Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
22 Ocak 2016 Pazar
İSMAİL SARI
Belediyelerimiz Ve Seyyar Satıcılarımız

Seyyar satıcılık, bu memleketin bir gerçeğidir. Yok saymak veya yok etmeye çalışmak, bugünkü ülke gerçeklerini dikkate aldığımızda pek mümkün görülmemektedir. Dünyanın bir çok ülkesinde de vardır da, bizim ülkemizde seyyar satıcılık, bir meslek dalı haline gelmiş ve küçük esnaf grubunun bir parçası olarak varlığını sürdürmektedir. Bu gidişle biraz daha da sürdürecektir. Çünkü bu meslek ile çoluk-çocuk geçindiren çok sayıda insanımız vardır.

            Meslek deyişime kimse darılmasın, seyyar satıcılık herkesin yapabileceği kolay bir iş değildir. Bu işi yapanlar, “Ekmeğini taştan çıkarır” denilen insanlardır.

            Üniversitede çocuklarını okutan ve kimseye de minnet etmeyen seyyar satıcılarımız var. Geçenlerde, bir dost seyyar satıcı hem ağladı hem anlattı: üniversitede iki çocuğu okuyormuş. Lise ve ortaokulda da çocukları varmış. Zabıtalar arabasını kırmışlar, mallarını dökmüşler. Ve şöyle diyor: “Bizler kime ne yapıyoruz; çoluk-çocuğumuzun rızkı için, gece-gündüz, soğuk sıcak demeden ve kimseye yük olmamak için didinirken bu devlet adamları bizden ne istiyorlar Allah aşkına? Çok zoruma gidiyor. Söylemek istemiyorum ama, artık anlıma ‘tak!’ dedi de söylemek zorundayım; ben seçim zamanlarında, günlerce işimi-arabamı bırakarak Ak Parti ve bu belediye başkanları (Büyükşehir ve ilçe belediyesi) için oy topladım. Beni böyle perişan etsinler diye mi çalıştım?”

            Gelelim İşin Özüne:

            Birkaç haftadan beri ilçemizde zabıtalarla seyyar satıcılar sürtüşmesi devam ediyormuş. Hatta sürtüşmenin mahkemeye intikal ettirildiğini de duydum. Zabıtalık yapan arkadaşlar, “emir erleri” onları suçlamak istemiyorum. Kendilerine ne emredilirse onu yapmak zorundalar. Ancak, “Kaş yaparken, gözü de çıkarmamak” gerekir diye düşünüyorum. Seyyar satıcılar da bizim insanlarımız, bu toplumun insanları. Karşılıklı hoşgörü, idare ve toplumun gerçeklerini dikkate alarak davranılmalıdır. Bazı seyyar satıcılarımızın da, zabıta görevlilerine karşı; hafife alacak, horlayacak ve hakaret sayılan ifadeler kullandıklarını, hatta vahşice saldırdıklarını da duydum. Elbet ki, bunların sayısı çok azdır. Genelleme yapmıyorum. Ama, “Bir kötünün, yedi mahalleyi lekelediği” gerçeğini de gözden uzak tutmuyorum.

            Hem zabıta memurlarımıza hem de seyyar satıcılarımıza bazı hatırlatmalarımdan sonra, işin asıl düğümlendiği noktaya vuruş yapmak istiyorum.

            Emri Verenler:

            Kimseyi suçlamak için yazmıyorum bu satırları. Nerede bir emir makamı varsa, orada bir emir veren de olur. Olmalıdır, olacaktır, zorunluluktur. Emir yetkilisinin emir veremediği, sözünü dinletemediği, emrini uygulayamadığı veya uygulatamadığı, dayanaksız olarak emir verdiği, yanlış emir verdiği yerlerde bozgunculuk olur, anarşi çıkar, kavga olur ve toplum huzuru bozulur. Onun için, emir yetkililerinin “Ben, ne istersem onu yapar ve yaptırırımın” ötesinde; “Yasalar, yönetmelikler ve tüzükler veya uygulama kuralları ne isterse onu yapar ve yaptırırım” ölçülerinde davranmaları gerekir.

            Burada, bir askeri komutanın çok hoşuma giden sözlerini bir defa daha gündeme getirmek istiyorum. Şöyle demişti: “Askerlikte üç ‘T’ çok önemlidir.

a-    Tamim, b- Takip, c- Tekmil.”

Önce kurallarını belirleyip, bir tamimle (genelge, duyuru, bildiri gibi), uygulayıcılarına bildirilmesi gerekir. Sonra, “Ben emri verdim” deyip yatmadan takibinin yapılması lâzımdır. Daha sonra da, doğru olarak yapılıp yapılmadığını ve sonucun isteğe uygun şekilde alınıp-alınmadığını öğrenmek için, uygulayıcıdan tekmil alınmalıdır.

            Uzun Lafın Kısası:

            Belediyelerimiz (Büyükşehir olsun ilçe belediyesi olsun);

1-    Seyyar satıcılığın, bir süre daha bu toplumun bir gerçeği olduğunu kabullenmesi gerekir. Gelişmiş ülkelerde böyle bir dert yok. Çünkü, herkesin karnını doyuracak bir işi var, iş sıkıntısı yoktur.

2-    Seyyar satıcılara birer yer gösterilmelidir.

3-    Seyyar satıcılar numaralı olmalı, sayıları ve yerleri bilinmelidir. Her aklı esen, bir el arabası alıp sokağa çıkmamalıdır.

4-    Yeni talepler olursa, işin çeşidine göre yeni yer ve numara verilmelidir.

Biz zamanlar üniversite kapılarında, bizim çocuklarımız olan polislerimizle gene bizim çocuklarımız olan baş örtülü kız çocuklarımızın dövüştürüldüğü gibi; bizim çocuklarımız olan zabıta görevlileri ile gene bizim insanımız olan seyyar satıcıların sürtüşmesine bir an önce çözüm üretilerek son verilmelidir, diye düşünüyorum. Ve bizim değerli yöneticilerimizin bu işi kısa zamanda çözeceğine inanıyorum.

            Saygı, sevgi ve selamlarımla…



Bu Haber 504 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Başlık : Seyyar saticilar Tarih : 23 Ocak 2016 / Pazar Üye Adı :
Ağzına sağlık hocam
Başlık : Seyyar saticilar Tarih : 23 Ocak 2016 / Pazar Üye Adı :
Ağzına sağlık hocam
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI