Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
1 Ocak 2016 Pazar
İSMAİL SARI
Yıllık Muhasebe Günü; Otuzbir Aralık

“Hesapsız kasabın, elinde masadı kalır.” demiş atalarımız. Aklıbaşında olan, düşünebilen, hesabını iyi tutan insanlar; iki türlü kazanç için çalışır ve hesaplarını da ona göre yaparlar, hesap defterlerini de ona göre tutarlar. Birincisi dünya geçimi için yapılan çalışmalar ve kazanılan dünyalıklar.  İkincisi ise, ebedi âlem dediğimiz ve öyle inandığımız “ Ahiret Hayatı” için yapılan çalışmalar ve elde edilen ahiret gelirleri.

İkinci kazanç şekli, tamamen inançla ilgili bir konu. Dünyadan sonra bir hayatın varlığını kabullenemeyen bir sürü “Garibanlar” var, bu ihtiyar dünyanın üzerinde. Kâinatın mutlak sahibi olan Allah (c.c.), onlara da rızık veriyor ve hayat hakkı tanıyor. Hatta öyle ki; onların dünyalıklarını, inananlardan daha fazla ve bol verdiği de oluyor. Çünkü şöyle buyuruyor Kur’an’ı Kerim’de: “Dünyalıklara dünyadaki haklarını, hiç eksiltmeden veririz ki, ahirette hak sahibi olmasınlar”

            Ahiret inancı olan insanlar, bazen kendi hataları nedeniyle kazanç noksanlığına uğrarlar. Uyarmak için Allah’ın çeşitli musibetleri olur. Bu musibetler, imanlı insanın aklını başına alarak toparlanmasına ve dünya-ahiret dengesini ortaklaşa götürmesine yardımcı olur. İşte bu arada, dünya kazancında azalma olur ama, ahiret kazancı için uyarıcı olur. Dünyalıklar ise bu uyarıları hiç dikkate almadan hayatlarına devam ederler. Onları temsil edenlerin örneklerinden biri olan Ömer Hayyam şöyle diyor:

            Kim görmüş o cenneti cehennemi?

            Kim gitmiş de getirmiş haberini?

            Kimselerin bilmediği bir dünya

            Özlenmeye, korkulmaya değer mi?

            Böyle inananlara söylenecek çok söz yok. Kâfirun sûresinin sonunda Allah, “Leküm dinûküm veliye dîn, yani sizin dininiz size, benim dinim de bana, ey kâfirle, de ve geç” buyuruyor, Peygamberimize.

            Bizim derdimiz, Müslümanlar için faydalı olabilecek iki-üç kelâm edebiliyor ve nefislerimizin şerrinden uzaklaşarak, otuzbir aralığı bir fırsat bilmek suretiyle yıllık muhasebemizi faydalı şekilde sonuçlandırabilirsek kendimizi bahtiyar sayarız.

            Mü’minûn sûresinde Cenab-ı Hak (c.c), on tane özellik saydıktan sonra “Bunları yapanlar mutlaka kurtuluşa ermiştir” buyuruyor. Ve şöyle sıralıyor:

1-    Namazlarını huşû içinde kılanlar,

2-    Boş ve faydasız şeylerden uzak duranlar,

3-    (Fakirleri gözeterek) zekâtlarını verenler,

4-    Namuslarını, iffetlerini koruyanlar,

5-    Cinsel ihtiyaçlarını kendi helâlleri ile giderenler,

6-    Allah’ın koyduğu sınırları aşmayanlar,

7-    Emanete ihanet etmeyenler,

8-    Verdikleri sözlerine sadık kalanlar,

9-    Namazlarına ara vermeden devam edenler,

10- İmanlı olarak bunlara uyanlar, ebedi olarak kalacakları Firdevs cennetinin mirasçılarıdır.

Değerli Okuyucularım !

            Bir yıl boyunca dünya için kazandıklarımızla ahiret için kazandıklarımızı karşılaştırarak otuzbir Aralık akşamı defteri kazançla kapatmak gerekir. Bir Müslüman, ahiret konusunda Ömer Hayyam gibi düşünenlerin aşırılıklarına  katılmaktan sakınmalıdır. İnandığımız gibi yaşayamazsak bir süre sonra, gidişatına uyduğumuz Hayyam örneklerinin yaşadığı gibi inanmak ve yaşamak zorunda kalırız. Bu da, çok büyük zarar olur.

            Elbetki her insan, doğduğu günü esas alarak kendisi için yılbaşını doğum günü olarak da kabul edebilir. Büyük çoğunluğun kabullendiği yılbaşını, ortak yılbaşı olarak kabul etmek suretiyle inançlarına uygun ölçülerde davranmakta bir sakınca yoktur. Ancak, yabancılara özenerek Noel babalı, içkili, kumarlı yılbaşı kutlamaları, Müslüman için asla tasvip edilmeyecek bir davranış biçimi olur. Dikkatli olunmalı ve hesapları güzel yapmalıdır.

            Sağlık ve mutluluk içinde nice güzel yıllara… dileği ile saygı, sevgi ve selamlarımı sunarım.



Bu Haber 522 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI