Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
12 Şubat 2016 Pazar
İSMAİL SARI
Bir Başka Cepheden Suriye Olayına Bakış

Türkiye’de ne zaman tarihi geçmişi ile ilgili bir kıpırdanış olsa, Hıristiyan aleminde bir panik başlar; tarihi dertleri depreşir, Haçlı zihniyeti hortlamaya başlar, hepsi birleşerek Türkiye’deki kıpırdanışı bastırmak için oyun içinde oyun çevirirler.

 

            Kuzey Afrika ülkelerinde başlayan ARAP BAHARI, Suriye’ye (yani Türkiye hududuna) gelince KARA KIŞA dönüştü. Çünkü, Arap Baharının başlamasına neden olan sinyaller; Türkiye’den, İslam Aleminin gözü-kulağı olan merkezden, tarihe Hilâfet bağı ile bağlı bulundukları ODAK’tan yayılmıştı.

 

            Hıristiyan Aleminin, birleşerek tarihe gömdükleri (!) Osmanlı İmparatorluğu’nun küllerinden derlenerek Mustafa Kemal’in önderliğinde yeşertilmeye konulmuş Anadolu Medeniyetinin tekrar sivriliyor olması onları, “Kırmızı görmüş boğaya” döndürüyor.

 

            Hıristiyanlığın en yaygın mezheplerinin bağlılarının ağırlıklı olarak bulunduğu Ortadoks Rusya, Protestan Avrupa (Almanlar’ın başını çektiği Avrupa ağırlıklı Efangeleş) ve Katoliklerin ağırlıklı olduğu ABD’nin Suriye konusundaki Haçlı zihniyetinin sözcülüğünü, Marksist-ataist zannettiğimiz sayın Putin şu sözü ile yaptı: “Recep Tayyip Erdoğan, islamı yaymaya çalışıyor.” Bu sözünün arkasından çok geçmeden Suriye semalarından Müslümanların üzerine bomba yağdırmaya koştu. Zihniyet müttefikleri olan Avrupalı ve ABD’li dostlarından ÇIT yok. Herhalde, “ne güzel yapıyorsun Rusya!” diyorlardır. Türkiye’yi Suriye bataklığına çekerek boğmak için hepsi birden entrikalar çeviriyorlar. Ruslar, sınır ihlali ve Türkmenleri bombalayarak; ABD, Türkiye düşmanı olan terör örgütlerini desteklemek suretiyle, Avrupa ülkeleri de zihniyet dostlarının bombalayarak vatanlarından kovaladıkları göçmenleri, “Bize göndermeyin, siz Türkiye’de tutun, sınır bekçiliği yapın” diyerek bizimle alay ediyorlar. Birleşmiş Milletler sözcüsü de “Sınırlarınızı açın” diyerek, aynı zihniyetin yansımasını tekrarlıyor.

 

            Kendisini tasvip etmesem ve sevmesem de fikirlerinden faydalandığım Nazım Hikmet’in şu dizelerini severim ve işaret ettiği gerçeği de çok önemserim:

                        “Ne ah edin dostlar

                         Ne ağlayın

                         Dünü bugüne

                         Bugünü yarına bağlayın”

 

            Geçmişimizi, tarihimizi, kültürümüzü ve en önemlisi de KİMLİĞİMİZİ bilmek zorundayız. Düşmanlarımız bizlere zoraki kendimizi tanıtmak için, parmağını gözümüzün içine sokuyor da göremiyoruz.   

 

            Kendi ülkemizde kimlik orunu yaşıyoruz. Kendi ülkesini başkalarına şikayet eden mi dersin, kendi bildiğinden başka doğru tanımayan mı dersin, ülkesinin sır’larını yabancılara – kendi çıkarları uğruna – satanlar mı dersin, daha neler neler. Bütün bunlar, kimlik sorununun sonuçlarıdır. Onun için Nazım’ın dizelerini önemsiyorum. Geçmişten güç almak, geleceğe ümitle bakmak çok çok önemlidir.

 

            Saygı, sevgi selamlarımla…



Bu Haber 460 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI