1 Ekim 2009 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Aynur Hocahanım'a hak veriyorum... Ancak...
musakiroglu@mynet.com

Yaptığı Sözlü Tarih TV programlarıyla ve yazdığı köşe yazılarıyla Ünye’ye çok ciddi katkılar yaptığına ve hep takdir ettiğim Emekli Tarih Öğretmeni Sayın Aynur Tan, beni çok önemli bir konuda uyarmış.

Aynur Hocahanım köşesinde yazdığı yazısında; 25 – 26 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek olan 4. Ünye Kurultayı ile ilgili olarak, benim bir kelam dahi etmemi eleştiriyor, neden yazmadığımı soruyor.

Aslında Hocahanım çok haklı... Ünye’de bir kurultay düzenlenir de, bu kurultay hakkında nasıl olur da yazmam… Ya da bir yorumda bulunmam. Bu zamana kadar bunun bir sebebi, bir açıklaması olmalıydı tabi ki.

Ancak, kurultayla ilgili, ben aslında bilinçli olarak kanaat belirtmedim ve yazmadım.

Sebebine gelince…

Bu zamana kadar Ünye’de 3 kurultay düzenlendi. Bu üç kurultaydan 2.sinde ben de aktif görev aldım ve sunumlarda bulundum.

Sakın kurultaylarda sunumlar yapan çok değerli akademisyenler üzerlerine alınmasınlar, onları tamamen tenzih ediyorum.  Ben gördüm baktım ki, bu kurultaylarda söylenen çok doğru şeyler aslında siyasete malzeme ediliyor. Ya da şöyle söyleyeyim, bu kurultaylar aslında siyasetçilerin kendilerini göstermek, siyasi meramlarını anlatmak için geçiş alanı olarak kullanılıyor.

Bakın neden bunu söylüyorum…

Birincisi; bu kurultayların her yıl değil de, istendiğinde yapılması. İlkinden bu zamana 15 yıla yakın zaman geçti. Her sene yapılacağı ifade edilen kurultaydan bu zamana kadar sadece üçü yapıldı.

Peki niye her yıl yapılmadı da üçte kaldı? Benim aklıma gelen cevap şu: Demek ki siyasetçi, ya da siyasetçiler kendileri için bu kadarını uygun gördüler.

İkincisi; siyasetçinin kurultayları kendi siyasi ikbali için kullanması ve kurultay üzerinden prim yapmak istemesi. Bakın bundan önce yapılan kurultaylardan üç siyasetçi ortaya çıktı. Sayın İdris Naim Şahin, Sayın Hilmi Güler ve Sayın Ümmet Kandoğan. Bu siyasetçilerin üçü de yapılan Ünye Kurultayları’nın baş aktörleriydiler. Şimdi acaba, hangi siyasetçi yolda ki…

Söylemek istediğim üçüncü neden ise, kurultaylarda alınan ve hayata geçirilmesi istenen kararların kâğıt üstünde kalması.

Eğer şu söylenir, kurultayda ifade edilen bazı kararlar yerine getirildi denirse, diyeceğim şudur: O işler kurultay kararı olduğu için değil, müsait fırsat ve imkan doğduğu için hayata geçirildi.

İşte yazdığım bu üç sebep beni kurultaylar konusunda şüpheci duruma düşürdü. O nedenle 4. Ünye Kurultayı hakkında erkenden bir şey yazmayayım dedim.

Ancak şunu özellikle belirteyim… Yapılacak 4. Kurultay’a, daha yapılmadan, kurultay öncesinde haksızlık etmek istemiyorum. Belki de çok mükemmel, Ünye için, Ünye’nin geleceği için fevkalade sunumların yapıldığı, kararların alındığı bir kurultay da olabilir.

Ama ben rezervimi korumak, kurultay sonuna kadar bekleyerek hareket etmek istiyorum.

Temennim ise; her türlü siyasi ve farklı niyetlerden uzak, son derece akademik, bilimsel sunumların yapıldığı 4. Ünye Kurultayı’dır.

Eğer böyle olursa, bakın neler dile getiriyorum o zaman… Nasıl yorumlarımı yazıyor, takdirlerimi belirtiyor, övgülerimi ifade ediyorum hep birlikte görülür.



Bu Haber 331 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI