Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
18 Mart 2016 Pazar
CİHAN ODABAŞI
“Çanakkale Şehitlerine Mektup”

Aziz Çanakkale Şehitleri!

Çanakkale Savaşının yapıldığı dönemde, memleketimizin iktisadi durumu ve güvenliği fevkalade vahimdi. Devlet-i Aliyeyi Osmaniye parçalanma ve yıkılma sürecinin sonlarına gelmişti. Altı asırdan fazla yaşayan ve dünyada önemli bir denge unsuru olan bu muazzam devlet, sınırlarını koruyabilmek için cepheye gönderecek yeterli asker bulamayacak bir haldeydi.

Sizler böyle zor ve sıkıntılı bir dönemde vazife üstlenerek Din-i Mübin-i İslam’ı ve İslam topraklarını muhafaza için cepheye koştunuz. Bu yüksek gaye için tereddüt etmeden cihanın büyük bir kısmıyla savaştınız. Birçoğunuz yirmi yaşın da altındaydınız; Üniversite ve lise öğrencisiydiniz. Bir kısmınız evliydiniz. Cepheye koşarken annenizi, babanızı, eşinizi, çocuğunuzu ve sevdiklerinizi geride bıraktınız. Ancak bunlar; sizin ALLAH yolunda savaşmanıza zerre miktarınca mani olmadı.

Maddi cihette sizden çok üstün; silah, cephane, askeri teçhizat, ikmal araçları ve teknoloji konusunda da sizden çok ileri konumda olan düşman birlikleriyle savaştınız. Birçok zaman aç kaldınız, yiyecek bir şey bulamadınız. Bazen bir avuç arpa veya bir avuç buğday ile yetindiniz. İçecek su bulamadınız, çukurlara birikmiş yağmursuyu bulabilmişseniz onu içmekle iktifa ettiniz. Sırtınızda sizi ısıtacak, soğuğa karşı donanımlı yeterli kıyafetiniz yoktu. Ne bulmuşsanız onu giymek zorunda kaldınız. Düşman birliklerine karşı kullanabileceğiniz yeterli mühimmatınız yoktu. Bulabildiğiniz mühimmatla idare ettiniz; bulamadığınız yerde iman dolu göğsünüzü düşmana siper ederek, tüfeklerinizin ucuna takmış olduğunuz süngülerle taarruza geçtiniz. İstirahat edebileceğiniz, rahat uyuyabileceğiniz mekânlardan yoksundunuz; yeri döşek, göğü yorgan yaptınız.

Düşman birliklerinin şiddetli taarruzu neticesi zaman oldu ki, savunduğunuz vatan toprağının bir metrekaresine beş yüz merminin düştüğü oldu. Düşman bombalarının, toplarının, şarapnellerinin ve mermilerinin yağmur gibi yağdığı dehşetli hücum ve şiddetli bombardıman zamanlarını yaşadınız. Gökten ateş yağıyor, yerden ateş kaynıyordu. Adeta cehennemi hallerin yaşandığı dayanılması ve mukavemet edilmesi imkânsız durumlarla karşılaştınız. Bütün bunlara rağmen asla yılmadınız, bezginlik göstermediniz, korkmadınız. Kalbinizde ve dimağınızda taşıdığınız yüksek ideal uğruna birer birer ALLAH yolunda canlarınızı verdiniz. Şehit oldunuz.

Şimdi Yüce Rabbimizin sizlere ihsan etmiş olduğu tarifi imkânsız nimetler içinde, mutlu bir biçimde sonsuz saadetlere nail olarak yaşamaktasınız. Sizler ölmediniz dirisiniz. Çünkü Yüce Rabbimiz Kitabı Kuran’da; “ Allah yolunda ölenlere ölüler demeyiniz, onlar diridirler, fakat siz onu bilemezsiniz” buyurmaktadır. Resulü Ekrem Sallallahü Aleyhi Vesellem Efendimiz ise şehitler için, “ kanınızın toprağa düşen ilk damlası ile Rabbimizin sizleri bağışlayacağını” müjdelemektedir. Yine Peygamber Efendimiz sizin içinde bulunduğunuz cennet saadeti için “Ne göz görmüş, ne kulak işitmiş, ne de bir insanın hatırından geçmiş” ifadesini kullanmaktadır.

 

Bütün bu tarifi imkânsız yüksek ve nezih cennet saadetlerine rağmen sizler defalarca dirilerek canlarınızı pek çok kez Allah yolunda feda etmek istemektesiniz. Ancak Allah-u Teâlâ’nın kanunu gereği bu mümkün olmamaktadır. Bizlerde sizlere imrenerek sizin gibi yüksek bir gaye uğruna can vermek istemekteyiz. Bu arzu ve niyetle size kavuşacağımız zamanı gözlemekteyiz. Sizlere sonsuz minnet ve şükran borçluyuz; sizleri dualarımızla yâd ediyoruz. Okuduğumuz Kuranı Kerimin sevaplarını sizlerin yüce ve aziz ruhlarına hediye ediyoruz.

Satırlarıma;

Şair Cemil Cüneyd’in “Kime Emanet” isimli şiirinde bahsettiği, bundan 96 yıl evvel Bilecik Tren İstasyonunda yaşanan destansı hadisenin dizeleriyle devam etmek istiyorum.

“Bilecik istasyonunda yaşlı ana 

 Oğlunu cepheye uğurlarken ona

 Oğlum! Babanı Dimetoka’da, dayını Şipka’da 

 Ağabeyini Çanakkale’de kaybettim 

 Sen benim son yongamsın 

 Sen de dönmezsen ben Allah’a emanet-im diyordu.

 Ve Ekliyordu. 

 Git… Sen de git… 

 Minareler ezansız 

 Camiler Kur’an sız kalacaksa Sen de git 

 Ezan, vatan, Kuran kime emanet .”  Diyordu.

 

Biz bugün sizin emanet ettiğiniz, şehit kanlarıyla yoğrulmuş bu vatan topraklarında, sizin göstermiş olduğunuz yüksek feragat ve fedakârlık sayesinde yaşamaktayız. Bu vesileyle de Çanakkale Zaferinin 101. Yıldönümünü idrak ettiğimiz bu günlerde, sizleri bir kez daha minnet, şükran ve muhabbetle anıyor, dualar ediyoruz.

 

Bizler de En Yüksek Gaye olan, İlâyı Kelimetullah uğruna, sizin şehit olarak bizlere emanet ettiğiniz bu topraklarda veya dünyanın herhangi bir yerinde sizler gibi şehit olarak, insanlığın var olduğu günden bu yana canını Allah-u Teâlâ için vermiş olan tüm şehitlerle ve sizlerle beraber olmak istiyoruz.

 

Merhametliler merhametlisi yüce Rabbimiz sizlerden ve tüm şehitlerden ebediyen razı olsun, sizleri sürekli bir biçimde tarifi imkânsız ve yüce cennet nimetleriyle şereflendirsin, Peygamber efendimizle, diğer peygamberlere ve tüm şehitlerle beraber yapsın.



Bu Haber 1188 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.