23 Eylül 2009 Pazar
YAŞAR KARADUMAN
Solak askerler
yasar.karaduman@gmail.com

Tarih, sevmeyenler için sıkıcı bir hikaye gibidir..

Bugün sizlere Osmanlı tarihinden benim de yeni öğrendiğim bir konuyu yazmak istiyorum. Konu Ünye ile ilgili değildir. Tarih sevmeyenler biraz sıkılabilirler, onlar için gelecek hafta sevecekleri bir konu var.

 

 

Solak Askerler Bölüğü

Solak askerler Bölüğü Yeniçeri ocağı içinde Yıldırım Bayezid döneminde kurulmuş, bir anlamda hükümdarın muhafız bölüğü idi. Bunlar cesur, kuvvetli, boylu-boslu, tecrübeli, düzgün yeniçeriler arasından seçilirdi.

Sağ yerine sol ellerini kullandıkları için “solak askerler” denirdi. Solaklar, Padişahın bindiği atın sağında giderler, ok ve yayı kullanırken solak gibi sol elleri ile hareket ederlerdi. Padişahın gezilerinde, ellerinde yay ve okları çekilmiş halde padişahın önünde ve yanında yürürlerdi. Savaşta ise, solakların en yüksek rütbeli olanlarından 12 tanesi padişahın atının yularından tutar ve geri kalan 400 solak da bir çember oluştururdu.

Hükümdarın sefere gidişinde köprü, su geçidi, ormanlık gibi tehlikeli ve hayvanı ürkütecek yerler geçilirken, “solakbaşılar” pâdişâhın atının yularından tutarlardı. Su geçilirken, solaklar hünkârın yanına yaklaşarak iki tarafında yer alıp, suyu yürüyerek veya yüzerek geçerlerdi.

Solaklar, başlarına yaldızlı yeşil sorguçlu bir taş, sırtlarına saçaklı entari, kaftan, kırmızı çakşır,  sarı mest,  üzerine de sarı çizme giyer, bellerine yaldızlı kemer bağlarlar, bu kemere de gümüş kabzalı uzun bir kama sokar, ellerinde baltaya benzer bir silâh taşırlardı. Solaklar, silahlarını saraydan dışarı çıktıklarında taşırlardı. Ancak 1492 yılında II. Bayezid’e  suikast girişiminden sonra sarayda da silah taşımaya başladılar. Solak sınıfı 1829da kaldırıldı..

 

 Zimem Defteri.

 “Gölgenin bulunmadığı kıyamet gününde, Allah yedi insanı kendi gölgesinde barındıracaktır. Bunlardan biri de sadakayı gizli veren kimsedir,” der peygamberimiz bir hadisinde.

Osmanlı’nın yardımın gizliliğini anlatan ve bize adeta ders veren bir sistem bir yardım şeklidir. Zimem defteri veresiye defteri demektir.

Siz hiç Zimem defterinden sayfa sildirdiniz mi? Nasıl mı? Ramazan ayında, Osmanlı’da yakın zamana kadar uygulanan bir gelenek vardı. Hâli vakti yerinde olan kişiler, yardım yapmak, sadaka vermek için hiç tanımadıkları il ve ilçelerdeki fakir mahallelere gidip, bakkala, “Zimem defteriniz, yani veresiye defteriniz var mı? Diye sorarlarmış. Esnaf bu defteri çıkarınca, gelen hayırsever kişi: “Lütfen baştan, ortadan ve sondan şu kadar sayfanın yekûnunu yapınız” Esnaf, bu hayırsever kişinin söylediği sayfalardaki borç miktarını veya  ödemekte zorlananlar  varsa onların borçlarını toplar ona söylermiş. Kim olduğu belli olmayan bu iyiliksever kişi de söylenen miktarı öder: “Silin borçlarını. Allah kabul etsin.” der, gidermiş. Borcu ödenen, ödeyenin kim olduğunu; borcu sildiren, kimin borcunu ödediğini bilmezmiş. İşte, hiçbir maddi çıkar gözetmeksizin en asil yardım şekli..

 

Gözlerim Açık Gitmeyecek..

Bu şehrin kırk yıllık yazarıyım, gazetecisiyim,  hiç bilinmemiş anılarını, tarihi hikayelerini, efsanelerini gün ışığına çıkarıp, bu güne kadar kimsenin yazmadığı kadar yerel anı hikaye, yapmadığı kadar araştırma yaptım.  Ünye hiç el atılmamış bir hazineydi, her sokağında her konağında bir tarih ve anılar- hikayeler definesi gizliydi. Bana bazı arkadaşlarım da katıldılar, kimseden para pul, şan şöhret, mevki ikbal, aferin ve teşekkür beklemedik. Bu benim şehrime borcumdu..

Bize destek olmaları gereken resmi ve sivil kuruluş, sivil toplum örgütü, cemiyet ve dernekler ve odalardan ve başkaca yerlerden ne  bu güne kadar hiç kimse ne sen yapıyorsun diye soran oldu ne de hatırlayan..

Taki geçen gün postacı elime  beyaz bir zarf uzatana kadar.. Zarf Ünye Belediyesinden geliyordu, beni at yarışlarına ve bayramlaşmaya davet ediyorlardı. Her kim akıl ettiyse, onu kucaklar öperim nihayet benim farkıma varan biri çıktı.. Gözlerim açık gitmeyecek.

Ne kadar komik ve acı değimli?



Bu Haber 446 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI