Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
2 Ekim 2015 Pazar
İSMAİL SARI
Ziraatın Teknik Elemanlarına Çağrımdır

Bizler, millet olarak ne zaman kendimize sahip çıkar hale geleceğiz diye düşünüyorum da ümitsizliğe düşüyorum. Her imkanı elinde olduğu halde, her sahada bir çok teknik adamımız olduğu halde halen; kendisine güveni olmayan, kendisini beğenmeyen, ortaya çıkmaktan korkan, “Ben de varım.” Demekten çekinen ürkek bir millet haline nasıl geldik, kendime izah edemiyorum.

            Biz zamanlar Çankırı’da görev yaparken, (sene: 1974 ile 1980 arası) Kırsal kalkınma programı kapsamında Dünya Bankasının hibe kredisi faslından Çankırı’ya beş milyon lira para geldi. Ankara’dan teknik elemanlar gönderilmiş; projeler yapmak Çankırı için kırsal kalkınma konusunda neler yapılabileceğini plânlamak ve yatırım hazırlığı yapmak üzere. Çankırı merkezde, o gün için Çankırı’nın en lüks binalarından birinden daire tutuldu. Altlarında devletin arabaları; ilçe ilçe dolaşıyorlar, akşama merkeze dönüyorlar. O gün için beş milyon lira, çok büyük para idi. Bizler de zannettik ki, Çankırı kalkınmış illerden birisi haline gelecek… O para ile Çankırı’ya bir tek çivi çakılmadan eridi gitti. Ne oldu, nereye harcandı anlayamadık.

 

            Benim Derdim Nedir?

            Bizim bölgenin meşhur ürünlerinden birisi olarak “Patlıcan İncirimiz” var. Belki birçoğumuz farkında değiliz ama gerçekten çok çok önemli bir ürünümüz. Bir başka bölgede daha benzeri yok. Gereği gibi pazarlamasını yaparak bölgeye hak ettiği para girdisini sağlayamıyoruz. Trabzon hurmasında da durum aynıdır. Şu an patlıcan incirinin yeme mevsimi. Bol miktarda da yerli pazarlarımızda satılıyor.

            Ancak; çok yağmurlu havayı da sevmeyen incirimiz, çok sıcak ve kurak havayı da sevmiyor. Bu sene hem çok sıcak hem de şu anda çok kurak bir mevsim yaşıyoruz. İncire, geçmiş bazı yıllarda olduğu gibi bu sene bir hastalık musallat oldu. Henüz olgunlaşırken çatlıyor, yarılıyor ve pembemsi bir renk alarak akmağa başlıyor ve çürüyor. Çok hızlı bir şekilde de bütün incirlere bulaşıyor.

 

            Ben şimdi soruyorum:

1-     Bizim çok sayıda üniversitemizde ziraat fakültemiz var. Bu fakülteler, çevrelerindeki zirai çalışmalar ve ürünlerle hiç mi ilgilenmiyorlar? İncirlerdeki bu hastalıklar konusunda vatandaşı uyarma, bilgilendirme ve önlem alma konularında üreticinin önüne geçseler, rehberlik yapsalar, bir araştırma konusu yaparak faydalı bir sonuca ulaşsalar da insanlığa hizmet sunsalar diye düşünüyor ve diliyorum.

2-     Tarım Müdürlüklerimiz var. Çok sayıda teknik elemanları var. Ancak, onlardan da bir ses ve kıpırdama yok. Yetiştikleri fakültelerden edindikleri bir alışkanlık olsaydı, herhalde devam ettirirlerdi diye kendimi avutuyorum.

3-     Ziraat odalarımız var. Onlardan da bir ses ve hamle yok. Eskiler, ne demişler; “Baş başa bağlı, baş da padişaha bağlıdır.” Herhalde hepsi birbirine bakarak hareket ettikleri için “Bana ne?”cilik galip geliyor. Eğer öyle değilse, üreticiler adına (ben de bir üretici olarak) geniş kapsamlı bir açıklama bekliyorum. Çünkü bu hastalıklı incirleri vatandaş yiyor. Nedir, ne değildir, bilinmesi gerekir.

 

Saygı, sevgi ve selamlarımla…



Bu Haber 1150 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI