Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
29 Ocak 2016 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Mustafa Beyi Kefeli Han'a davet edeceğim

Safranbolu'ya ilk 1996'da gitmiş... Orada koruma altına alınan, sapasağlam geleceğe taşınan tarihi eser ve değerleri gördüğümde hayretler içinde kalmıştım.

Tarihi sokaklar, evler, dükkanlar arasında dolaşırken restorasyon çalışması yapılan tarihi bir evin önünde Mustafa Sarı ile tanıştım.

 Mustafa Bey, benim Ünyeli olduğumu öğrendiğinde yakın ilgi ve yakınlık gösterdi. Az ileride yine kendisinin restore edip butik otel ve kafe olarak işlettiği Hatice Hanım Konağı adındaki tarihi konağa davet etti.

 Gittik oturduk, sohbete koyulduk.

 Anlattığına göre Ünye'yi bayağı biliyordu.

 1978'de sendika temsilcisi olarak bir toplantı için gelmiş Ünye'ye.

 Bana, daha sohbet'in başında sordu; "Kefeli Han ne oldu? Restorasyonu yapılmıştır umarım."dedi.

 Soru karşısında durdum, bir iki yutkundum yanıt veremedim.

 Anlattı; tarihi eser ve mekanlara ilgili biri olduğunu... Ünye'ye geldiğinde Kefeli Han'ı ve tarihi Ünye evlerinden bir kaçını gezdiğini söyledi.

 Dahası var...

 Mustafa Bey, Ünye'nin tarihi değer, eser ve mekanlarıyla zengin bir şehir olduğunu görünce Ünye'de kalmak... Eğer sahipleriyle anlaşabilirse Kefeli Hanı 25 yıllığına kiralamak... Restorasyonunu yaptırıp burayı Kafe ve Butik otel olarak işletmek istediğini söylemiş.

 Ayrıca buradan hareketle tarihi Ünye evlerinin restorasyonuna da önderlik edebileceğini belirtmiş.

 Mustafa Bey'e şüpheyle bakmışlar

 Mustafa Bey böyle konuşmuş.

 Peki dinleyen Ünyeliler ne yapmış?

 Şüphe duymuşlar... "Bu adam defineci. Buralarda hazine peşinde." gözüyle bakmışlar. Aldırış etmemişler.

 İçlerinden biri daha sonra Mustafa Bey'i tek yakaladığı bir sırada, buldukları definenin yarısını kendisine verirse yardımcı olabileceğini söylemiş.

 Mustafa Bey dedi ki; "Baktım yerin üstündeki zenginlik Ünyelilerin umurunda değil. Akılları yerin altında... Bıraktım, bir daha da gitmedim. Ama aklım hala Kefeli Han'da."

 Safranbolu'ya yerleşmiş...  

 Mustafa Bey emekliliği gelir gelmez bir gün beklememiş, hemen olmuş. Safranbolu'ya yerleşmiş.

 Orada anlaştığı ya da satın aldığı tarihi evleri restore ediyor. Eşinin adı Hatice, bu evleri Hatice Hanım Konağı adıyla işletmeye açıyor.

 1999'da gittiğimde Mustafa Bey Safranbolu'da değildi. Telefonla aradım, yeni bir restorasyon işi için Ankara'daymış. Yanında da bir Ünyeli varmış, ünlü belgeselci ve Safranbolu'da Zaman Belgeseli'nin Yapımcısı Süha Arın...

 Bu iş Ünye'ye ne kadar yaklaşmış...

 Ünye'ye yerleşmek, tarihi mekanların restorasyonu ile ilgilenmek isteyen Mustafa Sarı...

 Aslen Ünyeli olan ama Safranbolu'yu belgeselleştiren, Safranbolu'daki tarihin canlandırılmasında katkısı büyük olan Süha Arın...

 Ünye'deki tarihi varlığı, eski şehir dokusunu korumak ve yaşatmak için bu iki büyük avantaj Ünye'ye ne kadar yaklaşmış değil mi?

 Düşünebiliyor  musunuz,  bu iki insan daha sonra Safranbolu'ya emek veriyor. Ve bu emekler sonucunda Safranbolu bugün Dünya Tarih Mirası şehirleri arasında.

 Beypazarı'nda TRT kamerasına ne dedim?

 2002 yılında Ankara Beypazarı'nı ziyaret ettim. Orası da tarihi evlerini ve mekanlarını koruma altına almasıyla ünlenmişti.

 Safranbolu'da yaşadığım hayreti burada da yaşadım.

 Tarihi mekanda açılmış, yöresel yemek servisi yapan bir lokantaya girdim.

 O ara masama TRT kameramanları yaklaştı, Beypazarı ile ilgili düşüncelerimi öğrenmek istediklerini söylediler.

 Ben de sordukları soruları yanıtladım. Son cümlem ise aynen şöyle oldu; "Safranbolu'yu iki kez gördüm, şu anda da Beypazarı'ndayım. Bu iki şehri çok kıskanıyorum. Çünkü ben Ünyeliyim. Benim şehrim de böylesine tarihi değer ve zenginliklere sahip. Ama koruma altına alamadık. Oraların restorasyonlarını yapıp turizme açamadık ne yazık ki..."

 Gözlerim açık gitmeyecek...

 Ünye'de de son yıllarda tarihe, tarihi değerlere... Geçmişten gelen mirasa sahip çıkma, koruma bilinci hızla gelişti.

 Buna bağlı olarak üç beş restorasyon yapıldı. Müze Ev açıldı.

 Az da olsa bu gelişme bende nasıl heyecan yaratıyordu, anlatamam.

 Hele Kültür Yolu Projesi...

 Ünye'de başlayan tarihe sahip çıkma, koruma altına alma çalışmaları Ünye Belediyesi tarafından başlatılan Kültür Yolu Projesi ile bugün doruk noktasına doğru tırmanıyor.

 Belediye Başkanımız Ahmet Çamyar'ın, tarihi değerlerini geleceğe taşıma noktasında boynu bükük Ünye'de başlattığı Kültür Yolu çalışması bütün hızıyla sürüyor.

 Yalı'da restorasyonu yapılan tarihi Kilise'den başlayan Kültür Yolu İnönü İlkokulunun karşısındaki Hüsrev Yürür Konağı, hemen ilerisinde Sebile Hanım Konağı, Saray Caddesi'nde restorasyon süreci devam eden Saray Hamamı, hemen karşısındaki Paşabahçe Konağı, Cumhuriyet Meydanı'ndaki Saray Cami, Tarihi Paşabahçe Surları, tarihi Eski Hamam...

 Ardından Hacı Emin Caddesi'ndeki Müze Ev, buradan devamla belediye tarafından kamulaştırılan ve geçtiğimiz hafta açılan yolla tarihi Ünye evlerinin yoğunlaştığı bölgeye geçiş... Kadılar Yokuşu konakları... Bakırcılar Arastası, Çifte Hamam, Orta Cami, restorasyon çalışması süren Kefeli Han ve Atatürk Parkı'nda denizle buluşma.

 Bu çalışmalar Ünye'yi gerçek kimliği ile buluşturacak

 Ünye Tarihi Kentler Birliği üyesi bir şehir.

 Peki niye böyle bir birlik üyesi?

 Geçmişinde ta MÖ'sine uzanan derin tarihi olan... Geçmişten günümüze çok sayıda tarihi eser, değer taşıyan bir şehir olduğu için.

 Böyle bir şehir; bu tarihi derinliğini ve zenginliğini ne kadar korur, ileriye taşır...

 Bugünkü yapılanmasını da kısa dönem yapılanması olarak değil tarihe mal edecek yatırımlar olarak gerçekleştirebilirse önem kazanır... Ulusal ve uluslararası tanınma fırsatı yakalar.

 Ve gerçek kimliği ile buluşur.

 Mustafa Beyi Ünye'ye getireceğim

 Safranbolu'da tanıştığım Mustafa Bey'le ilişkim sürmedi, koptu.

 Neden derseniz?

 Ünyeli biri olarak Mustafa Bey karşısında derin bir mahcubiyet duygusuna kapıldım.

 Bu yüzden ilişkiyi sürdürmeye pek yüzüm tutmadı.

 Ama Kültür Yolu Projesi bitsin, hizmete girsin. Gideceğim Safranbolu'ya Mustafa Beyi bulacağım. Ona geçmişte söylediklerini hatırlatacak...

 Şöyle başım dik; "Mustafa Bey sizi Ünye'de Kefeli Han'ı ziyarete, Kültür Yolu'nda yürümeye davet ediyorum." diyeceğim.

 İşte bu günü iple çekiyorum.

 CÜGD ve Ünye Çimento'ya alkış...

 Geçtiğimiz yıl açılan Canik Ünye Gazeteciler Cemiyeti Ünye Çimento sponsorluğunda müthiş bir etkinliğe imza attı.

 Dernek Başkanı Ali Öztürk ve yönetimini... Ünye Çimento Genel Müdürü Yıldıray Yıldız'ı bütün içtenliğimle alkışlıyorum.

 Bu nezih sergi 1944' den bu yana Ünye basınından oluşan bir sergi...

 Yetmiş yıldan bu yana Ünye'de yayınlanan 100 civarındaki gazetenin 1. sahifelerinden...

 Ayrıca basın çalışanlarının ilginç resimleri ve aramızdan ayrılan gazeteci dostlarımızın resimlerinden oluşan sergi güzide bir katılımla açıldı.

 Ünye Müze Ev'de iki ay açık kalacak sergiyi görmenizi... Geçmişten günümüze Ünye basınını tanımanızı özellikle tavsiye ederim. 



Bu Haber 1970 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI