1988 yılından bu yana Ünye’de gazeteciliğin ve haberciliğin içinde sayılırım. Ayrıca yaklaşık 15 sene aktif siyasetin içinde yer aldım. Dolayısıyla Ünye’nin nerden baksak 20-25 yıl geçmişini derinden olmasa bile yakınından takip etmişimdir.
Bu 20 -25 yılın ne zaman, hangi döneminde Ünye’de ekonomi nasıldı? Sosyal hayat içinde canlı olan neydi, cansız kalan neydi? Asayiş olaylarında hangi dönemde, ne, ya da neler öne çıktı?
Bütün bunları ve benzerlerini şöyle ya da böyle kabataslakta olsa bir sıraya sokar, bilgi verebilir, istatistik yapar, günümüzle kıyaslayabilirim.
Ayrıca bunların yanında,1985 yılından bu yana bu şehirin içindeyim, uzun yıllar esnaflık yaptım. Ünye Sanayici ve İşadamları Derneği’nin Kurucu Başkanlığı’nı yaptım. Bu nedenle şehrimizin ekonomik alt yapısını ve temel dayanaklarını çok iyi bilirim.
Şu anda gerek ülkemizde, gerekse şehrimizde derin bir ekonomik kriz yaşanıyor. Bunun yanında bir de üstüne üstlük bu sene fındık olmadı. Bunun sonucunda herkesin dayanma gücü, tahammül sınırları bir, bir yıkılmaya başladı.
Bu şehirde 1980’li yıllarda olsun, 1990’lı yıllarda olsun Hanboğazı ile Cumhuriyet Meydanı arasında Hükümet Caddesi üzerinde kiralık dükkân arasan, ne mümkün… Bulamazdın, belki bir kaç yıl bekleyecektin ki şansına bir dükkân boşalsın ve kiralayabilesin.
Peki ya şimdi… Şu anda bu cadde üzerinde istemediğin kadar dükkân kiralık… Enteresandır, bugün bakıyorsun dükkânın biri kiralık, yarın kiralanmış, iş yeri açılmış… Çok değil, bir ay sonra ise aynı dükkân boşalmış, açılan işyeri kapanmış, aynı dükkân tekrar kiralık.
Bunlar Hükümet Caddesi’nde, yani Ünye’nin en ticari caddesinde yaşanıyor. Ya diğer caddeleri, sokakları… Buradaki iş yerleri… Soruyorum, görüşüyorum, kimi son günlerinde; kimi ev, yer satarak zevahiri kurtarma peşinde.
Ekonomik kriz parasızlığa yol açar, parasızlık ise olmadık çareler aramaya düşürür insanı. Ama meşru, ama gayrimeşru yeni yollar, yeni arayışlara sürükler…
Bakın hemen her gün esrar, eroin, hintkeneviri için yapılan baskın haberlerini yapıyoruz. Gerek jandarma, gerekse polis ekiplerinin duyarlılığı ile çok miktarlarda uyuşturucu ele geçiriliyor.
İşin ilginci yakalanan şahısların birçoğuna bu işi hiç, ama hiç yakıştırmak mümkün değil. Olmadık insanların evinde esrar, bahçesinde hintkenevirlerine suçüstü baskınlar düzenleniyor.
Bunu bir dönem daha yaşamıştık Ünye’de. 1994 yılında yaşanan don afeti ile yanıp kavrulan fındık bahçelerinin birçoğuna fındık toplamak için sepet sokulmamıştı. Vatandaş bir anda parasız kalmış, yıl boyu biriken borçlarının altında ezilmiş, yıkılmıştı. İşte o yıl da böyle gayrimeşru esrar, eroin, hintkeneviri ticareti hortlamıştı.
Ancak bu dönemdeki uyuşturucu ticareti haberleri ile karşılaştırıldığında, 1994’deki uyuşturucu ticareti haberleri ile arasında dağlar kadar fark var. Bu dönemde uyuşturucu ticareti yapan sayısı da, uyuşturucu miktarı da, bunlara yapılan baskın sayısı da hiçbir dönemde bu kadar çok olmamıştı.
Kriz dağları eritiyor, koca koca esnafları iflasa sürüklüyor, yok ediyor. Bir de fındık olmayınca Ünye’de nefes almak, ayakta durmak, bugünden yarına çıkmak zor babam, çok zor…
Sonuç… Sonuç ne olacak, gün gibi ortada… Bakın işte görüyorsunuz, parasızlık ve çaresizlik olmadık işlerin yapılmasına, uyuşturucu ticaretinin patlamasına yol açtı Ünye’de.
Velhasıl ekonomik kriz ile fındığın olmayışı şehrimizde esrar ile eroin ticaretini zıplattı. Allah sonumuzu hayırlı eylesin…