Bugün köşemizde bir misafirimiz var.
Ankara’dan değerli büyüğüm Sayın Apdullah Us
Aşağıdaki yazıyı göndermiş.
İlgileri için teşekkür ediyor ve aynen yayınlıyorum.
Sayın Karaduman,
Yazılarını sürekli okuyorum. Zaman zaman çok beğeniyorum. Zaman zaman da yorum yapıyorum. Az da olsa beğenmediğim taraflarınız yok değil. Ancak gördüğüm kadarıyla akıllı, çalışkan, kendini Ünye'ye adamış bir insan olduğunuz kesin anlaşılıyor. Bu yazıyı Ünye Kent gazetesinde çıkan "Neden Boğuluyorlar" başlıklı yazınızda geçen bir cümle üzerine yazıyorum.
Sayın Karaduman;
Yazınızda Ünye'nin Tokat'a bağlanması düşüncenizi bir arayışın sonucu olarak değerlendiriyorum. Bu hususta ben de öteden beri şu hususları düşünürüm. Bana göre Karadeniz'in en talihsiz yerleşim yerleri Ordu iline bağlanmış Ünye, Fatsa ve bu ilçelerin eskiden nahiyeleri olan Akkuş (Karakuş),Kumru, Korgan vs. gibi geriye doğru yükselen yöreleridir.
Valilikte zorunlu olarak işleri olan bu yerleşim yerlerindeki insanlar geçmişten iki yıl öncesine kadar büyük sıkıntılara katlanmak zorunda bırakılmışlardır. Bazen yaya, genellikle kamyonların üzerinde Ünye ve Fatsa'ya gelebilen insanlar, buralardan önceleri Koç Boynuzu’ndan, daha sonraları Bolaman'dan ileri sahil yolundan Perşembe'ye kadar binbir müşkülatla yol alarak Ordu'ya ulaşmaya çalışmışlardır.
1952 yılında ortaokul 2nci sınıftayken okulun tertiplediği bir gezi ile Koç Boynuzunu geçerek Ordu'ya gittim. Giderken Koç Boynuzu sisler içindeydi. Rahmetli İsmail amca AGA otobüsünün on metre önünde muavinini yürüterek büyük sıkıntılarla yol aldı. Dönüşte sis yoktu. Manzaranın korkunçluğu asıl o zaman görünür oldu. Yanlış hatırlamıyorsam Yahudi Virajlarını geçerken hepimiz dehşete düşmüştük. Bunları insanların çekmiş olduğu sıkıntıları vurgulamak için yazdım.
Ordu'da o seneler her halde en az iki belki de daha fazla lise vardı. Fatsalılar ortaokulu okumaya Ünye'ye gelirlerdi. Ben sizlerden önce liseyi okumak için gurbetle tanıştım. Dönüş olmadı, ancak özlem hiç bitmedi. Ordu Valileri Ünye, Fatsa taraflarına ulaşamadılar. Ben ilkokul ve ortaokul yıllarımda bayramlarda veya başka sebeplerle Ünye'ye gelen halkın dertlerini dinleyen bir vali görmedim. Belki görenler olmuştur.O zaman en şanssız benim..
Sayın Karaduman,
Ünye'den Rize'ye kadar Karadeniz haritasını bir inceleyin yüksek yerlerdeki yerleşim alanlarına yakın yerlerde Artvin, Gümüşhane, Bayburt gibi iller mevcuttur. Ünye ve Fatsa'nın yüksek alanlarındaki yerleşim yerlerine en yakın il Tokat'tır. Daha sonra Sivas'tır. Mevcut yol ve buralardaki kış şartları bu illere ulaşımı gerçekten zorlaştırmaktadır.
O halde yapılacak şey şudur; Ünye ve Fatsa gerilerindeki yerleşim alanları ile esasen; ulaşım, ekonomik ve sosyal olarak bütünleşmiştir. Bunları idari olarak da bütünleştirmek halkın yararına yapılacak en doğru iştir. Ünye ve Fatsa birleştirerek il yapılmalıdır. Valiliğin idari binaları Ünye ve Fatsa arasında orta bir yerde tesis edilmelidir. Buralarda sanırım hazine arazileri de vardır. İl merkezi burası olmalıdır. Dolayısiyle Ünye ve Fatsa politikacıların elinde oyuncak olmaktan da kurtarılacak, her iki ilçenin il olma çekişmeleri son bulacaktır. Devletimizin her şeye gücü yeter. Halkının refahı için her şey yapar.
Kars ilini bölerek; Kars, Ardahan, Iğdır gibi üç il yapmıştır. Bölgenin milletvekili sayısı 5 den 7 ye çıkmıştır. Devletinin her zaman yanında olmuş, gerektiğinde seve seve canını vermiş ve vermeye devam eden insanlarımız Devletimizden çok şey mi istemiş olacaklar?
Politikacılarımızın durumuna çok üzülüyorum. Ünye'yi ve Fatsa'yı hatta Karadeniz'i geri kalmış yöreler arasına sokarak sevinç çığlıkları atmışlardır. 86 yıllık Türkiye Cumhuriyetinin suçu mudur bu durum? Yoksa başkalarının mı?
Selam ve sevgilerimi sunar başarılar dilerim.
Abdullah US