve planlı davranamaz isek, pahalı çözümlerin başında olan doğal gaz hemen kapımızda hazırdır. 2025 yılına kadar yaklaşık “düşük senaryoda 20 – 25 Bin MWyüksek senaryoda ise 30 – 35 Bin MW yatırımın işletmeye alınması gereğini kimsenin değiştirmesi olası değildir. Önce  elektrik üretimindeki yaklaşık maliyet fiyatlarını dünya ortalamalarını referans alarak yazalım ve yanına da yatırım sürelerini listeleyelim.

Doğal gazdan üretilen elektrik

:

4-10cent/Kwh

Yatırım süresi

:

1 yıl

Jeotermal üretilen elektrik

:

 3-4 cent/Kwh

Yatırım süresi

:

1-2 yıl

Kömürden üretilen elektrik

:

4-8 cent/Kwh

Yatırım süresi

:

4-6 yıl

Nükleerden üretilen elektrik

:

3-8 cent/Kwh

Yatırım süresi

:

4-6 yıl

Barajdan üretilen elektrik

:

2-3 cent/Kwh

Yatırım süresi

:

4-6 yıl (dünya ort.)

Listenin en önemli sonucu şudur; ucuz enerji üretimleri yatırımları uzun süreli, pahalı enerji üretim yatırımları ise kısa sürelidir. Elbette bu durum güncel teknolojik bir olgudur. Tartışılacak yönü de yoktur. Ülkemizi yakın gelecekte bir enerji krizi bekliyor cümlesindeki ana kasıt UCUZLUKTUR. Yoksa gecikseniz hatta hatalı politikalar sayesinde yatırımların gecikmesine bile sebep olsanız acil durumlar karşısında kapı daima açıktır ve doğal gaz bizi beklemektedir. Son 4 yıldır elektrik fiyatlarındaki liderlik doğal gaza aittir.

 

Aslında doğal gaz; elektrik enerjisi üretiminde aynen UYUŞTURUCUYA benzetilir. Alıştınız mı kurtulamazsınız ve zamanla da ekonomik olarak batağa sürüklenirsiniz. (1990 yıllarda 1.000 m3 gazı 60 $'dan alırken , 2014 yılı ortalaması Azeri gazını 349  $ , Rus gazını 429 $ , İran gazını ise 507 $ seviyelerinden aldığımız unutulmamalıdır.

Enerji yatırımının da bazı "kanunları" vardır. İyi ya da kötü bir politika uygulamanız halinde, neticelerini daima 4-5 yıl sonra alırsınız. Türkiye bu tuzağa ilk 1980'li yıllarda, ikinci olarak ta 1990'lı yıllarda düşmüştür. Zamanın hükümetleri genellikle yatırımlarda 3-4 yıllık gecikmelere sebep olmuş, sonuçta "denize düşen yılana sarılır" atasözüne uygun olarak, son krizde olduğu gibi "doğal gaza" sarılmıştır. İşte uygulanan bu kötü politikalar sayesinde 1994-96 yıllarında sıkıntıya giren elektrik sektörünü zamanın hükümeti doğal gaz kartını kullanarak kurtarabileceğini zannetmiştir. Yapılan pahalı kontratlar, satın almadığı gazın parasını bile ödeme şartları devletimizi, hazinemizi ciddi şekilde mağdur etmiştir. Sonuçta konu; sorumluların Yüce Divanda yargılanmasına kadar uzamıştır. Konut ısınmasında yararları tartışmasız olan doğal gazdan, elektrik elde etmenin faturasına birlikte göz atalım.

2014 yılı toplam doğal gaz faturamız 20 milyar dolardır. Bunun % 60 olan 12 milyar doları elektrik enerjisine çevrildi, kalan % 40 yani 8 milyar dolarlık kısmı konutlar ve sanayi de kullandı. Yukarıdaki görüldüğü gibi zamanında yapılan bir kömür veya nükleer santralden aynı elektriği elde etseydik, bu fatura ödenmeyeceği gibi yatırımı da ülkemize kâr kalacaktı. Çünkü ertesi senede aynı fatura nakit olarak yine sizi beklemektedir. G. Kore eski teknoloji bakanı Prof. Chung'un 2006 İstanbul toplantısında açıkladığı bir sayısal değe ibret vericidir. "Biz, 8 milyar dolarlık doğal gazdan elde ettiğimiz elektriğin aynısını 400 milyon dolarlık uranyumdan elde ediyoruz"!!  Ülkemizin 2014 yılında 12 milyar dolarlık doğal gazı elektriğe çevirdiği göz önüne alınırsa, bunun Uranyum yakıt karşılığı 600 milyon dolar olduğu açıktır. G.Kore'nin 20 Nükleer Santrali neden kurduğunu iyi sorgulamamız gerekir. Halen 2'sinin inşa halinde ve 6 sının da proje safhasında olmasının sebebi hep ucuz elektriği yakalamaktır Bu akıl gereği gelişmiş ülkelerin tamamında nükleere ayrılan payların büyüklüğü ile bir denge oluşturulur. AB‘nin ortalama % 32 nükleer oranı bu durumu açıkça ortaya koyduğu gibi, Fransa'nın % 80, İsveç, Belçika, Ermenistan, Slovenya, Slovakya, Ukrayna gibi ülkelerin % 50'ye yaklaşan nükleer oranları hep bu politika neticesi ortaya çıkan değerlerdir. Japonya, İsviçre, G. Kore, Almanya gibi ülkelerde ise bu oran % 35'ler civarındadır. 

Önümüzdeki yazımda enerji darboğazından çıkmanın yollarını tartışmaya devam edeceğiz.

 

 

 



Bu Haber 2858 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.