Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
9 Ekim 2015 Pazar
İSMAİL SARI
Belediyemizin dikkatine!

Dini hassasiyetlerimizin (incelikler, özellikler) bir çoğunu kaybeden bir millet olduk. Aynı ölçülerde de milli özelliklerimizi kaybettik. Dolayısıyla öz benliğimizden olan nice duygularımız köreldi. Öyle köreldi ki, onların yerlerini, dinimizin yasak ettiği kötü huylar, özellikler, murdar davranışlar aldı; Kin, haset, kıskançlık, çekememezlik, iftira ve benzerleri. Şükür gibi güzel bir duyguyu bıraktık, yerini hasetlik, çekememezlik ve kıskançlık gibi kötü duygular aldı.

Bizlerde, acil durumlarda kullanmak üzere bile köyümüzde mahallemizde bir arabanın, aracın bulunamadığı yıllarda, dış ülkelerde çalışan insanlarımızın arabaları ile tatile geldikleri zaman ağzımızı açarak hayranlıkla onlara baktığımızı ve imrendiğimiz günleri çok iyi hatırlıyorum. Ve anlatırlardı; örnek, Almanya’da her evde bir araba mutlaka var da ayrıca her şahsın bir aracı olan aileler de çok sayıda var olduğunu söylerlerdi. Merak ederdik ve bu söylemlere inanmakta zorluk çekerdik. Ancak, bu işçilerimizden de kendisi ayrı araçla, kızı veya oğlu ayrı bir araçla gelenler vardı. Bunu görünce inanmak zorunda kalırdık.

Neyi Anlatmak İstiyorum?

Öyle oldu ki, özellikle Almanya’dan gelenlerin yaşayışında gördüğümüz ve anlattıklarını dinlediğimiz yaşam tarzı, çok çok şükürler olsun ki, ülkemize geldi. Bizler de aynı zenginliğe ulaştık ve bugün her evde bir araç büyük çoğunlukta olduğu gibi çok sayıda ailemizin de her ferdi için bir arabası var. Aradan çok zaman geçmeden, Yüce Allah (c.c) bizlere bu bolluk günlerini gösterdi. Ne kadar ŞÜKRETSEK azdır. Ama, hani şükreden? Oto parklar dolu, yol kenarları almaz oldu. Evlerin yanları hep araba.

Ancak;

Avrupa’nın bazı güzelliklerini alıpta asıl almamız gerekeni almayınca, ortalık Arapsaçına dönüyor, işler birbirine karışıyor ve içinden çıkılmaz hale geliyor. Almanya’da yaşadığım için örneklerimi oradan veriyorum, yanlış anlaşılmasın. Almanlar, ev yapmak üzere belediyelere ruhsat başvurusunda bulunanlardan, öncelikle oto-parkı olup olmadığını soruyor ve evlerin zemin veya bodrumuna mutlaka oto-park yaptırıyor. İş yeri açmak üzere başvuruda bulunanlardan öncelikle istediği şey, oto-parktır.

Değerli Okuyucularım,

Belediyelere niçin seslendiğimi çoktan anladınız. Yasal olarak var olduğunu tahmin ettiğim, binalara oto-park zorunluluğunun herkes için zorunlu uygulamaya alınmasının vakti çoktan gelmiştir. Biraz daha geç kalırsak yollardan yürümeye de yer bulamayacağımızdan korkuyorum. Yol kenarlarına iki taraflı araç park ediliyor. Hatta çok yerde kaldırımlar işgal halinde vatandaşımız da bunu bir hak olarak telâkki ediyor. Bir şey söylediğimiz zaman da “Nereye park edeceğim, Belediye yer göstersin” gibi mantıksız karşılıklarla savunmaya geçiyor. Bunun için “şükürsüz bir millet olduk” ifadesini kullandım. Başkalarının hakkını, kendimiz için bir hak sayarsak, bu zenginliği veren Allah’ın onu almasını da bildiğini unutmayalım.

Saygı, sevgi ve selamlarımla…



Bu Haber 1181 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI