Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
16 Ekim 2015 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
1 Kasım seçimleri Ünye'ye yaradı nitekim...

 1974 yılından bu yana gazete mesleğinin aktif ya da pasif içindeyim.

 Geçen 42 yıllık sürede binlerce haber yaptım, yazdım.

 Hakeza yine binlerce köşe yazısı kaleme aldım.

 Bugün bana deseler ki; bunca süre yaptığın şu işi tek cümlede özetle.

 Derim ki;

 "Gazetecilik mi yapıyorsun, bil ki ne İsa'ya yaranabilirsin, ne de Musa'ya..."

 'Yaranabilmek' ne demek...

Bazılarınız eminim cümle içinde geçen 'yaranabilirsin' sözcüğüne takılır; "Yuh olsun be Kıroğlu, sen gazeteciliği ona buna yaranabilme mesleği olarak mı görüyorsun?" der, beni kınayabilirsiniz.

Asla... Tam tersini anlatmak istiyorum.

Demek istiyorum ki; gazeteci sakın ola kimseye yaranmaya kalkmasın. Çünkü ne İsa'ya yaranabilir, ne de Musa'ya...

Buradan hareketle... 

Köşe yazısı yazıyorum, radyoda yorum programları yapıyorum ya...

Ne yazmam, yorum programlarında ne demem gerekir?

İyi olan, olumlu olan şeyler zaten iyi ve olumlu. Sorun yok...

Önemli olan, varsa soruna dikkat çekmek... Sorunun ortadan kalkmasına katkı yapmak olmalı, öyle değil mi?

Nitekim öyle yapıyor, soruna dikkat çekiyorum...

Bunun üzerine iktidar mensuplarının ağzının tadı kaçıyor; 'Kasıtlı yazmış' ya da 'yorumlamış' denilerek tepki gösteriliyor.

Muhalefet mensupları ise; 'Helal olsun, çok doğru yazmış' diyerek takdir duygularını dile getiriyor.

Gün geliyor yer değişikliği oluyor, iktidar muhalefete düşüyor. Muhalefet iktidar oluyor...

Sen yazmaya, yorumlamaya devam ediyorsun.

Bu sefer de; geçmişte dikkat çektiğin sorunla ilgili olarak takdir duygularını dile getiren eskinin muhalefeti bugünün iktidarı tepki gösteriyor, seni kasıtlı olmakla suçluyor.

Diğer taraftan ise eskinin iktidarı, bugünün muhalefeti takdir duygularıyla alkışlıyor.

Benim 42 yılım işte böyle geçti...

Geride bıraktığım 42 yıllık gazeteciliğimde sık sık bunları görüp yaşadım.

Eminim bu, bundan sonra da böyle devam edecek...

O nedenle derim ki; "Ne İsa ne de Musa" benden kendilerine yaranmamı beklemesin.

Ola ki yaranmaya kalksam bugünün İsa'sı yarının Musa'sının, yarının Musa'sı ise bugünün İsa'sının yerine geçtiğinde ne olurum; ne olacağımı benden önce siz söylersiniz eminim.

Muhalefete düştüklerinde hep birlikte göreceğiz...

Benim bir Ünyeli gazeteci-yazar olarak asıl görevim Ünye'yi yazmak. Yaşadığım şehrin eksik ve sorunlarına dikkat çekmek.

Ama, yukarıda yazdığım gibi iktidar mensupları buna bozuluyor. Tepki gösteriyorlar.

Ama şunu iyi biliyorum. Ben böyle yazmaya devam edecek, sürekli sorun ve eksiklere dikkat çekeceğim.

Bugünün iktidar mensupları ise ola ki muhalefete düştüler. Görün bakın, o zaman beni nasıl takdir edip alkışlayacaklar.

Neyse geçelim bunları...

Kameti fazla uzattığımın farkındayım. Geçelim...

Başkentimize, Ankara'ya uzanalım...

Ülkemiz üzerinde terör üzerinden hesap yapanların cüretini gördük.

Bu sefer bağımsızlığımızın kalbi Başkentimizde patlattılar bombayı.

Yüz civarında ölü, yaşanan acı içimi yaktı yakmasına da...

Asıl içimi ne yaktı biliyor musunuz?

Başbakanın şu açıklaması;

"Elimizde canlı bombaların listesi var ama eylem yapana kadar bir şey yapamıyoruz."

Tamamdır Sayın Başbakan canlı bombalar eylemini yaptı, buyur artık ne yaparsan yap...

Allah'ım bu acziyet karşısında sana sığınmaktan başka çaremiz yok, bizi-ülkemizi koru.

Seçim çare olacak mı?

7 Haziran seçimlerinin sonucu beğenilmedi.

Sanki millete; 'Benim beğenebileceğim bir sonuca göre oy ver.' denildi. Tekrar seçime gidildi.

Peki 1 Kasım'daki seçim ülkemizi içinde bulunduğu kaostan kurtaracak mı?

Ya da soruyu şöyle sorayım;

7 Haziran seçim sonuçlarını beğenmeyip tekrar seçim kararı alanlar bunu ülkemizin içinde bulunduğu kaostan kurtulması adına mı aldılar?

Yoksa kendi hesaplarına öyle geldiği için mi?

Bu soruların cevabı ne mi diyorsunuz?

Cevap şu:

Herkes aklıyla hareket etsin. 1 Kasım'da oyunu birilerinin hesabına değil, yaşadığı ülkenin geleceği adına kullansın.

İşte o zaman seçim çare olur.

Taktık Ordu'daki sonuçlara...

Geçen yazımda yazdım ya; 1 Kasım'da Ordu'da AKP elindeki üç, CHP iki milletvekilini korumak için mücadele edecek. MHP ise bu üçten ya da ikiden birini alabilmek için asılacak.

Seçimle yakından alakası olanlara bakıyorum ellerinde kağıt kalem şu kadar oy alırsak garanti, bu kadar oy alırsak garanti...

Bakın buradan açık açık yazıyorum;

1 Kasım için şu anda ne AKP'nin 3'ü...

Ne CHP'nin 2'si...

Ne de MHP'nin 1'i garanti.

Kafası karışık o kadar çok kararsız seçmen var ki...

Bunların çoğu son gece hatta sandık başında son saniyede karar verip oy kullanacak.

1 Kasım seçimi Ünye'ye yaradı mı?

Önceki haftaki seçimde 1 Kasım seçimlerinin Ünye'ye yarayabileceğini, bu sefer yeni Ünye Devlet Hastanesi'nin hizmete girebileceğini yazmıştım.

Nitekim öyle oldu hastane hizmete açıldı.

Şimdi sıra hastaneyi her yönüyle tak tekmil hizmet verir hale getirmek.

Peki Ünye'nin eksikleri, sorunları bitti mi?

Ne arasın hepsi bekliyor.

Benim burada bir daha sıralamama gerek yok. Sağ olsun AKP İlçe Başkanı Arif Ergün yaptığı açıklamasında bu eksikleri tek tek sıralamış.

Hepsinin takipçisi olduklarını söylemiş.

Ancak şuna özellikle dikkat çekeyim, Sn. Ergün'ün takipçisiyiz dediği o listede öyle eksikler var ki 30 yıldan bu yana gelip geçen Ünyeli siyasetçilerin tümü tarafından takip edildi.

Ve hep takip edilmesiyle kaldı.



Bu Haber 1737 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI