Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
16 Ekim 2015 Pazar
İSMAİL SARI
Hz. Adem’in çocuklarının Kavgası ve Kadına Şiddet

Allah tarafından gönderilmiş olan ilahi Dinlerin öğretisine göre Hz. Adem, İlk insan ve ilk Peygamberdir. Bizler de bir İlâhi Din (İslam Dini) mensubu olarak, böylece inanır ve kabul ederiz. Bilimsel olarak, “insanın başlangıcı ve ilk insan” konusunda araştırma yapan ve akıl yürüten pozitivistler, insanın kendisine en yakın olan bir canlı türünden evrimleşerek bugünkü haline geldiğini varsaymışlarsa da, bu görüş bir varsayımdan öteye geçememiştir. Doğru olan, insanın insan asıllı oluşu ve insan olarak yaratılmış olmasıdır.

            Hz. Adem’in şeriatına (din hukukuna) göre, çocukları birbiri ile evleniyordu. Daha sonraki ilahi dinlerin ve bizim dinimizin de HARAM (kesin yasak) saydığı kardeş evliliği, Hz. Adem’in çocukları için bir zorunluluktu. Çünkü dünyada başka insan yoktu. Ancak, Hz. Adem’in şeriatının da bir sınırı vardı. Hz. Adem’in eşi olan Hz. Havva her batında (hamilelik döneminde) ikiz doğururdu. Birisi kız birisi erkek olan ikizlerin birbiri ile evlenmesi yasaktı. Bir önceki ikiz kardeş ile bir sonraki ikizlerin birisi evlenebilirdi. Böyle bir sınırlama vardı.

            Hz. Adem’in çocuklarından olan Kâbil, kendisi ile birlikte doğan kız kardeşi ile evlenmek için ısrar etti. Aslında onun evlenmesi gereken kız, Habil ile beraber doğan kız idi. O kız, fiziki yapı olarak biraz gösterişsiz olduğu için Kabil, onu beğenmedi. Onun bu hakkına razı olmayan tavrı, babaları Hz. Adem’e ulaştığı zaman Hz. Adem Kâbile kızdı ve Allah’ın emrini hatırlattı. Kâbil, fikrinde ısrar edince Hz. Adem, oğullarına Allah için birer kurban sunmalarını istedi. Habil’in kurbanı Allah tarafından kabul olunca Kâbil Habile “seni öldüreceğim” dedi.

            Bu konuyu ben “Cennet’e Yürüyenler” başlıklı yazımda bir münasebetle anlatmıştım. Bir okurum telefon mesajı ile bana, Kur’an’ın mâide sûresinin 27.ci ayetini hatırlatmış ve olayın, kadın kavgası olmadığını hatırlatmak istemişti. 27.ci ayette şöyle deniliyordu:

            “Onlara Âdem’in iki oğlunun hikayesini doğru olarak anlat. Hani ikisi birer kurban sunmuşlardı da; birininki kabul edilmiş, diğerininki kabul edilmemişti. O: Andolsun seni öldüreceğim deyince (kardeşi): Allah, ancak muttakilerden (Allah’a yakın olanlardan) kabul eder.” Demişti.

            Neticede Kâbil kardeşini öldürdü. Olayı fazla uzatmak istemiyorum. Kur’an ayetlerinin sadece manaları ile yetinirsek olayları anlayamayız. Mutlaka Kur’an tefsiri okumalıyız. Ben, en az iki-üç tefsir karıştırır, ayetleri bir konu içinde öyle kullanırım.

            Bu ayetin ve devamındaki 28,29,30,31.ci ayetlerle ilgili olarak, İbni Kesir Tefsirinden kısa bir pasaj sunarak hem bana mesaj gönderen okurumu hem de diğer okurlarımı tefsir okumaya yönlendirmek istiyorum. Şöyle deniliyor:

            “… Hz. Adem’in her batından bir erkek bir de dişi çocuğu doğuyordu. Ve bir batındaki dişiyi, öbür batındaki erkekle evlendiriyordu. Habil’in bacısı çirkin, Kabil’in bacısı güzeldi. Kabil, öz kardeşini tercih etmek istedi. Hz. Adem ise buna müsaade etmedi. Ancak Allah’a bir kurban takdim etmeleri gerektiğini; kimin kurbanı kabul edilirse, Kabil’in bacısının ona ait olacağını bildirdi! Hâbil ve Kâbil kurbanlarını sundular. Hâbil’in kurbanı kabul edildi. Kâbil’inki kabul edilmedi. Ve neticede, Kur’an’da anlatıldığı gibi oldu.”

 

            Ve Değerli Okuyucularım!

            Sevdiği kadını sahiplenme, onun uğrunda mücadele verme; istediği şekilde yürümeyen konularda ŞİDDET kullanma adeti, insanlık tarihi kadar eski olan bir illet olup tedavisi ve telâfisi bugüne kadar mümkün olamamıştır. Bilgi diyoruz, eğitim diyoruz, tahsil diyoruz, ancak; tahsilli, eğitimli, kültürlü dediğimiz kocaman kocaman insanlarda bile bu hastalıklı ruhu görünce, ümitsizliğe kapılıyoruz.

 

            Saygı, sevgi ve selamlarımla…



Bu Haber 1259 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI