Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
27 Kasım 2015 Pazar
İSMAİL SARI
Öğretmenler Günü Kutlamasından Notlar

Millet olarak her şeyimiz güzel de, bir kötü yanımız var ki hepsini batırıyor; O da şudur: üretkenlik ruhumuz zayıflamış, belki bazen hepten ölmüş. Birlik yaparak, birleşerek, üretkenlik yanlarımızı harmanlayarak bildiklerimizi ortaya koyunca ne güzel ürünlerin meydana geldiğini hep beraber görüyoruz.

            24 Kasım 2015 Salı günü, Mehmet Refik Güven Fen Lisesi salonunda Öğretmenler günü kutlama programı vardı. Okulun müdürü, öğretmenleri ve öğrencileri ile birleşerek derli toplu bir program yapılmıştı; Okulun adına lâyık bir programdı.

            Programın;

a)    Resmi prosedür kısmı; Saygı duruşu, İstiklâl Marşı ve açış konuşması…

b)    Okul öğrencileri ile bazı öğretmenlerin hazırladığı, “Ben Bir Öğretmenim Son Ders” konulu oratoryo…

c)    Ünye’mizdeki müzik öğretmenlerinin birleşerek sunduğu “Müzik Dinletisi” (bana göre mini konser)…

d)    Ödüllerin dağıtımı ve tatlı sürprizlerle…

Şeklindeki gündeminin sunumu başladı

            Programın Sunumu:

            Yılların eskitemediği sunucu sayın Bülent Pehlivan, tok sesi ve her kelimenin hakkını veren vurguları ile çok hoş ve etkileyici bir sunum yaptı. İlçe Milli Eğitim Müdür Vekili Sayın Aykut Fidan’ın kısa ve öz açış konuşmasından sonra emekli öğretmenler adına konuşan Sayın Ömer Akkaya’nın konuşmasından aldığım bir cümle, bütün öğretmenler gününde yapılan konuşmaları özetler gibiydi. Şöyle diyordu Sayın Akaya: “Başağın yetişmesine engel olan, zararlı otlar değil; çiftçinin ihmâlkârlığıdır…”

            Demek istiyordu ki Sayın Akkaya, başta öğrenci velileri olmak üzere öğretmenleri, idarecileri ve Bakanı ile birlikte bütün Milli Eğitim Ailesi, eğer görevlerini ihmâl ederlerse, noksanlıkları yetişemeyen öğrencilerin sırtına sarmaya kalkışmamalıdır. Arkasından da ekliyordu Sayın Akaya, “Öğretmen Evleri, öğretmenlerin sosyal tesisi olarak ihmâl edilmemelidir. Ünye’mize yakışır bir öğretmen evi talebimizi, öğretmenler adına bir defa daha Sayın Belediye Başkanımız başta olmak üzere ilgililere duyuruyorum.”

            Ben de bir emekli öğretmen olarak, Ak Parti iktidarlarının, öğretmen evleriyle ilgili tutumunu ve politikasını beğenmediğimi belirtmek isterim. Ünye dışına çıktığım zaman kendi evim gibi gidiyor, öğretmen evine yerleşiyor ve huzur içinde seyahatimi tamamlıyordum. Öğretmen evlerinin, yüksek öğrenim öğrenci yurtları haline dönüştürülür gibi veya özel misafirlerin konaklama yeri haline getirilme eğilimlerine, hatır-gönül siyasetinin istismar merkezleri haline dönüştürülme vurdum-duymazlıklarına son derece karşı olduğumu da belirtmek isterim. Bu saydığım istismarlar, Ak Parti iktidar dönemlerinin hastalıkları değildir. Daha önceden devam edip-gelen alışkanlıklar haline dönüşmüştü. Ankara Başkent Öğretmen Evinde bir defa olsun konaklayamamanın ukdesi var içimde. Her başvurumda “Yerimiz yok, filanca kurumun toplantısı var, falancaların misafirleri kalıyor…” gibi bahanelerle kapıdan döndüğüm günleri hatırlıyorum. Eğer bir arıza varsa bu durum, siyasilerce düzeltilmelidir. 1980 ihtilalinin Milli Eğitim Bakanı rahmetli Hasan Sağlam paşa Öğretmen Evlerini ilk defa kurduğu zaman öğretmenler bayram etmişti. Daha sonra gelen Anap iktidarları da sahiplenerek bütün yurt sathına yaydılar. Öğrencilerimizden bile para toplayarak bizler ilk Ünye Öğretmen Evini açtığımız günleri unutmadık. Öğretmen evleri, hükümetlerce sahiplenilmeli ve sürdürülmelidir.

            Oratoryo sunumu; öğretmenler sayın Buket Karakaya, Güngör Sevinç ve Nilgün Sencar rehberliğinde, öğrencilerden oluşan seçkin bir grup tarafından icra edildi. Çok hoştu. Sahnenin küçüklüğü ve yetersizliği nedeniyle kendilerini takdim edemeyen sevgili öğrencilerimizin düzeni, disiplini, bir görev icra etme sorumluluğunu omuzlamış olma görüntüleri etkileyici idi. Okul Müdürü Sayın Erdoğan Bölükbaşı’na sordum: “Sizin kocaman spor salonunuz var, bu daracık salona neden sıkıştırdınız bu çocukları?” Sayın Bölükbaşı’nın verdiği cevap, mimarlarımızın ve inşaatla ilgili mühendislerimizin kulağına küpe olacak cinsten; şöyle dedi: “Spor salonumuzda ses dağılıyor, anlaşılmıyormuş. Arkadaşlar bu salonu istediler.”

            Camilerin kubbeleri aklıma geldi. Kocaman kubbeler, ses düzenini sağlamak için yapılmaktadır. Mihrabdaki imamın, minberdeki hatibin, kürsüdeki vaizin sesinin cami içine düzenli dağılımını sağlamak için bir sürü masraflar yapılarak camilere kubbe yapılır. Spor salonlarında da ses dağılımına dikkat edilmesinin gereğini hatırlatmış olduk.

            Mesleğe yeni başlayan öğretmenlerin yemini, ödül dağıtımı ve hoş sürprizlerden sonra Cumhuriyet Başsavcımız Sayın Mehmet Ayaz Beyin “Ben böyle güzel öğretmenler günü kutlaması görmedim.” sözleri, programın son sözleri ve NOTU oldu. Başta Okul Müdürü Sayın Erdoğan Bölükbaşı olmak üzere çok değerli öğretmenlere ve sevgili öğrencilere şükranlarımı sunuyorum.

            Saygı, sevgi ve selamlarımla…



Bu Haber 537 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI