Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
28 Mayıs 2015 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Bu suskunluk neyin alameti?

Seçime kalmış dokuz gün millette hala derin bir sessizlik, bir suskunluk...

 

Böyle mi olurdu?

Yanıt: Asla böyle olmazdı...

Ben 1983'ten bu yana Ünye'deki seçimlerin ya yakın gözleyicisi ya da bizzat ilgilisi oldum.

Ama bu seçim öncesi gibi heyecansızlığa...

 

Bu seçim öncesi gibi sessizliğe/suskunluğa şahit olmadım.

 

Geçtiğimiz hafta boyunca İstanbul'da, Ankara'da, İzmir'de, Antalya'da, Erzurum'da, Kayseri'de, Bursa'da, Trabzon'da oturan kimisi eski dost kimisi Ünyeli hemşerilerimizle telefon görüşmeleri yaptım.

 

Kendileriyle uzun uzun sohbet ettim.

Bulundukları yerlerdeki seçim atmosferlerini sordum.

Onlar da vatandaştaki heyecansızlığa, suskunluğa dikkat çekti.

 Peki niye böyle?

Telefonda görüştüğüm dostlarıma; peki niye böyle, dedim?

Devam ettim; vatandaş seçim öncesi canlı heyecanlı olur... Desteklediği aday ya da partinin çalışmalarına katılır... Sohbetler baştan aşağı siyasetle dolu olurdu. Ne değişti de böyle oldu, diye sordum.

Ayrıca bu soruları Ünye'de görüştüğüm arkadaşlarıma da soruyorum.

 

Aldığım yanıtları sırasıyla özetlersem;

 

1: Vatandaş seçim derdinde değil, geçim derdinde... Tepeden tırnağa geçim derdiyle sarılmış birisi nasıl siyaset yapsın, siyaset peşinden koşsun...

 

2: Vatandaş önceki seçimlerde kime oy vereceğini çok önceden belirliyor. Ona göre hareket ediyordu. Ama şu anda öyle değil. Kime oy vereceği konusunda kararsız, hala düşünüyor...  

 

3: Korkuyor. Ortalıkta sanki görünmeyen ancak hissedilen, ürküten bir korku çok konuşuluyor. Vatandaş işinden, çoluk çocuğunun geleceğinden endişe ediyor. Konuşursam ya da rengimi belli edersem başıma olmadık işler açarım tedirginliği yaşıyor.

 

Bu yanıtlar neyi gösteriyor?

 

Bu yanıtlara bakar da ortalıktaki suskunluk ve sessizliği çözmeye çalışırsak nasıl bir sonuç ortaya çıkar?

 

Birinci cevaptaki fatura direkt olarak iktidara çıkar... Vatandaş 13 yıllık AK Parti iktidarı sonrası derin bir geçim derdindeyse bunun hesabı ondan sorulur.

 

Böyle bir durum ise muhalefet partilerinin oyunu yükseltir.

 

CHP ve MHP bu durumu görmüş olmalılar ki seçim beyannamelerinde vatandaşın lehine ekonomik söylemlere ağırlık verdiler.

 

İkinci yanıtı değerlendirirken öncelikle şu soruyu soralım; söz konusu sessiz-suskun kesim hangi kesim?

 

Herhangi bir partiye üye olmayan, seçimden seçime parti tercihi yapan kesim.

 

Bu seçmen kitlesi seçim sonuçlarını belirleyen, bir partiyi iktidar yapan ya da iktidardan düşüren kitledir.

 

Bu kitle AK Parti'yi üç seçim üst üste iktidar yaptı.

 

Ama bu sefer düşünüyor. Acaba yine AK Parti mi, yoksa başka parti mi? diye beyninde analizler yapıyor.

 

Eğer muhalefetin seçim beyannameleri etkili olur, bu sessiz-suskun seçmen kitlesini ikna edebilirse oylar onlara akar.

 

Tersi olur, ikna edemezlerse AK Parti yine iktidar olur.

 

Karar verilmesi için son dokuz güne girildi.

 

Üçüncü cevaba gelirsek; Korku insana özgü bir duygudur. Orta yerde bir korku nedeni oluşmuşsa doğal olarak insanoğlu bundan korkar.

 

Ancak korkuların küçüğü vardır, büyüğü vardır. Gelip geçici olanı vardır, uzun süreni vardır.

 

Şu anda vatandaştaki korku; büyük korku ve uzun süreceğinden endişe ettiği bir korku izlenimi veriyor.

 

Bu seçim, böyle bir korkunun giderilmesi için acaba vatandaş tarafından fırsat olarak değerlendirilir mi?

 

Eğer orta yerde bahse konu korku varsa bunu gidermenin tek yolu seçimdir. Dolayısıyla bu seçim fırsat olarak görülebilir.

Üç cevabın merkez noktası...

 

Dikkat edilirse üç cevabın merkezinde AK Parti sorgulanıyor, AK Parti gözden geçiriliyor.

 

Dolayısıyla AK Parti önümüzdeki seçimde rahat değil.

 

Bir de şunun altını özellikle çizeyim. AK Parti üç seçim üst üste ekonomik ve demokratik seçim beyannameleriyle diğer partilere ağır bastı. Geniş seçmen kitlesini kazandı.

 

Ama bu sefer ilk kez geriye düştü. Bu söylemleri muhalefete kaptırdı.

 

Geriye ne kaldı?

 

Din, iman, Kuran, Diyanet...

 

Bakalım hangi söylem ağır basacak?

 

Dokuz gün sonra sandık cevabını verecek.

 

Geçen hafta çok mesaj aldım

 

Geçtiğimiz haftaki 'Cemal Enginyurt Ünye'deki boşluğu doldurabilir mi?' başlıklı yazımla ilgili olarak çok mesaj geldi. Telefonla arandım, sokakta soru üstüne soru soruldu.

 

Ünyeliler 7 Haziran sonrası Ankara'da tutabilecekleri sıcak, samimi bir el arayışı içindeler.

 

Yaşadığım bir olaydan hareketle yazımda adını andığım Sn. Cemal Enginyurt bu el olabilir mi?

 

Ünyeliler bakıp değerlendiriyor, olabileceğine kanaat getirdiği kim olursa ona destek vermeye hazırlanıyor.

 

Muammer Hoca milletvekilliğini bal gibi hak ediyor

 

Muammer Bilgiç; bu seçimin en çok çalışanı.

 

Görsel ve kitlesel anlamdaki çalışmalarıyla dikkat çekiyor, göz dolduruyor.

 

Ama çok yazık.

 

Muammer Hoca gibi Meclis'te tam bir millet adamı olacak birisine % 10 seçim barajı konmuş.

 

Yetmemiş bir de 2. sıradan aday gösterilmiş.

 

Ama bu seçim çalışmalarında Muammer Hoca siyasette iyi bir temel attı.

 

Yaşı çok genç, önünde zamanı çok.

 

İşin ucunu bırakmaz, sebat ederse bu temel üzerinde binasını yükseltir.

 

Sonuç ne mi olur?

 

Taşlar yerine oturmaya başladı.

 

5'te 5, 4-1 gibi sonuçlardan artık söz edilmiyor.

 

Şu anda ya 3-1-1deniyor, ya da 2-2-1 deniyor.

 

Ben de diyorum ki; 2-1-1 belli. Yani AK Parti 2, CHP 1-MHP 1.

 

Geri kalan bir milletvekilliği için AK Parti'nin 3. sırasındaki İhsan Şener'le, CHP'nin 2. sırasındaki Dr. Mustafa Adıgüzel arasındaki mücadele bütün hızıyla sürüyor.

 

3-1-1'i ya da 2-2-1'i buradan çıkacak sonuç belli edecek.

 

Sağlıkla kalın...

 



Bu Haber 1879 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Başlık : bence Tarih : 1 Haziran 2015 / Pazar Üye Adı :ismail yıldız
bence ak parti 3 garanti chp 1 garanti diğer vekillik için mhp ve ak parti arasında, cnp nin 2 vekilliği mümkün değil. mhp nin vekillik 5e düştüğü için oyunu fazlaca arttırması gerekir. saygılar.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI