Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
20 Şubat 2015 Pazar
İSMAİL SARI
Özgecan Aslan Olayı ve Düşündürdükleri

Tarsus’da vahşice katledilen Özgecan Aslan’a Allah’dan rahmet kederli ailesine  de sabır ve başsağlığı dileyerek bu vahşetin hatırlattıklarını sıralamak istiyorum. Özgecan, bir öğrenci idi. Üniversitede veya ortaöğretimde olması çok önemli değil. Onun gibi binlerce öğrencimiz, günlük olarak ülkemizin bütün sathında seyir halinde. Bunların dışındaki toplum yapımızın bütününü düşündüğümüz zaman, gene binlerce genç kızlarımız, gelinlerimiz, ev hanımı olan gencecik bayanlarımızı da Özgecan’ın başına gelen olay kapsamında düşünürsek, olayın vahametini kendi nefislerimizin derinliklerinde hissederek acılı ailenin hissiyatına ortak olabiliriz. Görüyoruz ki yurt genelindeki tepki seli; insanlarımızın din, mezhep, siyasi düşünce, etnik farklılıklar gibi toplumsal farklılıkların hiç birini öne çıkarmadan, tamamiyle insancıl duygularla, ortak tepkide birleştiklerini gösteriyor. Olması gereken de budur. Toplumsal ortak tepkiler, alınması gereken önlemleri de kolaylaştırıyor. En önemli tedbirin yasal önlemler olduğunu biliyoruz. Yargıtay Başkanı sayın İsmail Rüştü CİRİT şöyle diyor: “Özgecan olayından sonra, idam cezasının geri getirilmesi konusundaki kamu oyu taleplerinin yüzde seksenleri bulduğunu görüyoruz.”

***                                  ***                               ***

Kişisel Önlemler Neler Olabilir ?

Kişisel önlemlerimiz, öncelikli ve zorunludur. Her konuda, kişisel önlemler veya kişinin en yakın çevresi olan aile çevresinin önlemleri önceliklidir. Aile çevresini de katarak kişisel önlemleri şöylece sıralamak istiyorum:

1- Kişinin öncelikle kendisini çok iyi tanıması gerekir. Özellikle gençlerin -kız veya bayan ve erkek oluşu fark etmez- fiziken, ruhen, zihinsel olarak ve biyolojik olarak güzel yaratılışlı oluşu, düşmanının da dostunun da çok olduğunu peşinen kabullenmesini gerektiriyor. Güzel yaratılış karşıtlarımız için cazibe (çekicilik) nedenidir. Öyle ise, kişisel önlemlerimiz bu bilinçle bağlantılı olmalıdır. Aileler de çocuklarına bu gerçeği öğretmelidir. “Kızım! Veya oğlum! Sen güzelsin, cazibelisin dikkatli ol; herkese veya her söze aldanma!” gibi uyarılarda bulunmalıdır. Bir atasözümüz vardır: “Arı’ya sormuşlar; kovanın, niçin bozulur? Arı cevap vermiş: Bal’ımın tatlılığından bozulur”.

2- Kişinin kendisi dışındakileri iyi tanıması gerekir. Kendisine iltifatlar varsa, öncelikle nedenlerini düşünmeli ve iyi değerlendirmelidir. Karşımızdakilerin, bizimle ilgili neler düşündüğünü çok kolayca tahmin edemeyiz. Ama, “Acaba benimle ilgili neler düşünebilir?” diye düşünmeliyiz. Özgecan’ın annesi; “Çok uyarıyordum; eline, beline, diline sahip ol, diyordum” şeklinde öğütlerini anlatıyor. Bunlar güzel öğütler. Ancak, yeterli değildir. Karşımızdakilerin bizimle ilgili duygu, düşünce ve bunlara bağlı olarak nasıl eylemlerde bulunabileceklerini tahmin etmek için gayret sarfetmeliyiz. Özgecan kızımız, biber gazı taşıyormuş. Bu, güzel bir önlemdir. Yeterli olmadı ama, bir çok gencimiz için örnek olması yönü ile önemlidir.

3- Kız çocuklarımız veya bayanlar, çok yakinen tanıyıp güvenmediğimiz araçlara tek başına (yani, tek bir bayan olarak) binmemeye dikkat etmelidir. Bunu yazarken, çok zor bir madde yazdığımın farkındayım. Ama, olaylar, böyle yazmamı zorluyor. Yaşanan korkunç ve vahşice olaylar, bayanların yalnız olarak yolculuk yapmalarının tehlikesini, bu son olayla bir defa daha bizlere gösterdi. Hz. Musa, Allah’ın daveti üzerine Tûr dağına giderken, şeytan yanına yaklaşır ve “Ey Musa! Allah ile görüşmeye gidiyorsun. Benim şu dileğimi Rabbına bildirir misin? Ben pişman oldum. Beni bağışlasın da şeytanlıktan kurtulayım” der. Hz. Musa, şeytanın dileğini Allah’a arz eder. Cenab-ı Hak, Musa (a.s) ya: “Şeytan, Hz. Adem’e (onun şahsında Allah’a) secde etmedi; şimdi mezarına gitsin ve secde etsin, onu bağışlayayım.” dedi. Hz. Musa şeytana Allah’ın emrini getirdiği zaman şeytan, “Ben, Adem’in canlı haline secde etmedim ki, ölüsüne aslâ secde etmem. Ancak, ey Musa! Bana yaptığın iyilik karşılığı olarak bazı tuzaklarımızı size öğretmek isterim. En çok kulladığımız tuzakalrdan bazılar şunlardır: a) Halvet, b)Hayır, c)Hırs.

Halvet: Bir bayanla, birbirine nikahı düşen bir erkek veya erkekler, uygun bir ortamda yalnız olarak bulunurlarsa biz şeytanlar onların nefisleri ile birlik yaparak onlara sürekli kötü şeyler telkin ederek onları yoldan çıkarmak için mücadele ederiz. Tâââ ki, başarıncaya kadar.

Hayır: Hayırlı bir iş yapmak üzere niyetlenen ve yola çıkan kişiye yaklaşır, onun nefsi ile birlik yaparak o hayırdan caydırmak için mücadele ederiz. Tâââ ki, başarıncaya kadar.

Hırs: İnsan oğlunun hırslarını sürekli kışkırtırız. “Şu da senin olsun, şunu da yapmak lazım. Şunlar da senin olmalıdır.” Diyerek nefsini, bitmeyen arzular, hırslar peşinde koştura koştura kişinin bir ömrünü, hiç uğruna bitirinceye kadar mücadele ederiz. Nihayet hiç hazırlanamadan ahirete göçer.”

Şeytanın tuzaklarını Hz. Musa, kendisine inanlara öğretmiştir. Bizler için de aynı tuzaklar geçerlidir.

4- Zenginin çocuğu veya tanınmış bir ailenin çocuğu olmak da, tehlike çemberinin içinde olmak demektir. Bunun için de çocukların uyarılması ve sosyal ortamdaki davranışlarının buna göre, önlemleri ile birlikte hayatlarını sürdürmeleri zorunluluğu vardır. Bunlar anlatılmalıdır.

Özetlememiz gerekirse, Özgecan olayı sebebiyle, psikopatlarla dolu bir ortamda yaşadığımızı, her zaman tehlikelerle karşı karşıya olduğumuzu bilerek yaşamak zorunda olduğumuzu bir defa daha tekrarlamış olduk.

Saygı, sevgi ve selamlarımla…



Bu Haber 1326 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI