Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
11 Mart 2016 Pazar
İSMAİL SARI
Mehmet Âkif’i Anarken; Anlamak

12 Mart Cumartesi günü, İstiklâl Marşımızın Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabulünün yıldönümü anması yapılırken, Mehmet Akif Ersoy da anılacaktır.

Âkif, anlatılmaktan ziyade, anlaşılması gereken bir şahsiyettir. Anlaşılması için elbet ki anlatılması gerekir. Ancak o’nu, resmi törenlerle formalite gereği üç-beş şiirini okuyarak anlatmak ve anlamak mümkün değildir.

Mehmet Akif’i anlamak için, kendi ifadeleri ile şu mısralarında tanıttığı kıymetli kitabı SAFAHÂTİ iyice tanıyıp anlamak gerekir.:

“Arkamda kalırsın, beni rahmetle anarsın.”

Der’dim sana baktıkça, a biçare kitabım !

 

Kim derdi ki: Sen çök de senin arkana kalsın,

Uğrunda harabeylediğim ömr-ü harabım?

 

Ben, bu yazımda SAFAHAT’ı özet olarak tanıtmak istiyorum.

 

Bir çok Türk şâirinin, kullanmakta güçlük çektiği ARUZ veznini, Türk şiirinin nazım ölçüsü gibi rahat kullanan Akif, Türk Milletinin ve İslam âleminin umûmi görünüşünü dile getiren ESERİ’ni yedi bölümde veya yedi küçük kitapçık halinde toplamıştır.

Eserinin umûmi adı SAFAHAT olduğu gibi birinci bölümün adı da SAFAHAT’tır. 43 parça şiiri içeren birinci kitapta genel olarak olaylardan, bazı sanat eserlerinden, bazı insan ve hayvanlardan faydalanarak çeşitli duygularını aksettirmiştir.

 

Mukaddime (yani ön söz) olarak yazdığı parçada:

Ağlarım, ağlatamam; hissederim, söyleyemem;

Dili yok kalbimin, ondan ne kadar bîzârım !

 

Oku, şâyet sana bir hisli yürek lâzımsa;

Oku, zira onu yazdım, iki söz yazdımsa.

 

Birinci kitap “Tevhid Yahut Feryâd” isimli parçadan:

İmandır o cevher ki, ilâhi ne büyüktür…

İmansız olan paslı yürek sinede yüktür!

 

İSTİBDAT isimli parçadan:

Ağlasın inlesin de mazlum,

Olayım seyre sade ben mahkûm!

 

Akif’in ikinci kitabının adı: “Süleymaniye Kürsüsünde”dir. Bin mısradan ibaret olan bu bölümde Akif, kürsüden halka şiirle vaaz (öğüt) vermektedir. Şöyle başlar konuşmasına:

Beni kûrside görüp, va’zedecek sanmayınız;

Ulemâdan değilim, şeklime aldanmayınız!

 

Üçüncü Kitabın adı: “Hakkın Sesleri”dir. Bu kitapta, 500 mısradan ibaret olan, on parça şiir vardır. Balkan Harbinin verdiği üzüntü ile çoşarak acıklı harp manzarasını gözler önüne seren Akif, Batıya karşı lânetler yağdırmıştır:

Tükürün milleti alçakça vuran darbelere!

Tükürün onlara alkış dağıtan kahpelere!

 

Medeniyet denilen maskara mahlûku görün:

Tükürün maskeli vicdanına asrın, tükürün!

 

 

 

 

 

 

Safahat’ın dördüncü kitabının adı: “Fatih Kürsüsünde”dir. Bu bölümde 1800 mısra vardır. Ana konusu çalışmak olan bu bölümdeki mısralardan sizler için seçtiğim örnek mısralar:

Bekayı hak tanıyan, sa’yı bir vazife bilir;

Çalış, çalış ki beka sa’y olursa hak edilir.

 

Beşinci kitabın adı “Hatıralar”dır. Bu bölümde on parça şiir vardır. Çeşitli konularda yazılmış şiirlerden, sizler için şunları seçtim:

Irzımızdır çiğnenen, evlâdımızdır doğranan…

Hey sıkılmaz! Ağlamazsan, bari gülmekten utan!

- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -

Cehennem olsa gelen göksümüzde söndürürüz;

Bu yol ki Hak yoludur, dönme bilmeyiz yürürüz.

 

Safahat’ın altıncı bölümünün adı: “ASIM”dır. 2500 mısradan oluşan bu bölümden seçtiğim örnek mısralar:

Gamsız insanlara eğlence gelirmiş yaşamak;

Yüreğin hisli mi; işkencedesin, talihe bak!

- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -

Oturup dil dökecek yerde, gidip döksene ter!

Bin çalış gayen için, bir kazan ömründe, yeter.

- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -

Doğrudan doğruya Kur’an’dan alıp ilhamı,

Asrın idrâkına söyletmeliyiz İslâmı.

 

Son bölüm olan Yedinci Kitabın (veya bölümün) adı ise “GÖLGELER”dir. 41 parça şiirden oluşan bu bölümde, Birinci Cihan Harbinin acıklı manzarasını yansıtan ve İstiklâl harbine zemin hazırlayan mısralardan şunları sizler için seçtim:

Sen! Ben, desin efrât, aradan vahdeti kaldır;

Milletler için işte kıyamet o zamandır.

- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -

Dünya koşuyorken, yolun üstünde yatılmaz;

Davranmayacak kimse bu meydana atılmaz.

 

                           NİHAYET AKİF:

Karanlıklar, ışıklar, gölgeler sussun ki, Allah’ım!

Bütün dünyayı inletsin benim secdem, benim âhım’

 

Diyerek bütün derdini döküyor.

 

Son olarak;

Rahmetle anılmak, ebediyet budur ammâ;

Sessiz yaşadım; kim beni, nerden bilecektir?

 

Rahmetle anıyor, anlamaya çalışıyoruz.

 

Saygı, sevgi ve selamlarımla…



Bu Haber 480 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI