Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
20 Kasım 2015 Pazar
İSMAİL SARI
İlm’üs-Siyase Dersi

“Bizim insanımız, âlim değildir amma âriftir.” diyor bir bilim insanımız. Âlim, okuyarak bilgi sahibi olan bilgili insanlara denir. Ârif ise, halk kültürü ile bilgi sahibi olan; sohbetlere, konferanslara, seminerlere katılarak daha çok dinleme yolu ile kendisini yetiştiren insanlara denir. Yol-yordam bilen, halka rehberlik yapan, güngörmüş insanlarımız çoktur bizim toplum yapımızda. Okuyarak elde edilen bilgi, elbet ki daha sağlam ve daha güvenilirdir. Çünkü; kitap bilgilerinde tanım vardır, deneysel sonuçlar vardır, sebep sonuç ilişkileri vardır, önünü-arkasını gören bilgiler verilir, daha sağlıklıdır. Tanımlar için şöyle denilir: “Etrafını câmi, ağyârını mâni olmalıdır”. Yani bir tanım, kendisinden olanların tamamını içinde toplamalı; kendisinden olmayanları da dışarıda bırakmalıdır.

            Yazımın başlığına dönerek, giriş cümlelerimle bağlantılı şekilde anlatmak istediklerimi okurlarımla paylaşmak daha kolay olacaktır. Bir hocamın derste anlattığı örneğin burada hatırlanması, anlatıma güzellik katar diye düşünüyorum.

            Anadolu’dan bir gencin içine okuma hevesi düşmüş eskilerde. Uzun yolculuktan sonra bir âlimin dizinin dibine oturmuş. Yani eski tabirle, bir medreseye yerleşmiş. Birkaç sene okuduktan sonra İCAZET (diploma) alma zamanı yaklaşınca hocaları birkaç gün tatil vermişler. Bu genç, hocasına demiş ki, “Memlektemi, anne-babamı çok özledim, bu tatilde gidip-gelmek istiyorum. Bana izin verirseniz.” Hocası, “Evladım! Siz şu anda toysunuz. Öğrendiklerinizle bir işe karışırsınız. Başınıza bir hal gelir. Size ilm’üs-siyase dersi vereceğim. Onu da alın öyle gidersiniz.” demiş. Genç, “Ben kimsenin işine karışmadan gider-gelirim.” Deyip ayrılmış. Köyüne varınca mahalle camisine namaza gitmiş. Bakmış ki, caminin hocası son derece zayıf. Ne okuduğu belli, ne de kıldırdığı namazda hayır var. Geçmiş cemaatin önüne ve şöyle demiş: “Amcalarım, dayılarım, komşular! Bu sizin hocanızın okudukları, okumağa benzemiyor; kıldırdığı namaz da namaza benzemiyor. Bu zamana kadar boşuna yorulmuşsunuz …” dediği anda o cahil cemaat; “ulan, sen de kim oluyorsun, falancanın dölü… Bizim yılların hocasına dil uzatıyorsun…” deyip vurmağa başlamışlar. Linç edilmek üzere olan genç, bir hamle ile kendisini dışarıya atar-atmaz hocasının yolunu tutmuş. Medreseye varınca hocası, “Beni dinlemedin, canını zor kurtardın.” demiş. Bir süre İlm’üs-siyase=siyaset bilimi dersi aldıktan sonra, icazetini de alarak memleketine dönmüş. Mahalle camiine tekrar gitmiş ve cemaatin önüne tekrar geçmiş. Bu sefer demiş ki, “Amcalarım, dayılarım, komşular! Ben geçenki gelmemde bir hata ettim. Hocamıza saygısızlık yaptım. Beni bağışlayın. Tevbe ettim, Allah’dan af diledim. Allah bana rüyamda gösterdi ki, bu hocamız keramet sahibidir. Allah’ın sevgili kullarından ve has kullarından birisidir. Cennetteki yeri, makamı peygamberlere yakındır. Bu hocamızın elbisesinden, saçından, sakalından bir parçayı yanında taşıyabilen Allah’ın izni ile cennetteki köşklerden birine yerleşecektir.” dediği an, o cahil cemaatin kimisi hocanın elbisesinden kimisi saçında-sakalından bir parça koparayım derken hoca, dünyasını değiştirmiş…

 

            Bunu anlatan hocamız bize dedi ki, “Hayatınızda atacağınız her adımın, yapacağınız her işin bir siyasi yönü vardır. Onu bilerek, uygulamayı beceremezseniz başarılı olma şansınız yoktur. Bazen bedeli, canınız da olabilir. Hiçbir işe, körükörüne dalmayın; önünü-arkasını görmeden bir icraata girişmeyin. Başlamadan, bitersiniz”.

            Değerli Dostlar !

            Geçtiğimiz günlerde, Antalya İlimizde G 20 zirvesi yapıldı. Düşmanlarımız siperde bekliyorlardı; bir şeyler olacak da Türkiye beceremeyecek ve kepaze olacak falan diye ellerini oğuşturuyorlardı. Hele de Paris’teki terör saldırısı bu bekleyişi bir hayli ümitlendirmişti. Ama Allah’a şükür, yağdan kıl çeker gibi, alnımızın akı ile çok başarılı bir ev sahipliği yaparak dünya kamuoyu önünde, önemli bir sınavı başardık.

            Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN, gelişmiş ve gelişmekte olan ülke liderleri önünde, kendi düşüncelerini, Ülkemizin ve Devletimizin görüşlerini açık bir şekilde ortaya koyma fırsatı bulmuştur. Hem ev sahipliğini hem de Devletimizi iyi temsil etme becerisini üst seviyede göstermiş, ülkelerin temsilcilerinin takdirini kazanmıştır. Halkını iyi temsil etmiş olması nedeniyle de Türk Halkının bir defa daha takdirini kazanarak liderlik vasfını en açık şekli ile ispat etmiştir.

            Şunu Söylemek İstiyorum:

            Parti başkanlarından olsun, toplum önderlerinden olsun veya tarikat şeyhlerinden olsun; öyle beceriksizleri var ki, siyaset bilgisi yetersizliği nedeniyle, siyasi beceriksizliği sonucu, kendilerine gönül veren büyük kitleleri bir anda ümitsizliğe düşürüyor, perişan ediyor. Halkın tabiri ile “Bir çuval inciri batırıyor”. Siyaset bilgisinin önemini, hem örnek liderlerde, hem de beceriksiz önderlerde görerek ve yaşayarak öğrenmiş oluyoruz. Yorumu, sizlere ait.

 

            Saygı, sevgi ve selamlarımla…



Bu Haber 513 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Başlık : Teşekkürler Hocam. Tarih : 24 Kasım 2015 / Pazar Üye Adı :OSMAN GÜLER
SAYGIDEĞER HOCAM, ÇOK AYDINLATICI VE EĞİTİCİ BİR YAZI KALEME ALMIŞSINIZ. HEM CAHİLE, HEM ALİME HİTAP EDEN, TAMDA GÜNÜMÜZ İNSANINI ANLATAN HARİKA BENZETMELER VAR. BU VESİLE İLE ÖĞRETMENLER GÜNÜNDE OKUDUĞUM BU YAZINIZ DOLAYISIYLA ÖNCELİKLE SİZİ TEBRİK EDER, ÖĞRETMENLER GÜNÜNÜZE CAN-I GÖNÜLDEN KUTLAR, ELLERİNİZDEN ÖPERİM. BİZE LİSE YILLARINDA DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSLERİNE GİRİYORDUNUZ. AMA BİZE DİN ÖĞRETİMİ YANINDA ÖZELLİKLE AHLAKI AŞILADIĞINIZ. HAYATIMIZ HER ALANINDA BİZE EN ÇOK LAZIM OLAN ŞEY OLAN AHLAKIMIZI BİZE ÖĞRETTİĞİNİZ İÇİN SİZE TEKRAR TEŞEKKÜR EDERİM. SAYGILARIMLA.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI