Bakın, şu 28 Eylül tarihli köşe yazımın fındıkla ilgili bölümünü tekrar yayınlıyorum. Niye yayınladığımı da bu yazının sonunda anlatacağım.
“Fındık kurtları şimdi de TMO'yu kullanma yolunda...
Fındıkta, bilindiği gibi iç kurdu vardır, öylesine bir kurttur ki bu hınzırlar, eğer gerekli tedbir alınmazsa girdikleri bahçeyi emer, yer, bitirirler.
Bu yüzden ilaçlaması yapılır, mücadele edilir, zehirlenir, öldürülür. Bunların fındığa verdiği zarar en aza indirilir.
Hadi fındık iç kurdunun çaresi var, önüne geçilebiliyor. Ya fındığın dışındaki kurtlara, gözü doymaz açgözlülere ne yapmalı…
Manavından, tüccarına… Kırıcısından, imalatçısına… Alivrecisinden, ihracatçısına… Birliğinden, ofisine… İçleri kurt kaynayan, fındık üzerinden oynayıp, vurgunlar vuran kurtlar lobisi için ‘hangi ilacı, ya da zehri kullanmalı!?’
Bakın çok ilginçtir, bu sene rekolte düşük, fındık yok ya… Fındık kurdu lobileri durmadan strateji üstüne strateji geliştiriyorlar.
Bütün hesapları, “Hazır taban fiyatı kalkmışken, fındığı nasıl ucuza kapatmalı, rekolte eksikliğini nasıl yenmeliyiz?” üzerine kurulu olan bu kurtlar tayfasının bir söylediği diğer söylediğinin o kadar zıddı ki… İnsanın beyni karışıyor.
Daha bir ay önce üreticiye “Fındığınızı pazara azar, azar indirin ki fiyatlar düşmesin, hatta yükselsin” diye propaganda yapan bu kurtlar lobisi birden çark etti.
Şimdi de tutmuş diyorlar ki, “Fındığınızı pazara indirin, yoksa TMO’yu devreye sokar, oradan fındık alırız.”
Bakın görüyor musunuz? Fındık kurtları bu ara TMO üzerinden oynuyor. TMO’nun elindeki fındıkla üreticiyi tehdit ediyor, teslim almaya çalışıyor.
Üretici ise, sus pus öylece bekliyor, gelişmeleri izliyor.
Bakalım TMO’nun bağlı olduğu hükümet, hatta bizzat Başbakan Tayyip Erdoğan’ın kendisi sözünde duracak, söylediği gibi TMO’ya katiyetle fındık sattırmayacak mı?
Üretici pür dikkat bu konudaki haberleri izliyor.
Eğer var ya, gerçekten de hükümet TMO’nun fındık satışına izin vermesin bu fındık kurtları, aynen fındık içi kurtlarının ilaçla zehirlenip ölmesi gibi, çatır çatır iflas eder, yok olurlar.
İnşallah da öyle olur. Bu kurtlar sürüsü aradan çekilir, geriye gerçek tüccar, gerçek ihracatçı fındık kurum ve kuruluşları kalır.
Çünkü her şey asıl sahibi kimse ona yakışır, onun hakkıdır.”
Evet, yazım aynen böyle yukarıdaki gibi. Meramımı çok açık ve net bir biçimde anlatmışım. Fındık iç kurdunun fındığı içten içe yediği gibi, fındık üzerinden oynayan, yıllardır üreticiyi yiyip, sömüren “fındık dış kurdu” dediğim bazı güçlerin ve lobilerin bu aradaki oyunlarına dikkat çekmişim.
Eğer hükümet, söz verdiği gibi TMO’ya fındık sattırmazsa, bunların zor durumda kalacağını, iflas edip, yok olacağını belirtmişim. “İnşallah da öyle olur” diyerek, temennimi dile getirmişim.
Her işin asıl sahibine yakıştığını, onların hakkı olduğunu söylemiş, gerçek fındık tüccarlarımızı ve gerçek ihracatçılarımızı bu söylediklerimden özellikle ayrı tutmuşum.
Bu sözlerime hiç alınmaması gereken, hatta bana göre de alkışlaması gerekenlerin başında Fındık Tüccarı ve İhracatçısı Sayın Osman Atik gelir. Osman Beylerin fındık firması, ihracatta her yıl ilk sıralarda yer alan, ilçemiz adına gurur duyduğumuz güzide bir firmadır. Yazımda belirttiğim gibi, fındık dış kurdu olarak nitelendirdiğim kişilerle uzaktan, yakından hiçbir alakası yoktur.
Yazımda sözünü ettiğim bu kişiler, yaptıkları hata ve yanlışlarla kaldı ki, sadece fındık üreticilerine değil, Atikler gibi böyle başarılı, güçlü, büyük firmalar için de sıkıntıya yol açmaktadırlar.
Sayın Osman Atik’i, yazımla ilgili yaptığı basın açıklamasından dolayı, Ünye Ticaret Borsası Başkanı olması hasebiyle anlayabilirim. Kendisi, bu makamdaki görevi sırasında fındık ticareti yapan herkesin başkanıdır. Dolayısıyla her ne olursa olsun üyeleri ile ilgili yazılan olumsuz kanaatlere ve yorumlara cevap vermekle mükelleftir. Bütün üyeleri adına da gerekli cevabı vermiş, görevini de yerine getirmiştir. Bu yönüyle Sayın Atik’in yaptığı açıklamaya diyecek sözüm yoktur.