Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
6 Mart 2015 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Ben Hacı mıyım, değil miyim?

'Bu nasıl soru, nasıl başlık?' demeyin.

İzin verirseniz buradan hareketle bir konuya açıklık getirmek istiyorum.

Sorunun cevabı olarak beni bilen, tanıyan herkes; 'Sen Hac'ca gitmedin. Tabi ki Hacı değilsin.' diyecektir.

Peki nerden biliniyor benim Hac'ca gitmediğim?

Çünkü Müftü'lüğe Hac'a gitmek için başvurum olmadı.

Hacılık için alış-veriş yapmadım.

Hac'ca gitmek üzere düzenlenen törenlere katılmadım.

Hac dönüşü Mevlid okutmadım.

O halde ben Hacı değilimdir...

Peki bütün bunları yapmadan Hacı olunabilir mi?

Bilenler bilir Müftülüğe başvurmadan yurtdışından Hac'ca gidilebilir.

Törene gerek yok. Alış-veriş gerekmez. Mevlid okutmak istemez...

Bunların hiçbiri Hacı olmanın farzlarından değildir.

Dolayısıyla sessiz sedasız, sadece kişinin kendisinin ve Allah'ın bildiği şekilde Hacı olunabilir.

Peki hangisi makbuldur?

Sesli, gürültülüsü mü?

 

Yoksa sessiz-sedasız olanı mı?

Cevap:

İbadetin Allah katında makbul olanı; olabildiğince gizli yapılanıdır.

 

'Bu işin cılkı çıktı...'

İbadetin gizlisi, makbulu hiç akla getirilmeden... Böylesine önemli imani ve vicdani kural ve ahlaka aldırış etmeden...

İnsanların gözünün içine soka soka tamamen gösterişe dayalı Hac ve Umre ziyaretleri neyin alametidir?

Törenler, kutlamalar... Çekilen resimler ki aile içinde kalsa ne ala internet üzerinden bütün 'dünya' ile paylaşımlar...

Acab ola Ahir Zaman mı yaklaştı?

Denir ya din üzerinden itibar... Din üzerinden ikbal... Din üzerinden ticaret... Din üzerinden siyaset yapanların çoğalması Ahir Zaman alametidir.

Zamanın sonunu ancak Yaradan bilir.

Benim bildiğim gerçek şu ki; bu iş tamamen menfaate dayalı bir propaganda malzemesi oldu çıktı.

Kısacası 'cılkı çıktı.'

 

İktidarda 'dindar'lar var ya...

Dindar sözcüğünü tırnak içine almama tepki gösterileceğini bildiğimden önce buna açıklık getireyim.

Kimin dindar olduğunu ya da olmadığını Allah bilir.

Dolayısıyla ben kişiye ve kişilerden oluşan yapılara ya da kurumlara dindar deme hak ve yetkisine sahip değilim. O ancak ve ancak Allah'a malumdur.

Dindar sözcüğünü tırnak içine işte bu yüzden aldım.

Gelelim asıl konuya...

Dikkat ederseniz bu son 12-13 yıllık dönemde özellikle Umre ziyaretlerinde büyük artış söz konusu.

Aslında Hac'ca gidenlerin sayısı da artacak ta kontenjan sınırlı.

 Soruyorum; acaba dinin emir ve isteklerini yerine getirerek yaşama isteğinde mi bir artış var?

 Yoksa işin içinde başka hesaplar mı var?

Sözüm halis niyetli, samimi dindarlara değil sakın yanlış anlaşılmasın. Onların yeri başımın üstü...

Ama görmek isteyen herkes bal gibi şunu görüyor; bu işte ne yazık ki dünyevi menfaatler için 'marka' edinme hesabı ağır basıyor.

İktidarda 'dindar'lar var ya; 'Hacı' markası iş yapar hesabı yani...

 

Bu ülke Evliyaların duası ile ayakta...

Çok sevdiğim, saydığım... Kişiliği ile olsun, dindarlığı ile olsun kendime örnek kabul ettiğim bir büyüğümle bu gibi meseleleri fırsat buldukça konuşur...  Ve böylesi  olumsuz, çarpık, ikiyüzlü din kalpazanlarına lanet okuruz.

Geçende bana; 'Dernek olarak evliyalarla ilgili yaptığınız çalışma çok güzel. Aman bırakmayın. Bu ülke yıllardır bu kadar kötülüğe rağmen hala ayakta ise maddi ve manevi zenginliği ve o Evliyaların yüzü suyu hürmetine ayakta' dedi.

Dernek dediği benim de yönetiminde bulunduğum Şeyh Yunus Emre Derneği. Çalışma dediği ise; Şeyh Yunus Emre'nin türbesinin bulunduğu alanda düzenleme, ulaşım, Yunus Emre'yi ve düşüncelerini gücümüz nispetinde yayma, yaygınlaştırma ve mevcut evliyalarımızı tanıtma çalışması.

Geçtiğimiz hafta sonu Ordu Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Mustafa Çöpoğlu'nun da  katılımıyla dernek olarak yaptığımız toplantıda Şeyh Yunus ile birlikte aynı bölgedeki Veli Dede ve Menteşe Evliyalarının da düzenlenmesi, ziyarete açılması ile ilgili de çalışma yapılması kararlaştırıldı.

Sonra sıra Kümbet'e, Kabadirek'e ve diğer Evliyalarımıza gelecek inşallah.

 

Bırakalım gösterişi, riyayı...

Ülkemizin gelişmesi, ileri ülkelerle yarışması için maddi-manevi her alanda...

Bilim ve teknoloji ile refah seviyemizi... Din İslam ile vicdan ve ahlak seviyemizi süsleyelim, zenginleştirelim.

Bırakalım din kalpazanlıklarını, gösterişi, riyayı...

Sanmayın ki kandırıyoruz...

Asla..

Ama bilinki hem kul katında hem Hak katında lanetleniyorsunuz.

NOT: İçinde bulunduğumuz hafta Yeşilay Haftası...

Hafta münasebetiyle anne-babalara sesleniyorum; ortaokul, lise hangi okulun önünden geçersem geçeyim bir grup kız-erkek öğrenciyi okul dışında sokak aralarında her türlü kötü niyetli insanların tuzağına hazır hareketler içinde görüyorum.

Ne olur zaman zaman gidin çocuğunuzun  okuduğu okulun çevresini gezin. Ola ki bu çocuklardan birisi sizin çocuğunuzdur.

İş işten geçmeden tedbirinizi alın.

 



Bu Haber 1488 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI